BAŞLADIKLARI GİBİ BİTİREMEDİLER

BAŞLADIKLARI GİBİ BİTİREMEDİLER

İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu “Herkes bayrak için ölmekten bahseder Ülkücüler bayrak için ölmüştür. Herkes vatan için ölmekten bahseder Milliyetçiler vatan için ölmüştür. Dolayısıyla ölmek, vatan için bedel ödemek gibi cümleler kurulunca biz emsallerimizden bir adım öndeyiz. Silahının kabzasına Hilal kazıyanlar ölürler”

09 Mart 2020 - 12:34 - Güncelleme: 10 Mart 2020 - 12:45


İYİ Parti Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Tokat İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Türkiye'nin dünü, bugünü ve yarını” konulu konferans vermek üzere hafta sonu Tokat'taydı. 6 Mart Cuma günü akşamı 26 Haziran Kültür Sarayı'nda düzenlenen program İYİ Parti Tokat İl Başkanı Ömer Sağol, Merkez İlçe Başkan ve parti üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleşirken Kurucular Kurulu Üyesi Fatih Demirkol, Milletvekili adayı Erkan İkikat, Afşin Ünverdi, CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, CHP İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz, Merkez İlçe Başkanı Ender Ergün, partililer katıldı. Program saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. İlk olarak İYİ Parti Tokat İl Başkanı Ömer Sağol açılış konuşmasını yaptı. Ardından Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, kürsüye geldi. Ağıralioğlu yaklaşık 2 saat süren konuşmasında, AK Parti'nin iktidara geldiği günden bugüne gelişen süreci ve iktidarı değerlendirdi. AK Parti'nin siyasette  iyi bir başlangıç yaptığını ancak 18 yıllık süreçte kirlendiğine işaret etti.  TBMM'de yaşanan yumruklu kavgayı da eleştirdi. 

İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu'nun konuşmasından önemli satır başları şöyle oldu: 

“AK PARTİ'YE DÜŞMAN DEĞİL RAKİBİZ”
“Dava dediğiniz içinde açın olmadığı, adaletten herkesin emin olduğu, hak edenin hak ettiğini bulduğu, liyakatin istihdam edildiği, hak etmeyenden hesap sorulduğu, zekat verilemez insanların yaşadığı bir ülke olduğu,alın terinin aziz olduğu, üretenin hakkını alabildiği satanın  sattığında helal hassasiyetinin olduğu, okuyanın daha fazla okuyarak milletine daha faydalı olabildiği,  ve devlet idarecilerinin bunu yapabilmeyi şerefli bildiği bir şeydir. Siyasete bir nezaket, zarafet katmaya çalışıyoruz. Siyasette varlığımızı tahkim ettiğimiz mevzilerde tahammül eşiklerini çok yüksek tutmaya gayret ediyoruz. Avantajımız var. Eskiden rakibimiz olarak gördüğümüz Tayip Bey bizim zafiyetlerimizden kuvvetlenirdi. 18 yıllık iktidar sadece bir partinin iktidarı değildir. Aslında 18 yıl içerisinde bütün siyasi şubeleriyle memleketin  her siyasal eğilimini toplayabilmiş, milletine verdiği sözleri bu topladığı siyasal eğilimlerle memleket hizmetine dönüştürebilme kararlılığı gösterebilmektir. Yani biz aslında AK Parti'yi konuşurken sadece AK Parti'yi konuşmuyoruz memleketin dününü, bugününü, yarınını da konuşuyoruz. AK Parti aslında sadece bir parti değil. Biz AK Parti'yi muhasebe ederken muhalefette olmanın hevesiyle iktidarı utandırmak gibi bir hafifliğe meyletmiş insanlar da değiliz. İktidar utansın diye siyaset edenlerden de değiliz. İktidar düzgün iş yapsın, memleketinin karnını tok, başını dik etsin, gençlerinin yarın umutlarını inşa etsin, memlekette adaleti hakim etsin imar dolayısıyla edilmiş zenginlik fakirin fukaranın da istifadesine açılabilsin rant dediğimiz şey siyasetin yakınında durmuş bir kadronun istifade ettiği bir nimet alanı olmaktan çıksın milletin hizmetine sunulabilsin iktidar 100 sene iktidarda kalsın. Biz de yaptıkları her hayırlı işe Allah sizden razı olsun diyelim. Bizim bu topraklarda bugün en büyük derdimiz devletin adaletli olmasıdır. Yeniyken yolun başındayken idealizm kolaydır. Eskiyken eskimeye yüz tutmuşken idealizmini muhafaza etmek zor. Yolun başında tevazu kolaydır, yolu tevazu ile bitirmek  zor. Yolun başında ihlas , idealizm, fakirlik, paylaşmak, hoşgörü, tahammül, nezaket kolaydır. Yolun sonunda böyle kalabilmek zordur. Herkes iyi başlar başladıkları gibi bitiremedikleri için 'biz daha iyi yaparız' kadrosu gelir. AK Parti nasıl ki kendisinden önceki dönemden daha iyisini yaparım kadrosudur biz de onlardan daha iyisini yaparız kadrosu olarak memleketin hizmetine talibiz. Düşman değiliz, hasım değiliz,  AK Parti'nin ve sayın Cumhurbaşkanının düşmanı değiliz. Biz onların rakipleriyiz. Yarında gördüğümüz endişelerimiz, dünde gördüğümüz eksiklerimiz bugün fark ettiğimiz zafiyetlerimiz üzerinden bir gelecek kurgusuna döndük. Ne yapmaya çalışıyoruz; çocuklarımıza içinde insanca yaşanabilir bir vatan bırakmaya çalışıyoruz. Hiç kimse kötü başlamıyor. Sayın Cumhurbaşkanı da kötü başlamadı. Adalet ve Kalkınma Partisini kurduğunda kötü başlamadı. Başladığı gibi bitirenlere saygımız var. Kurtuluş Savaşının Kurmay kadrosuna şehide şuhedaya niçin saygıyla ayağa kalkıyoruz niçin? Başladıkları gibi bitirdiler. Bu yüzden 100 yıl sonra ayağa kalkıyoruz onlara. Bir imparatorluktu elimizde kalan Bir tarihi medcezirin büyük çekilmesine denk geldi 100 yılın başı. 3 kıta 7 iklime hükmetmiş bir milletin tarihi büyük kabarması  artık çekilmeye dönmüş Anadolu'ya sıkışmak bir kader haline gelmiştir. 8-9  milyonluk bir fakirlikten, savaştan çıkmış, eli olanın gözü yok, gözü olanın kulağı yok. Böyle bir milletten 83 milyonluk dev bir ülke çıktı. Bu ülkeyi sevk ve idare ederken ne yapılırın değil de ne yapılmazın kadrosunun elinden memleketi almaya çalışıyoruz. “

