‘OTİZM’ TÜRKİYE’NİN KANAYAN YARASI

‘OTİZM’ TÜRKİYE’NİN KANAYAN YARASI

Otizm Federasyonu Başkan Yardımcısı Canan Mat, Türkiye’de her 58 çocuktan birinin otizmden etkilendiğini, Otizmli çocukların ve ailelerinin tek ihtiyacının eğitim olduğunu söyledi

16 Ağustos 2019 - 11:00

Otizm yaşamın ilk üç yılında ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren karmaşık gelişimsel bir bozukluktur. Otizmin nedenleri ve tedavisi henüz bilinmemekte olup, yaşam boyu devam etmektedir.

Fakat erken müdahale, sistemli ve sürekli bireysel özel eğitim ile otizm spektrum bozukluğuna özgü davranışların sıklık ve şiddetinde azalmalar olmakta ve bu çocuklar, bağımsız olarak hayatlarını idame ettirebilme seviyesine gelebilmektedirler.

Otizmli çocukların hayatlarının ancak eğitimle farklılaşabileceğini, ailelerin tek korkusu olan ‘Ben öldükten sonra çocuğuma ne olacak’ sorusunun cevabının da eğitimde olduğunun altını çizen Otizm Federasyonu Başkan Yardımcısı Canan Mat, “Eğitim aldıkça çocukların yapabilecekleri artıyor. Eğitimle kendilerine yeter, en azından kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar yönetebilir hale geliyorlar. Onların iş, sanat, spor, eğitim dünyasında yapabilecekleri çok şey var. Yeter ki eğitim alma imkanı sunalım” dedi.

Canan Mat, Türkiye’de otizmli bireyler ve ailelerinin karşılaştığı sorunlar üzerine gazetemize önemli açıklamalarda bulundu. İşte o röportajın detayları:

Otizmli çocukların eğitimi, sadece parası olanın aldırabileceği bir eğitim olmamalı

Türkiye’de yaklaşık en son 1.200.000 otizmden etkilenen kişi olduğunu söyleyen Mat, her 58 çocuktan birinin otizmden etkilenmiş olduğunu ifade ederken, bu oranın her geçen gün arttığına da dikkat çekti: “Otizmli çocukların ve ailelerinin tek ihtiyacı eğitim. Büyük bir sabırla, bıkmadan, usanmadan verilecek bir eğitimden bahsediyorum. Böyle bir eğitim, otizmli her bir çocuğun adeta yeniden doğması, hayatı sıkı sıkı bağlanması anlamına geliyor. Şu anda var olan eğitim, devletin sağladığı aylık 8 saatlik eğitimdir. Kaynaştırma alabilenler için bu süre ayda 12 saattir. Halbuki otizmli çocukların gün boyu devam sürecek, spor, dil terapisi, davranış eğitimleri, akademik bilgiler gibi farklı dersleri olan haftalık 30 saat bir eğitime ihtiyacı var. Bu eğitim, devletin eli ve koruyuculuğu altında, normal çocukların matematik, Türkçe, sosyal bilgiler ya da fen bilimleri eğitimi alması gibi, gün boyu olmalıdır. Eğer bunu aileler bireysel olarak, özel aldırmaya çalışırlarsa tutarı 7 bin ile 10 bin arasında değişiyor. Ne yazık ki, bu durum, otizm eğitimini sadece parası olan ailelerin alabileceği bir eğitim durumuna getiriyor.”

 

Bize bir şey olursa, devletin çocuğumuzu yalnız bırakmayacağına güvenmek istiyoruz

“Türkiye genelinde otizmi yaşayan aileler olarak bilgilendirilmeye, yönlendirilmeye ve her türlü hizmete hazırız. Bizler çocuklarımızın bugünü ve geleceği için endişe, korku ve kaygı içinde yaşamak istemiyoruz. Çünkü bugün bize bir şey olsa, kimsemizin olmadığını ya da çocuğumuzun ağır durumda ve eğitimsiz olduğunu varsayarsak, devletin çocuklarımızı yerleştirecek hem eğitim alacak kendi kendine yetmesini öğrenecek bir yatılı yurdu bile yok ne yazık ki. Bakımevlerinde çocuklarımız sadece normal hademeler tarafından bakılıyor. Ve bu otizmli çocukların yaşı kaç olursa olsun 10 ya da 40 yaş otizm eğitimi alarak ilerlemelerini gelişimlerini sağlayacak durumdayken gerilemelerine iç dünyalarına dönmelerine sebep oluyor. Otizmli çocuklar deli muamelesi görmeden yaşama ayak uydurabilecek bir zekaya ve seviyeye gelebiliyorlar.

Otizmli çocukların elini bırakmayın

Çocuklarımızın ellerinden tuttuğunuzda otizmi yenen çocuklar ve mutlu aileler göreceksiniz… Normal çocuğa sahip aile çocuğunun bir an önce büyümesini ve onunla gurur duyacağı bir mesleği olup topluma, ailesine faydalı olabileceği günleri sayarken, otizmli bir aile eğitim alamadığı her gün için çocuğunun hep küçük kalmasını istiyor. Çünkü eğitim (akademik, spor, dil) almadıysa çok zor kendini ifade edemeyen ve belki de saldırgan, kendine zarar verebilen çocuklar oluyorlar.  Bu yüzden tüm Otizmi yaşayan aileler ne para, ne mal, ne mülk hiçbir şey istemiyor. Onların tek istedikleri yoğun, kaliteli bir eğitim. Anne ve babanın da evde bu eğitimi tekrarlayabileceği, ömür boyu çocuğuyla kaliteli yaşam sürdürebileceği sistemli okullar ve bu okulları yaşatan eğitimciler…

En büyük dileğimiz bir gün hepimiz OTİZMİ anlıyoruz ve destekliyoruz diyebilecek ve bunu gösterebilecek yüreklerle karşılaşmak… 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Akademik açılışta TOGÜ’de yerini aldı
Akademik açılışta TOGÜ’de yerini aldı
Zile taşları turizme kazandırılacak
Zile taşları turizme kazandırılacak