Kur’an kursunun dava konusu olmasına tepki

Kur’an kursunun dava konusu olmasına tepki

MEB ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülecek olan 4-6 yaş grubu çocuklar için Kur’an kursu eğitim programının yürütmesinin durdurulması için Eğitim-İş’in Danıştay’a açtığı davaya tepki Eğitim-Bir Sen’den geldi. Açıklama yapan sendika Başkanı Şaban Ceylan “İslamofobikler” yorumunu yaptı

15 Haziran 2019 - 11:33

Eğitim Bir Sen Tokat 1 No’lu  Şube Başkanı Şaban Ceylan, Eğitim-İş sendikasının; Millî Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği ve bir protokol çerçevesinde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yürütülen 4-6 yaş grubu çocuklar için Kur’an kursu eğitim programının yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’a dava açmasıyla ilgili açıklama yaptı.

Ceylan; “Mezkûr sendikanın yaptığı açıklama, kendi içerisinde birçok çelişkiyi barındırmanın yanı sıra, bir kez daha sözde laiklik ve demokrasi ambalajı ile din düşmanlığını köhne ideolojiler pazarına sürmüş, toplumun değerlerine ve dinamiklerine ne denli yabancılaştığını göstermiş, içimizdeki islamofobiklerin dini değerlerle kavgasını tescillemiştir. Açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı’nın eğitim-öğretim sürecini kendine yakın gördüğü taşeronlara havale ettiği iddiası vardır ki, bu tam anlamıyla bir garabet, dahası açık bir yalandır” dedi.

Ceylan açıklamasını şöyle sürdürdü: “Devletin iki kurumu arasında yasal çerçevede gerçekleştirilen bir süreci bu şekilde tavsif etmek, en yalın ifadeyle, dini olan her şeye duyulan nefretin bir tezahürüdür. Bu bağlamda açıklamalarında kamusal parasız eğitim için mücadele ettiğini ilan eden mahut sendika, eğitimde taşeronlaşma yalanına örnek olarak MEB gibi, bir kamu kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nı hedef alması derin bir tenakuzu ve zihinsel bir çarpıklığı ifade etmektedir. “

YASAKÇI TUTUM OLARAK YORUMLADI

Sendika Başkanı Ceylan karşıt görüşteki sendikalara şu soruyu yöneltti: “Eğitim-İş ve benzeri anlayışta olanlara şunu sormak istiyoruz: Çocukların vasileri tarafından dinî eğitim taleplerinin karşılanması için mevcut yasal çerçevede nasıl bir form önermektedirler? Yoksa ailelerin dinî eğitim taleplerini gayrimeşru mu bulmaktadırlar? Farklı dinî inanışların korunması için rahatlıkla cümle kurabilenlerin, söz konusu ülkemizin dinî değerleri ve mütedeyyin halkı olduğunda hemen laiklik söylemiyle yasakçı bir tutumu benimsemeleri de ayrıca dikkat çekmemiz gereken bir başka tutarsızlık örneğidir.”

 

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
ÇALIŞMALAR İYİ GİDİYOR
ÇALIŞMALAR İYİ GİDİYOR
ÇEDAŞ’tan ‘genel aydınlatma’ duyurusu
ÇEDAŞ’tan ‘genel aydınlatma’ duyurusu