TARIM ÜZERİNE BİR OYUN VAR

TARIM ÜZERİNE BİR OYUN VAR

Tokat'ta esnaf ve meslek odalarıyla buluşan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye'nin tarımı üzerine egemen güçlerin büyük bir oyunu var. Diyorlar ki efendim Türkiye tarımdan çekilsin ne gerek var buğday tarımına. Şu anda batıdaki kavga 81 milyonluk Türkiye'yi kim besleyecek kavgası. Ben bu gerçekleri birebir size anlatmak zorundayım. Bu benim namus borcumdur” dedi

23 Haziran 2018 - 17:33 - Güncelleme: 23 Haziran 2018 - 17:39


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Tokat'ta Ticaret ve Sanayi Odası, Ticaret Borsaları, meslek odaları, sendikalar, sivil toplum örgütleri, kooperatif ve üretici birlikleri ve şehrin kanaat önderleri ile seçim öncesi bir araya geldi. Toplantıya Eski Bakan Metin Gürdere de katıldı. Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin ekonomik sorunlarını ele aldığı toplantıda esnafa çağrıda bulundu.
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Grand Ali'n Otel'de düzenlenen toplantıda sözlerine, “Ayın 24'ünde hep birlikte kendi kaderimizi belirleyeceğiz. Ben size dilimin döndüğü kadar Türkiye'nin gerçeklerini anlatmaya çalışacağım. Bu kentin Cumhuriyet tarihindeki önemini biliyorum.  Gazi Mustafa Kemal'in bu kente verdiği desteği biliyorum. Cumhuriyetin Fabrikaları da buralarda kuruldu bunu da biliyorum. Onların satıldığını, bazılarının hurda fiyatına elden çıkarıldığını biliyorum. Nüfusunun sürekli düştüğünü, milletvekili sayısının düştüğünü onu da biliyorum. Ama bu gün normal eski alışkanlıklarımızdan kopup gerçekleri görerek sandığa gitmeliyiz. Ben sizlere bunu anlatmaya çalışacağım.
Aramızda esnaflar var. Sayın Başkanlarım burada. Anayasa madde 173 devlet esnaf ve sanatkârı koruyucu teşvik edici, destekleyici tedbirler alır. Hem koruyucu, hem destekleyici tedbirler alır. Ben şimdi esnaf kardeşlerime gerçekten samimi olarak sormak isterim. Son 16 yılda esnafı koruyan ne tedbir alındı. Esnafı destekleyen ne tedbir alındı. Ben düşük faizli kredi verdim, yetmiyor 5,5 milyon esnaf vardı, şimdi 1 milyon 250 bin esnaf var. Diğer esnaflar dükkânlarını niye kapattı. Niçin kapattılar? Ben bu sorunun cevabını şu ana kadar almış değilim. Burada doğruları da konuşmak zorundayız. Tamam esnafların bir kuruluşu var. TESKOP diye bir kuruluş var. Halk Bankasından para alıp, düşük faizle üstüne bir parça faizde kendisi ilave eder, esnafa düşük faizli kredi vermeye çalışır. Başındaki arkadaşın aylık aylığı ayda 52 bin lira. Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Bakanların, Milletvekillerinin, Belediye Başkanlarının maaşından fazla para alıyor. Size bir gerçeği söylüyorum. Somut bir gerçeği, her ay 52 bin lira alır. Hepimiz bilgiye dayalı bir söylem geliştirmek zorundayız. Ben aylık almasın demiyorum, bir görev üstleniyorsa alsın ama makul bir aylık alsın. En azından milletvekili aylığı alsın ona razıyız ama 52 bin lira her ay çok büyük bir para. Kimin sırtından alınıyor bu, esnafın sırtından” diye başladı.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasında şu başlıklara yer verdi:

