TOKAT’LI MAĞDUR GİRŞİMCİLER ANKARA’YA KADAR YÜRÜYECEK

TOKAT'LI MAĞDUR GİRŞİMCİLER ANKARA'YA KADAR YÜRÜYECEK

Ankara’dan ilçesine dönüp 3 milyonluk tesis kuran 45 yaşındaki ev hanımı Alime Ayık, %95’i tamamlanan tesisin kapanmaması için mücadele ediyor. Sesini duyurmak için Tokat’tan Ankara’ya kadar yürüyecek.

16 Mart 2018 - 10:42 - Güncelleme: 16 Mart 2018 - 10:45

2016 yılında eşinin emekli olmasıyla Ankara’dan Tokat’ın Turhal ilçesine geri dönüp hayalindeki tesisi kurmak isteyen ev hanımı Alime Ayık, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)’na 100 başlık süt sığırcılığı işletmesi projesi hazırlayıp sundu. Projenin kabul edilmesinin ardından öz sermayesiyle tesisin kurulum çalışmaları başlatıldı ve %95’i tamamladı. Ancak TKDK’dan alacağı %60’lık hibe bedelini bazı sorunlardan dolayı alamadı. Tokat’ta yeni kurulan ve aynı sorunla karşı karşıya kalan 3 büyük işletmenin kapanmaması için seslerini duyurmak adına işletme sahipleri Tokat’tan Ankara’ya kadar yürüyecekler. Tokat milletvekilleriyle konuyu görüştüklerini dile getiren Alime Ayık, CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’ın kendilerini desteklediklerini ve bir aksilik çıkmadığı takdirde yürüyüşe katılacağını söylediğini belirtti.

         “Tesislerimiz kapanmasın”

         Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan girişimci Alime Ayık, kurulan tesislerin kapanmaması için sorunların çözümü noktasında yetkililerden yardım istedi.

         Ayık şunları söyledi: “2016 yılının nisan ayında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK)’na sunmuş olduğumuz proje kabul gördü. Bu projenin kabul görmesinin neticesinde bizde bu projeyi hayata geçirmek için Mayıs ayında bir yüklenici ile anlaştık. Bu anlaşmamızın akabinde inşaatımız başladı. TKDK’ya yüklenicinin evrakları teslim edildi. 27 Temmuz 2016 tarihinde Değişiklik Talep Formu onaylandı ve Zeyilnamemiz geldi. Yatırımcı zeyilnameyi imzaladığı gün yüklenici işi durdurdu. Bizde yeni yüklenici ile anlaştık ve onla inşaatımız başladı ve devam etti. Bu süreç Eylül ayını buldu. Eylül ayında yüklenici inşaata başladı ve Aralık ayına kadar bitirdi ve bu sürede müteahhit değişikliği için TKDK’ya müracaatımızı yaptık. İlk değişimde 490 bin liralık bir kesinti yapılınca itiraz ettik ve yeni bir Değişiklik Talep Formu verdik. Buda kabul görmedi. Kabul görmeyince de ilk müteahhidimizle inşaatımız kalmış oldu. Evraklar onun üzerinden yürüyordu. O aradaki ilişkiyi yürüten taşeron firma bu evrakları da tedarik edecekti ve biz bu ödemelerimizi taşeron firmaya yaptık. Bununla ilgili belgelerimiz mevcuttur. Fakat biz bu ödemeleri yaptığımızda dekontları da taşeron firma bizlere tedarik edecekti. Bu dekontları ilk olarak bize getirmedi. Evrakın teslim edileceği gün akşamı saat 22:09’da kamera görüntüleri ile birlikte evraklar bize teslim edildi. Ve bu evrakların teslimatını yaptığımızda ise ertesi gün dekontların sahta olduğu bildirildi bize. Dekontlar sahta diyerek TKDK bizim projemizi askıya aldı, hakkımızda suç duyurusunda bulundu. Savcılık bütün incelemeleri yaptıktan sonra suçsuz olduğumuza kanaat getirdi ve takipsizlik kararı verdi. TKDK’nin sözleşmesinin 22’nci maddesine göre; Cumhuriyet Savcılığı takipsizlik kararı verir ve dava açmaz ise işlemler kaldığı yerden devam eder ve ödemeler yapılır diyor. Ama TKDK bu maddeye uymayaraktan Savcılığın karasına itiraz etti. Savcılığın kararı da Sulh Ceza Hakimliğine geldi ve Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın kararını yerinde görerek kesin hüküm ile onamıştır yine suçsuzluğumuza karar verdi. TKDK ise bu karar geldikten sonra 2-2,5 ay sonra ‘tamam biz sizi kırmızı listeden çıkardık projeniz kaldığı yerden devam edecek’ dedi. Ama bizden tekrar olmayacak bir evrakı istedi. 2016’ya dönük ve bizi de mağdur eden ve bizimde suçumuz olmayan bir evrakın tekrar 2016 tarihlisini istiyor. Bu evrakın alınmasının imkansız olduğunu kendileri de biliyorlar. Hiç kimsenin geçmişe yönelik bankacılık sistemden bir evrak alınamayacağı herkes tarafından biliniyor. Tarım Bakanlığımızın hukuk müşaviri ile görüştüğümüzde de böyle bir evrakın istenmesinin mantıklı olmadığını söyledi. TKDK bizim paramızın Avrupa Birliği (AB)’ne iade ettiğini beyan ediyor. İade edilmişse ödenecek olan parada Türkiye bütçesine ödeneceği için AB sözleşmeleri de burada geçersiz kalıyor. Aynı zamanda AB yasaları da bizim Türk Ceza Kanunumuz da AB ülkesi olan İtalyan Ceza Kanunu’nun kopyası olduğuna göre orda ki yasaların bizim yasalarımızla aynı çerçevede olduğu düşünülürse bizim paramızın iade edilmesi aslında normal bir süreç değil. Çünkü bir insan suçsuzluğu ispatlana kadar suçlu ya da suçsuz diye kanat getirilmez. Hukuk mercileri buna karar verir. Ama TKDK bu süreci beklememiş, bu fonu kullanmadık diyerek AB fonuna iade etmiş. Şuanda da bize ayrılmış bir bütçe bulunamadığı için bizi evrak yoluyla zora koşarak ödeme yapmak istenmiyor. Biz şehirden köye göç edip köyümüze kurmuş olduğumuz büyük bir yatırımın, tesisin göz göre göre kapatılmasını, kaderine terk edilmesini istemiyoruz. Sorunun çözümü noktasında yetkililerden yardım istiyoruz”   

         -“Ankara’ya kadar yürüyeceğiz”          

         Seslerini duyurmak adına Ankara’ya kadar yürüyeceğini söyleyen girişimci Ayık, “Benim gibi aynı mağduriyet içerisinde olan 3 girişimci ile birlikte Ankara’ya kadar yürüyeceğiz. Şuanda yürüyüş için tüm izinlerimizi aldık. 17.03 2018 Cumartesi günü Tokat’ın Turhal ilçesinden 10:30’da yürüyüşümüzü başlatacağız. Cumhurbaşkanımızın yanına kadar gideceğiz. Sesimizin duyulmasını ve yaşanan sıkıntının çözümünü istiyoruz” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
SEÇİLMİŞ YÖNETİMİ YOK SAYDILAR
SEÇİLMİŞ YÖNETİMİ YOK SAYDILAR
Bağ Yaprağının Başkenti Emirseyit
Bağ Yaprağının Başkenti Emirseyit