HAÇLI OYUNLARI


            Dünya siyasetinde oynanan oyunların, atılan adımların baş aktörü olan ABD Başkanı Trump bir diğer zalim olan Netanyahu’yu da yanına alarak sözde “ Yüzyılın Barış Planı” olarak adlandırılan Filistin’i İşgal ve Büyük İsrail’i İnşa Projesini geçtiğimiz günlerde açıkladılar. Bu rezil açıklamaya devlet olarak en üst perdeden yani Cumhurbaşkanlığından itiraz açıklamalarımızı “Kudüs Müslümanların kutsalıdır.” diyerek dünya kamuoyu ile paylaştık. 1947 yılından itibaren kronolojik olarak İsrail’in Filistin topraklarını işgali artarak devam etmektedir. Bu zulmün giderek artması Müslümanların birlik olamamalarından kaynaklanmaktadır. Ayrıca işgalci İsrail stratejik olarak dönem dönem Mescid-i Aksa’ya baskınlar düzenleyerek Müslüman coğrafyaları bu işgalci tavrına alıştırmıştır.

Dünya siyasetinde ABD ve İsrail’in İşgal Planına gerektiği şekilde karşılık verebilmek için bölgesel aktör olabilmek yegane şarttır. Bunun içindir ki  yazımı kaleme aldığım şu saatlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ana başlıklarından birisi Libya Sorunu ve İdlib meselesi idi. Türkiye’nin bölgemizde kurulan birçok plana dur diyebilmesi için bölgede aktif olması bir zarurettir. Türkiye bölgede söz sahibi oldukça birçok plan uygulanamaz hale gelecektir. Bu nedenledir ki; Bir Yunan bakanın Avrupa Parlamento’sunda Türk bayragını yırtması, İsrail hükümetine yakın bir gazetede Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan’ın hedef gösterilmesi Türkiye’nin bölgesel aktör olma yolunda olduğunu gösterir delillerdir.

Dış politikada atılan birçok adım yıllar sonra meyvesini verecektir. Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yapılan mutabakat sayesinde Doğu Akdeniz’de çıkarılacak olan doğalgazı güvenli bir şekilde satarak hatrı sayılır bir gelir elde edilecektir. Ekonomik olarak dize getirilmeye çalışılan Türkiye askeri olarak bu kıskaçtan övgülere mazhar olacak şekilde kendini korumayı başarmıştır.

İç siyasette azil soruşturması ile can çekişen Trump ve yolsuzluk soruşturmalarından bunalmış olan Netanyahu seçmen kitlelerini bir arada tutabilmek için sözde “Barış Planı” ancak özünde Filistin’i İşgal Planı olan rezilliği dünya kamuoyu ile paylaşmışlardır. Bu rezilliğin kabul edilebilir bir tarafı yoktur. Ancak bu girişimlere tüm Müslüman  coğrafyası olarak karşı çıkılmadığı takdirde üzülerek belirtmeliyim ki 10 yıl içerisinde İsrail’in başkentini Kudüs olarak kabul ettireceklerdir.

Son olarak ABD’de hatrı sayılır bir güce sahip olan Yahudi Lobisi Azil davası ile köşeye sıkışmış olan Trump’a kendi hazırlamış oldukları “Yüzyılın Barış Planı” taslağını okutturarak ABD başkanlık seçimlerinde Trump’a tekrar destek olacaklarını açıklamış oldular. Büyük bir skandal patlak vermediği sürece Trump ikinci kez başkanlık koltuğuna oturtulacaktır.