“BİRİNİN, FAKİR FUKARANIN HAKKINI SAVUNMASI LAZIM”
“Esnaf neden dükkân kapatıyor, hangi gerekçe ile kapatıyor. Bütün esnaf kardeşlerimin bunu bilmesi lazım. Başka bir gerçekten yine esnaf üzerinden acı bir gerçekten söz edeceğim. Esnafın emekli olmak için emekli yaşını doldurması yetmiyor. 9 bin gün prim ödemek zorunda. 25 kamu yılı prim ödemek zorunda. Yarın sabah gidin herhangi bir esnafa sorun, alt limit üzerinden primini ödedi, 9 bin gün oldu, emeklilik yaşını doldurdu, bana emekli aylığı bağlayın dediği zaman bağlanacak emekli aylığı 840 lira. Eğer bu esnaf kardeşim bu gün değil de 1 Ekim 2008'den önce aynı şartlarda gidip dilekçe verip ben emekli olmak istiyorum deseydi bağlanacak emekli aylığı bin 800 lira. Heray esnafın emekli aylığından bin lira kesildi. Ne dediler;Sosyal Güvenlikte reform. Reform diye kesiliyor. Bu gün 1 milyon 644 bin emekli bin beş yüz liranın altında emekli aylığı alıyor. 1 milyon 644 bin emekli; ayda 200 lira, 400 lira alan var, 600 lira, 800, 900, lira alan var. 1 milyon 644 bin emekli, bin 500 liranın altında aylık alıyor. Eğer en düşün emekli aylığını bin 500 lira yaparsanız, 1 milyon 644 bin emekli en azından rahat bir nefes alacak. 200 lira, bin 500 liraya yükselecek. Bunu ilk dillendiren yine biziz. Birinin fakir fukaranın hakkını savunması lazım. Geçimde zorluk çekenlerin hakkını birilerinin savunması lazım”

“TÜRKİYE'NİN TARIMI ÜZERİNE EGEMEN GÜÇLERİN BÜYÜK BİR OYUNU VAR”
“Çiftçinin durumu hiç parlak değil. Buyurun gidin sorun, buğday dışardan yulaf dışarıdan çok şükür şimdi soğanda dışardan patateste dışarıdan, her şey dışarıdan, 16 yıl önce bu ülke kendi kendine yeten bir ülkeydi, herşeyimiz vardı, Ziraat odası başkanımızda burada açık ve net söylüyorum, Türkiye'nin tarımı üzerine egemen güçlerin büyük bir oyunu var. Türkiye'nin tarımı üzerine bize tavsiyede bulunuyorlar diyorlar ki efendim Türkiye tarımdan çekilsin ne gerek var buğday tarımına, şu anda batıda ki kavga 81 milyonluk Türkiye'yi kim besleyecek kavgası. Siz ekmeyin diyorlar size daha ucuza vereceğiz diyorlar, bunu bütün çiftçilerin, çiftçi birliklerinin görmesi lazım. Üretici birliklerinin görmesi lazım. Niye Şeker Fabrikalarını sattık. Sigara Fabrikalarının tamamı elden çıkarıldı. Bizim yerli tütünümünüz yok şimdi dışardan tütün getiriyor. Yabancı sigara geliyor. Bu hale kim getirdi ülkeyi, ben mi getirdim, başka bir partimi getirdi kim getirdi, canlı hayvan mı yoktu, et mi yoktu bizde, ekilecek toprak mı yoktu bizde Konya'dan 180 milyar dolar tarım ihraç eden devası Türkiye'nin ihracatı 17 milyar dolar. Bu işte bir sakatlık var. bir hastalık var bu işte. Benim sivil toplum örgütlerim, meslek kuruluşlarım, odalar borsalarla toplantı yapmamın nedeni budur. Ben bu gerçekleri birebir size anlatmak zorundayım. Bu benim namus borcumdur, ben anlatırım ben size söylerim ve size şunu söylerim yarın sandığa gideceksiniz, eliniz vicdanınıza koyarak sandığa gidin. Benim başka söyleyeceğim bir şey yok. Efendim siyasiler kendi aralarında tartışsınlar bu seçim normal bir seçim değildir bir siyasi parti seçimi değildir bu seçim. Önümüzde iki ihtimal var. Ya demokrasiden yana oy kullanacağız ya tek adam rejiminden yana oy kullanacağız bu kadar basit.
Rahmetli Süleyman Demirel'in dönemini, rahmetli Özal'ın dönemini hatırlıyorum. İnsanlar gazetelerde yazı yazarlardı, eleştirirlerdi, karikatürler yapılırdı. Hatta hiç unutmam bürokratken Sayın Özal'ın ofisine giderdik orada kamu çalışmaları yapmak üzere, o dönemin meşhur dergisi vardı, kendisiyle alay eden dalga geçen o fotoğrafların kapaklarını orijinalini alırdı Başbakanlık komutuna asardı onları. Ne için bu ülkede demokrasi var. Başbakan bile rahatlıkla eleştirilebiliyordu. Nasıl oldu bu Türkiye bu hale geldi. Niye bu hale geldik. Bizim silkinmemiz ve uyanmamız gerekiyor.”

