Cemil Meriç anıldı

Cemil Meriç anıldı

Tokat Valiliğince başlatılan ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yürüttüğü “Medeniyetimizin Mimarlarına Vefa Projesi” kapsamında başlatılan anma programları “Cemil Meriç’i Anlamak” konferansı ile başladı

25 Aralık 2019 - 11:00

Kültür Tarihçisi Dursun Gürlek tarafından verilen  “Cemil Meriç’i Anlamak” başlıklı konferans, 15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleşti. Program başlamadan Medeniyetimizin Mimarlarına Vefa Projesi hakkında bilgi veren Proje Koordinatörü Ali Bal, Milli Eğitim Müdürlüğü olarak, yıl boyunca medeniyetimizin kurucu isimlerini anarak onlara vefa borcumuzu ödemek istiyoruz, dedi. Daha sonra da kürsüye yazar Dursun Gürlek’i davet etti.

İstanbul’a gittiği yıllardan bahseden, öğrencilik yıllarında tanıştığı devrin meşhur hocalarını takip ettiğini, onların sohbet meclislerinde bulunduğunu anlatan Dursun Gürlek,

Cemil Meriç ile tanışma hikayesini şöyle anlattı: “Kubbealtı Akademi dergisinde yayınlanan bir yazısını ezberlemişim, onun tamamını “Tanzimat uçuruma açılan dehliz” diye başlayan 4 sayfaya yakın makaleyi ezberledim. Cemil Meriç’e okudum ezberden. O günden itibaren Cemil Meriç’in sekreteri oldum. Bize, gazete ve dergileri okuttururdu. Sabah 08.00’de başlardık çalışmaya. Yazılar yazardık daktiloda; o söyler, ben yazardım. Sonra oku, derdi. Beğenmediği yerler olduğunda yeniden yazdırırdı. Titizdi, her kesimden insan ziyarete gelirdi. Fransızcayı çok iyi biliyordu. Çeviri yapardı, birçok kitabını birlikte daktilo ettik. Ona kitap okurken ağzım köpüklenirdi, çok yorulurduk. Bizi güldürürdü ama kendisi çok ciddi idi. Bizde şifahi kültür vardır. Süheyl Ünver, toplumumuz şifahi kültürü çok sever ama yazı yazmaz, derdi. Meşale dergisi için 1979 yılında Cemil Meriç ile yaptığım röportajı yayınladım. Birkaç üniversite bitirseydim Cemil Meriç’ten öğrendiğimi öğrenemezdim.

“MEDENİYETİMİZ KİTAP MEDENİYETİ”

Dursun Gürlek öğrencilere, başarılı olmak için planlı olmak gerektiğini ve zamanı iyi kullanmak gerektiğini belirterek  “Sabah erken kalkarım öğleye kadar okurum. Plan yapmak gerekir.” dedi. Kültür ortamlarına gitmek gerekir. İstanbul’da “Küllük” diye bir kahvehane vardı. Sezai Karakoç da oraya gelirdi. Merak vardı, iyi bir dinleyiciyimdir. Ailemden beni teşvik eden olmadı ama ilkokul öğretmenim İsmet Bey ve Rana Hanım bana okumayı sevdirdiler. Medeniyetimiz kitap medeniyetidir” dedi.

Program sonunda hatıra fotoğrafı çekildi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Kaldırım işgaline çözüm ortak adım
Kaldırım işgaline çözüm ortak adım
GOP Lisesi için ekip geliyor
GOP Lisesi için ekip geliyor