Her iş yerine kreş için kampanya

Her iş yerine kreş için kampanya

‘Kreş ebeveyn ve çocuk hakkıdır. Her iş yerine kreş''adı altında imza kampanyası başlatıldı. Kampanyayı duyuran KESK Dönem Sözcüsü Tayyar Özcan, 12 Haziran ' a kadar süreceğini belirtti

13 Mayıs 2018 - 20:25

KESK Dönem Sözcüsü Tayyar Özcan, 7/24 açık, ücretsiz, ulaşılabilir, anadilinde, Yarım gün değil, tam gün nitelikli eğitim ve bakım hizmeti sunan, Çalışan Kadınların Değil, Çalışanların Çocukları için, Denetimi bakanlık tarafından yapılan bağımsız Kreşler açılması zorunluluğu getirilmesini talep etti.

Özcan, Doğum izni yerine dönüşümsüz ebeveyn izni, Ücretsiz, anadilinde, nitelikli, 7/24 açık, ulaşılabilir kreşleri ve Tam zamanlı, güvenceli ve sürekli işlerde kadınların istihdam edilmesini savunmak amacıyla imza kampanyası başlattıklarını duyurdu. ‘Kreş ebeveyn ve çocuk hakkıdır. Her iş yerine kreş'' kampanyası 12 Haziran ' a kadar sürecek.  

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı (ASPB) Fatma Betül Sayan Kaya'nın 1 yıl önce yaptığı açıklamada “Tüm kamu ve kuruluşlarda kreşlerin açılmasının takipçisi olacaklarını” belirttiğini hatırlatan KESK Dönem Sözcüsü Tayyar Özcan, o günden bugüne hiçbir adım atılmadığını söyledi.

Konuyla ilgili rakamsal bilgiler veren Özcan, "Türkiye’de 0-6 yaş döneminde bulunan çocukların yüzde 86,7’sine anneleri bakmaktadır.  Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı gündüz bakım evleri ve anaokulları sayısı 28.891 (MEB 2017) buradan yararlanan çocuk sayısı 1 milyon 315 bin 854’tür. 3-5 yaş arasında MEB’e bağlı kurumlarda okul öncesi eğitim alan çocukların toplam içerisinde oranı yüzde 35 olduğu düşünüldüğünde; 3-6 yaş aralığında yaklaşık 4 milyon çocuk okul öncesi eğitim almamaktadır. ASPB’na bağlı kreşlerde ise durum daha vahimdir. Her bin çocuktan sadece ikisi 0-3 yaş arasında kreşe gitmektedir. Var olan kreşlerin yüzde 47’si İstanbul, İzmir ve Ankara’da bulunmaktadır" dedi.

 

“KAMUSAL HAK ÖZEL SEKTÖRE DEVREDİLMEK İSTENİYOR”

Tayyar Özcan açıklamasında şu hususlara dikkat çekti: “2017 yılından başlatılan ve özel kreşlere 5 yıl boyunca vergi muafiyeti sağlayan düzenleme ile kamusal bir hak olan kreş hizmeti tümüyle özel sektöre devredilmek istenmektedir. Kreşlerde verilen eğitime olan güven dinselleştirme politikalarının erken çocukluk çağına indirgenmesi sonucunda gittikçe azalmaktadır. Soyutla somutun farkını anlamayan çocuklara din eğitimi verilmektedir. MEB tarafından imzalanan protokollerle kreş çağındaki çocukların dini eğitim alması sağlanmaktadır. Ayrıca Diyanetin başlattığı dini eğitim projesi kapsamında 4-6 yaş çocuklara yönelik başlatılan Kuran kurslarında yüz bine yakın çocuk eğitim almaktadır. Bu durumun ileride yaratacağı travmalar çok büyük olacaktır.”

Haber: Mihriban KOÇAKER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x