“BİR ÜLKE BİR KİŞİYE TESLİM EDİLEMEZ”
“Biz kendi kaderimizi kendimiz belirlemek zorundayız. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir memleket bir ülke, bir kişiye teslim edilemez.  Demokrasiyi savunmak hepimiz için geçerli kuraldır. Benim gibi düşünmeyen insan düşüncesini rahat ifade edemiyorsa orada demokrasi mi olur. Biz yeni bir anlayışla Türkiye'ye yön vermek zorundayız. Türkiye'nin büyük değişime ve dönüşüme ihtiyacı var. Eğitim sistemi tamamen bitmiş vaziyette. Bir ülkeyi geri bıraktırmak için işgal etmenize gerek yok. Eğitim sistemini bozacaksınız O ülke zaten geri kalır. En büyük örneği Osmanlı'dır. Cumhuriyet kurulduğunda okuryazar oranı kaçtı. Kadınlarda binde sekiz. Bin kadından sadece sekizi okuma yazma biliyordu. Erkeklerde yüz de sekiz. Yüz erkekten sekizi okuma yazma biliyordu. Bazen deriz matbaa bize geç geldi, erken gelse ne olur kitap okuyacak adam yok ki. Eğitim sistemi kadar bir toplumu ileriye taşıyacak başka bir mekanizma yoktur. Çocuk sorgulamak zorundadır. İyi bir eğitim almak zorundadır. Çocuğun soru sorma kapasitesini artırmak zorundayız bunu ancak eğitimle yapabiliriz. Eğitim körelirse ülke körelir, memleket körelir. 16 yılda 14 sefer eğitim politikası değişti. Bakana göre değişiyor, eğitim politikasını belirlemek bir siyasi partinin işi değildir. Bakın CHP'nin Genel Başkanı olarak söylüyorum ben bunu. bir siyasi parti tek başına oturup eğitim politikasını belirleyemez. Bunun üniversitesi var, bunun hocaları var, bunun eğitim sendikaları var, eğitime gönül vermiş Sivil Toplum Kuruluşları var. bunun örnekleri var. Bütün bunlar toplanır ve ülkenin eğitim politikası belirlenir. Sınav sonuçlarını seçimden sonra açıklayacağız diyor, niye seçimden sonra çocuk sınava girmiş neden seçimden sonra çünkü felaket bir tablo var bu tabloyu toplum görsün istemiyor. Eğitim bozuldu ve düzeltmek zorundayız. Bir kuşak bozuldu. Bir kuşağın yok olması Türkiye'nin geriye gitmesidir.”

“TÜRKİY'NİN BETON EKONOMİSİNDEN ÜRETİM EKONOMİSİNE GEÇMESİ LAZIM”
Türkiye'nin kendisine bir yol haritası çizmesi lazım. Yeni bir yol haritası. Türkiye'nin üreten ekonomiye geçmesi lazım. Beton ekonomisinden çıkması lazım üretmesi lazım, üretmediği sürece bu iş yürümez. Başkalarının ürettiğini tüketen bir toplumun geleceği yoktur. Katma değeri yüksek ürün üretmek zorundayız. Katma değeri yüksek ürün üretemezsek Türkiye Dünya da yer alamaz. Katma değeri yüksek ürün üretmenin tek yolu var ikinci yolu yok, tek yolu üniversite bilgi üretecek. Üniversite bilgi üretecek ki sanayici onu mala dönüştürsün. Öyle üniversiteler var ki bir rektör var, o aynı zamanda dekan, aynı zamanda bütün fakültelerde görevli. Bir kişilik üniversite mi olur? Yani bir dekanın, bir rektörün olduğu yerde üniversite mi olur? Üniversite binası yapmak orayı üniversite yapmaz ki. Üniversiteyi üniversiteye yapan orada bilgi üretiliyorsa üniversite olur. Dünya çapında bilgi üretiliyorsa orada üniversite vardır.”