SİZ YÜZDE 51'E RAZI OLABİLİRSİNİZ BİZ TAMAMINA TALİBİZ
Yavuz Ağıralioğlu  konuşmasının devamında şunları söyledi. “Bu yüzde 50 artı 1 tuzağı kendilerinin aslında kendi kendilerine kurmuş oldukları tuzak siyaseti hem bloklaştırarak hem de hakaret  eşiklerine getirerek yapmak mecburiyeti oluşturmuştur. İktidara gelene kadar tamamını kucaklamak zorunda olduklarını söylediğiniz milletinizin iktidarda kalmak için 51'ine razı olmak mecburiyetidir sizi bu kadar  kabalaştıran.  Siz 51'ine razı olabilirsiniz biz tamamına razıyız. Siz 51'ini kendinize yeterli görebilirsiniz biz tamamına cümle kurmak için siyasetteyiz. Siz 51'i yanınızda tutmak için 49'a hasım cümleler kurabilirsiniz biz buna rağmen sizdeki 51'e de kardeşiz. Tayyip Bey kendisine oy vermeyenlerin de Cumhurbaşkanı. İktidara partili Cumhurbaşkanı hürriyetiyle gelmiş olabilir ama kendisine oy vermeyenlerin de hakkını hukukunu gözetmek zorunda.”

GECEKONDULARDA BAŞLAYAN MİLLET SEVDASI SARAYLARDA FİNALE GİDİYOR
“Biz niçin yeniden bir memleket davası derdine yollara düştük. Yolun başında herkes adaletten, merhametten bahseder. Siyasi tavassuf ihtiyacı duymadan bir partiden torpil yapmadan, her işinizi  yapabileceğiniz bir ülke vaad ediyoruz. Öyle der siyaset, öyle dedi. Ben size şatafatın, lüksün olmadığı bir ülke vaad ediyorum. Ona alamet bir idealizm cümlesi neydi? Parmaktaki yüzük. Sayın Cumhurbaşkanını hatırlayın lütfen! 'Parmağımdaki yüzükten başka malım yok' derken kastettiği idealizm siyasetçinin fakirliğine hamdedilebilir bir idealizmdi. Demek ki bir milletin abad olması siyasetçinin fakiri milletin zengini ile mümkün. Bizde ney durum siyasetçisi zengin, milleti fakir. Yolun başında parmağındaki yüzük hatırlatmasını o yüzden yapmıştır. beyefendi. Siyasi pratikleri çok iyidir. Ben lojmanları satacağım cümlelerini o yüzden kurmuş, makam arabalarını elden çıkaracağım hassasiyetini o yüzden milletin teveccühüne takdim etmiştir. Makam arabalarını satmış lojmanları özelleştirmiş, 4 katlı bir evin dubleksinde yaşamaya karar vermiştir. O zaman aldığı oydan çok daha fazla teveccüh de görmüştür. Şimdi? Gecekondularda başlamış bir memleket, millet sevdası saraylarda finale gidiyor. Başladığı gibi bitiremedi.”

2020/03/2020-03-10-12-37-37.jpg
0

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İş garantili Tarım Lisesi açıldı
İş garantili Tarım Lisesi açıldı
TOKAT'I DOLU VURDU
TOKAT'I DOLU VURDU