>
Eğitim Bir Sen’den Öğretmenlik Meslek Kanunu eleştirisi!

Eğitim Bir Sen'den Öğretmenlik Meslek Kanunu eleştirisi!

Eğitim Bir Sen Tokat 1 Nolu Şube Başkanı Şaban Ceylan, “Öğretmenlik meslek kanunu diye bir kanun var. Fi tarihinden beri konuşuyoruz. Hiçbir kıymeti harbiyesi olmadığını bugün meclise sevk edilen kanun taslağından görüyoruz. Hiç kimse kimseyi dinlememiş, anlamamış, yorumlamamış. Siz oraya yıllardır eğitimcilerin beklediği yasayı son derece hafif temaslarla koyuyorsunuz. Bunu eleştirecek olan yetkili sendika olarak bizleriz”

09 Ocak 2022 - 20:19 - Güncelleme: 11 Ocak 2022 - 14:31

Eğitim Bir Sen Tokat 1 Nolu Şube Yönetimi tarafından 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle basın çalışanlarına sendika binasında Pazar günü kahvaltı düzenlendi. Kahvaltının ardından ilk konuşmayı Eğitim Bir Sen Tokat Basından Sorumlu Şube Başkanı Ayşe Köprülü yaptı. Ardından, hayatını kaybeden basın mensupları ile yakınlarını kaybeden basın mensupları için Kur’an-ı kerim okundu. Sonrasında ise Eğitim Bir Sen Tokat 1 Nolu Şube Başkanı Şaban Ceylan, gündeme dair bazı açıklamalar yaptı.

 

BASINDAN SORUMLU ŞUBE BAŞKANINDAN KUTLAMA KONUŞMASI

Eğitim Bir Sen Tokat Basından Sorumlu Şube Başkanı Ayşe Köprülü, “Eğitim Bir Sen olarak sizleri ağırlamaktan büyük onur duyduk. İnsanları doğru bilgi, güvenilir haberle buluşturmak için muhabirinden fotoğrafçısına, editöründen kameramanına verdikleri çabayla demokratik hak ve özgürlüklerin genişlemesine, güçlenmesine emek veren gazetecilerimiz her türlü takdir ve teşekkürü hak etmektedir. Yorucu bir tempoyla toplumsal olaylardan afetlere, terörden savaşa, yangının, acının içinde zamanla yarışarak gelişmeleri haberleştirerek bizlere servis eden gazeteciler kamuoyu açısından çok önemli bir görev ifa etmektedir. Birçok basın emekçisi yaralanmakta hatta canından olmaktadır. Dünyanın birçok yerinde basın emekçileri başta sosyal güvence imkanları olmak üzere güvenli, sağlıklı çalışma imkanından yoksundur. Aldıkları ücret insanca yaşamlarını sağlama konusunda yetersizdir. Basın çalışanları için 10 Ocak’ta yapılan çalışma şartlarının düzeltilmesi temennilerde kalmasın. Hak ve özgürlüklerinizi, çalışma ortamlarınızın iyileştirilmesini diliyoruz. Mesai kavramı olmaksızın gece gündüz çalışan basın emekçilerinin gününü kutluyoruz” diyerek basın çalışanlarının günün kutladı.

 

Eğitim Bir Sen Tokat 1 Nolu Şube Başkanı Şaban Ceylan, kahvaltılı toplantı sonrası dikkat çeken açıklamalar yaptı. Şaban Ceylan’ın konuşmasında satır başları şöyle:

“Ülkemizin ve şehrimizin en önemli alanında eğitim hizmet alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum yapısı olarak basının varlık sebebine uygun, insanların gelişimine uygun çalışmalarını ciddi manada takdirle karşılıyoruz, ciddi manada katkılarınızı görmekteyiz. Bundan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum. Çünkü eğitim hizmet kolunda yetkili sendika başkanı olarak, yönetimimle beraber yapmış olduğum tüm çalışmalarda sizleri hep yanımızda görüyoruz.  Biz buralarda sesimizi duyurabilen bu kabiliyetli insanlarla daha başarılı hizmetler yapabilmenin muradındayız.