MİLLET İTTİFAKINDA ASGARİ ÜCRET 2 BİN 200 LİRA OLACAK
“Üniversitelerde her türlü bilgi özgürce tartışılır. Anayasa değişikliği oldu, bir üniversite konuşamadı, konuşamadı. Ben sitem ediyorum. Bu memleket benim memleketim değil hepimizin memleketi. Bayrak benim bayrağım değil hepimizin bayrağı, bayrak için memleket için çocuklarımız için ortak mücadele etmek zorundayız. Birlikte mücadele etmek zorundayız. Demokrattık yollarla mücadele etmek zorundayız. Sosyal devlet tamamı çöktü. 17 milyon yoksul var resmi rakam, 17 milyon fakirimiz var. Nasıl oluyor da 16 yılda 17 milyon yoksul bir türlü azalmıyor. Niye azalmıyor? bitirmek mümkün ne zaman bir yıl içinde, bir yıl içinde bitirilebilir. Getirisiniz aile sigortasını bu rezalete son verirsiniz. Allah' izin verirde, sizler de teveccüh gösterirseniz, Muharrem İnce Cumhurbaşkanı, parlamento da millet ittifakı ile 1 Ocak 2019'dan itibaren asgari ücret 2 bin 200 lira olacak. Dedik ki emekli aylığı en az net bin 500 lira olmalı, onun haricinde emekli aylığı olmaz ayıptır, insanlık için ayıptır. Son 16 yılda dışarıya ödenen faiz diyorlar ki biz faize karşıyız, hiç de karşı değiller. Diyorlar ya faiz lobisi var yurt dışında, dış güçler var, ne dış gücü kardeşim. niye gittin sen Londra'ya. Gittin geldin. Sonra Hazineden sorumlu Bakan gitti geldi. Gittiler oraya, niye gittiler bize borç para bulmaya, borç para olmazsa ekonomiyi döndüremiyoruz diyorlar. Ekonomide alacağımız önlemleri 24 haziran dan sonra açıklayacağız, 24 Hazirandan sonra göreceksiniz faizler düşecek şimdi düşür millet gelsin sana oy versin niye şimdi düşürmüyorsun. Şimdi yap.”

“ŞEKER FABRİKALARINI ELDEN
ÇIKARTACAKLAR”

“Sendikacı arkadaşımda burada, onlarda mağdur. Şeker fabrikaları gitti, “şeker vatandır vatan satılmaz” diye meydanlarda söylendi. Ben de katıldım mitinglere, diğer arkadaşlarım da katıldı. Gerçekten şeker vatandır, kabul etmeleri lazım. Bizim şeker fabrikaları dünyanın her tarafına sıfırdan şeker fabrikası yapabilecek kapasitedeydi, sıfırdan ama elden çıkaracaklar.  24'ünden sonra düzen aynı devam ederse onları elden çıkaracaklar. Tıpkı diğerlerini nasıl elden çıkardılarsa Turhal Şeker Fabrikası, Sigara Fabrikası benzerleri gibi bunları da çıkaracaklar. Peki, işçilerin durumu nedir, mağdurların durumu söyledik esnafın durumunu, 840 lira emekli aylığı alacak bu iktidar başta olursa, İşçinin durumu nedir. İşçide en düşük asgari ücret üzerinden primini yatırdı yatırdı, yaşı dolunca emekli olacak alacağı emekli aylığı 718 lira 69 kuruş, eğer o 2008 Ekimin de önce ben emekli olmak istiyorum deseydi alacağı emekli aylı bin 822 liraydı. İşçilerin hakkını kim savunacak, emeklinin hakkını kim savunacak.”

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
BABADAN OĞLUNA DESTEK
BABADAN OĞLUNA DESTEK
Rektörden Master Plan Talimatı
Rektörden Master Plan Talimatı