GÜLE GÜLE RAMAZAN

GÜLE GÜLE RAMAZAN

Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan mübarek Ramazan ayını, 23 Mayıs akşamı yapacağımız son iftarla yolcu edeceğiz ve yarınında da (24 Mayıs) sevinç ve huzur içinde Ramazan Bayramını idrak edeceğiz inşallah. Bereket olan Ramazan Ayını uğurlayacağız. İçinde bulunduğumuz pandemi sürecinde  “sabreden zafere erer” düsturuyla, sabrederek ve evde kalarak Coronavirüs belasını devletimizin koyduğu kurallara uyarak hep beraber virüssüz günlere doğru yelken açıp buruk bir şekilde yaşayacağız. 

23 Mayıs 2020 - 15:19


Bir ay boyunca yoğun ve coşkun bir ibadet mevsimini camilerde olmasa da, evlerimizde yaşamış olmanın vermiş olduğu mutluluğu yaşamaktayız. Yüce Allah: “Nefsini arındıran ve Rabbinin adını anıp namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.”( Â'lâ . 14-15) buyurmaktadır.

İbadetlerin, duaların ve hayırların, Allah katında en çok kabule şayan olduğu Ramazanın Rahmet ortamında, gücümüz yettiğince oruçlarımızı tutmaya, namazlarımızı kılmaya, fakirleri gözetmeye, Kur'an okumaya ve dinlemeye, düşkünlere yardım etmeye ve diğer dini görevlerimizi yerine getirmeye çalıştık. Böylece dinimizin yüce esaslarını gönlümüze yerleştirmeye ve İslam'ın ruhuna uygun bir hayat yaşamaya çalıştık. Sonunda da Allah'a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmenin manevi huzuru ile nefsânî arzularımıza galip gelerek, manevi bir zafer kazanmanın sevinci içerisinde mübarek Ramazan bayramına ulaştık. Bunun sevincini hep birlikte yaşıyoruz.Evet, Ramazan ayı sona erdi ama bayramla beraber her şey bitmedi. Çünkü hayat devam ediyor. Yoksullar, yetimler, biçareler yine yardım bekliyor. Sürekli olarak yine nefislerimizi murakabe(kontrol) etmeli, davranışlarımızı yine gözden geçirmeliyiz. Hesap gününü hiç unutmamalıyız. Yüce Allah'ın bu konudaki uyarısı, şöyledir: “Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Allah'ı unutup da, Allah'ın da kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir.”(Haşr,18-19)

Geride bıraktığımız, mübarek Ramazan ayında yaptıklarımızı ve neler kazandığımızı düşünmeliyiz. Bu ayda, kötü huylarımızdan ne kadarını terk ettik?. Acaba kötü alışkanlıklarımızdan ne kadar uzak kaldık? Yoksa hala nefsimizin emrinde yaşamaya devam mı ediyoruz? Bu önemli ve anlamlı soruları kendimize sık sık sormalıyız. Ramazandaki bu kulluk coşkumuzu ve duygumuzu devam ettirmeliyiz.

Bayramlarda herkes sevinçli ve neşeli olur. Ancak çocuklar, büyüklerden daha çok sevinç, neşe ve heyecan duyarlar. Onlarla, daha çok ilgilenmeli, onları mutlu edebilmek için, fedakârlık göstermeli, dini ve milli adetlerimizi onlara da öğretmeliyiz.
 Bu arada birbirimize karşı olan sevgi ve saygımızı daha da artırarak, kırgınlık ve küskünlüklere son vermeliyiz. İslam'ın sevgi, saygı, barış ve bağış dîni olduğunu unutmamalıyız. Milletçe dost geçinmeye, hoş geçinmeye azmetmeliyiz. 
Birlikte rahmet ve bereket, ayrılıkta felaket olduğunu unutmamalıyız. Bu arada Ramazan'da kazandığımız iyi ve güzel alışkanlıklarımızı devam ettirmeliyiz. Ramazandan sonra da kötü huy ve davranışlara tekrar dönmemeliyiz. Bayram vesilesiyle, başta anne ve babalarımız olmak üzere büyüklerimizi, komşularımızı, akraba ve dostlarımızı ziyaret edemeyeceğiz için telefonla bayramlarını tebrik etmek suretiyle onları memnun etmeli ve dualarını almalıyız. Zira Allah rızası için bayramlaşanlar Yüce Allah'ın sevgisine ve affına nail olur, ömür ve rızıkları artar. Bu hususta Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır: “Kim ömrünün uzamasını ve rızkının artmasını isterse Yüce Allah'tan korksun ve yakınlarını ziyaret etsin ve onları gözetsin” (Buhari, Buyu', 34 )Ayrıca bu mutluluk günlerinde fakir, yetim ve kimsesizleri gözetmeli, onların da bayram sevincini yaşamalarına yardımcı olmalıyız. Bu hususta Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadislerinde şöyle buyuruyorlar: “Fukarayı arayın, görüp gözetin. Siz ancak, fakirleriniz sayesinde yardım görür ve rızıklanırsınız.” (Riyazu's-Salihin, I, 314) Bir diğer hadislerinde ise şehâdet parmağıyla işaret parmağını birleştirerek: “Ben ve yetimin işlerini görüp gözeten kimse, Cennette böylece beraber bulanacağız”( Riyazu's-Salihin, I, 308) buyurmaktadırlar. 
Namazlarımızı ihmal etmeden düzenli ve sürekli kılmaya devam edelim. Ramazan ayında kazandığımız güzellikleri ve özellikleri sürdürelim. Unutmayalım ki, dünyası Ramazan olan kişinin ahreti bayram olur. Ne mutlu dünyasını Ramazanlaştırıp, ahretini de bayram yapanlara…              

Bu duygularla Ramazan Bayramınızı tekrar tebrik ediyor, ülkemiz, aziz milletimiz, ilimiz, bütün İslâm âlemi ve tüm insanlığa huzur ve barış getirmesini, bol ve bereketli günlere vesile olmasını ve önemlisi geride bıraktığımız virüs sürecinin bir daha gelmemesini yüce Allah'tan niyaz ediyorum.

Bu vesileyle iki yıldır görev yaptığım bu güzel şehirden ve siz güzel insanlarından Hatay İl Müftülüğüne tayinim çıktığı için ayrılacağım. Haklarınızı helal etmenizi, benden tarafa helal ettiğimi ifade ederek en güzel günlerin sizlerle olmasını, dünyanızı ve ahiretinizi mamur etmesini yüce rabbimden niyaz ediyorum.
Ömer Faruk BİLGİLİ
 İl Müftüsü

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x