 

“UYUMLU ÇALIŞMAK ZORUNDAYIZ KİMSE BİRBİRİNE GOL ATMAYA ÇALIŞMASIN”

Bugün bizim için son derece özel bir gün  ayrıca  Mehmet Akif İnan rahmetlinin  tam 22 yıl önce 5 Ocak’ta vefatının yıl dönümü.  Ayrıca kurucumuz  olduğu için kendisini hayırla yad ediyoruz. Medeniyetimizin geçmişten beri oluşturduğu bakiyeleri gelecek dönem inşasında bir  şuur olarak görme azmindeyiz. Kuruluş felsefemizin temelinde bu vardır. Bunu, bugün becerebildiğimiz oranda biz gerçekleştirmeye çalışıyoruz.  Ayaklarımıza takılanlar oluyor, akıllarımızı karıştıranlar oluyor, şeytani bir takım  çalışmalar içerisinde olanlar oluyor. Bu, dünyanın bir gerçeği olarak biz bunla hep mücadele ediyoruz. Bu devletin  şuan ki adını siyasi koyalım, bürokrasi koyalım  sivil toplum yapısı olarak koyalım, hepsinin birbiriyle uyumlu  çalışmak mecburiyeti vardır. Bu konuda hiç kimse birbirine gol atmaya çalışmasın diye düşünüyoruz. Bütün siyasetçileri, bürokratik yapılanmalara, görevlerine son derece ciddiyetle yapmaya davet ediyoruz. Bu konuda bütün sivil toplum yapılanmalarını ciddi bir hizmet üretme  felsefesiyle çalışmaya davet ediyoruz.   Dün ki olumsuzlukların  bugünlere taşınması yarınlara dair olumsuzluk planları  yapılması oyunlarının tamamını çözme irademizi ortaya koyma ve mücadele etme irademizi  hem siyasi, hem bürokratik  hem de sivil tüm insiyatiflere bugüne  has değil  her güne has ifade etme iradesindeyiz.  Genel Başkanımız Ali Yalçın Türkiye genelinde bunu ifade ederken bu ülkede kaybedeceğimiz hiçbir emek yoktur, bütün bunların biz mücadelesini verirken şehrimizde de bunun mücadelesini vermeye çalışıyoruz. Günler değişir, tarihler değişir, krizler gelir, gider, insanların geriye dönüp baktıkları zaman 3 ay önceki gündeme dair buradaki kimsenin söyleyebileceği hiçbirşey yok. Geçen haftaki gündemi de unuttuk, yarın ne gündemle karşılaşacağımızı bilmiyoruz.  Ama ben 10 yıl önce de, 20 yıl önce de temel değerler üzerine, kardeşlik hukuku üzerine, merhamet, adalet duygum üzerine  kurguladığım her şeyin mükafatını ben bu toplumdan alacağımı düşünüyorum. Bunu öğreten öğretmenlerimizin, Milli Eğitimdeki çabalarının asla boşa gitmediğini düşünüyorum. Bu alanlara ne kadar hizmet edilirse o kadar iyi olacağını düşünüyorum.  Bu doğrultuda şehrimizde de ülkemizde de önemli çalışmalar var.  Niye daha iyisini yapmıyoruz diye eleştiri mantığındayız. Bunun için de sivil toplumlarla işbirliğine , paydaşlık sıfatının cumhurbaşkanlığı sisteminin de bir gereği olduğunu, bunu her platformda ifade eden bir kişi olarak bugüne has  bir kez daha ifade ediyorum ki Lütfen sağlarına sollarına baksınlar, memleketin tek sahibi olarak kendilerini  görmesinler, Ki benden başka bu ülkeyi yönetecek , en doğruları söyleyecek adam yoktur diye bu mantıkta bir büyüklük ortaya konulmasın. Bu, insanları birbirinden ayrıştırıcı bir kimlik oluyor ve bunun sonuçları daha  toparlanamıyor. Çünkü bizim birbirimize güvenmekten,  en önemli sermayemiz olan insanları yüceltmekten, onların çalışmalarına saygı duyum onları sisteme dahil etmekten başka alternatifimiz yok. O nedenle  biz bu birlikteliğe ciddi manada ihtiyacımız olduğu günlerde ama ekonomik krizlerin, ama siyasi buhranların ama sağlık üzerinden yürütülen o olumsuz gündemli her gün ekranlarda gözüken veya reel manada hastanelerde görebildiğimiz kişilerin ortaya koyduğu olumsuzluklardan kurtulmak için gerekmektedir.

 

“EĞİTİMDE CİDDİYETSİZLİK OLUŞUYOR”

Okulları o kadar süre kapalı tuttuk ki  çocuklarımızda  artık eğitime dönük büyük isteksizlik oluştu. Bu olumsuzluğu her aile ferdi kendilerinde hissediyor. Bir barışık toplum oluşturma sevdasındaysak eğer öncelikle bu hastalıklarımızı ailelerden başlayarak bu sorunu çözmek zorundayız.  Okullarda arkadaşlarımızın en çok zorlandığı alan olarak ben bunu ifade etmek istiyorum.  Yani eğitimde ciddiyetsizlik oluşuyor. Eğitimdeki bu ciddiyetsizliği çocuklarımız başından savmamız gerekiyor.  Önceden bir toplumun, bir kültürün onun ürettiği güzelliklerin içerisinde yaşardık. Şimdi daha çok ekonomik olumsuzlukların, paylaşamamazlıkların, dedikodu toplumu haline dönüşen bir yapının içerisinde yaşıyoruz.  Bu konu bizi asla mutlu etmiyor.  Onun için sevgiyi, merhameti içimizde geliştiren politikalara ihtiyacımız var.  

 

“ÜST RÜTBEDEKİNİ TANRI, ALTAKİNİ KÖLE GÖREN ANLAYIŞIN YAŞAMA HAKKI YOKTUR”

Bir ülkede  kendilerinden üst rütbedeki insanları bir tanrı mesafesinde görüp, bir alt rütbedekilere de köle olarak bakıp hiçbir değer vermeyen anlayışın bu dünyada yaşama hakkı olmaması gerektiğini düşünüyoruz.  Bunu sosyolojik bir eleştiri olarak kabul edelim.  Bulunduğumuz ortamda en iyisini başımızdakiler bilir diye bir mantığı kabul etmiyorum. Hepimizin dinlenmesi gerektiğini o şekilde sisteme bir katkı sağlayacağını düşünüyorum. Yoksa  bastırılmış kimlikler, görüşler, felsefelerle yarınlara gidemeyeceğiz. Kavgayı körükleyen yaklaşımları hastalıklı bir ruh olarak görmekte bu manada davranışlara da son derece dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum.  

 

ÖĞRETMENLİK MESLEK KANUNU ELEŞTİRİSİ

Eğitim iş hizmet kolunda biz yetkili sendikayız. Şehrimizde 5 bin tane üyemiz var. Tüm ilçelerde yetkili sendikayız. Bulunduğumuz her alanda eğitimle ilgili yapılan tüm faaliyetler denetlemeye, gözlemlemeye bunun peşinden de yanlışları ifade etmeye çalışıyoruz. O kadar dallı budaklı işlerimiz var ki son 6 ayda önümüzden geçirdiğimiz çalışmaların tamamını masaya koymaya çalıştım. Bunların hepsi  eğitimde ülkemizin önünü açacak önemli görüşleri barındıran akademik araştırmalar, arazi araştırmalı ve bunlara yok gözüyle bakıp bir yarın inşa etmeye çalışan arkadaşların başarılı olacağını düşünmüyorum. Bir şey gündeme alındığı zaman o çözülmeli. Öğretmenlik meslek kanunu diye bir kanun var. Fi tarihinden beri konuşuyoruz. Hiçbir kıymeti harbiyesi olmadığını bugün meclise sevk edilen kanun taslağından görüyoruz. Hiç kimse kimseyi dinlememiş, anlamamış, yorumlamamış. Siz oraya yıllardır eğitimcilerin beklediği yasayı son derece hafif temaslarla koyuyorsunuz. Bunu eleştirecek olan yetkili sendika olarak bizleriz. Bu kanunun eğitimciye de çocuğumuza da siyasi iradeye de faydası olsun istiyoruz. Dönemsel olarak ekonomik krizleri, toplu sözleşme süreçlerini, vergi indirimlerini konuşabiliriz. Fakat iktidarın mutfağında yer alan kişilerin bu konular üzerinde kapalı kalmaları maalesef yapmaya çalıştıkları iyi şeylerin bile doğru yorumlanmaması sonucunu doğuruyor. Biz her şeyi açık açık ifade ediyoruz. Yapılacak bütün hizmetlerinde açık seçik ifade edilmesi gerektiğini, algı oyunlarına gerek olmadığını düşünüyoruz.”

 

41 mısra 41 çizgi resim sergisinin sergilenmeye devam edeceğini söyleyen Başkan Ceylan, Bir Bilenle Bilge Nesil projesine de devam edeceklerini kaydederek, il genelinde tüm liselerde öğretmenlerin gözetiminde özel olarak seçilen 3 kitabı okutma sürecine başladıklarını söyledi.

HABER: Mihriban KOÇAKER

2022/01/2022-01-09-20-21-00.jpg
2022/01/2022-01-09-20-21-04.jpg
2022/01/2022-01-09-20-21-06.jpg
2022/01/2022-01-09-20-21-09.jpg
2022/01/2022-01-09-20-21-11.jpg

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x