>
Tokat’ta müthiş bir enerji var!

Tokat’ta müthiş bir enerji var!

Tokat’ın topraklarından bereket fışkırdığını ve bu bereketi paylaşmak isteyen bir yapı olduğuna işaret eden Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, Tokat’ta müthiş bir enerji var ve adeta patlamak için yer arıyor” dedi

23 Eylül 2021 - 22:02

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati,Tokat'ta İş Dünyası Buluşması toplantısına katıldı. Dedeman Tokat’ta gerçekleşen toplantıda Tokat’ın iş dünyası temsilcileri ile bir araya gelen Bakan Yardımcısı Nebati, Tokat’ın yatırım rakamlarını paylaştı. 

 

Toplantıya Tokat Valisi Dr. Ozan Balcı, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, AK Parti Tokat Milletvekilleri Yusuf Beyazıt, Mustafa Arslan, Kurum müdürleri, stk ve oda başkanları katıldı. Toplantının basına açık bölümünde konuşan Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, Tokat’ın ihracat verilerini paylaşarak ihracatın 2020 yılında 2002 yılının 6 katına çıkarak 34,2 milyon TL olarak gerçekleştiğini söyledi.

 

Nebati, “2002 yılında Türkiye’nin toplam ihracatı 36 milyar dolardı. Bugün ise bu rakam 211 milyar dolara ulaşarak neredeyse 6 katına çıkmıştır. Üstelik de bu konuda en sevindirici gelişme yüksek katma değerli ürün bazında ihracatımızın giderek büyümesidir. Bugün ülkemizde üretilen son teknolojiyle donatılmış insansız hava araçlarımız pek çok ülkeye ihraç edilmektedir. 2002 yılında toplam eğitim bütçemiz 10,3 lira iken, 212 milyar liraya ulaştı. Sağlık Bakanlığı’na ayrılan bütçeyi 27 kat arttırdık. Hastane yatak sayısı 164 binden 255 binin üzerine çıktı. Hastane yatak sayımızı 164 binden 255 binin üzerine, nitelikli yatak sayımızı 19 binden 164 bine çıkardık. Hizmete aldığımız toplamda 22 bin 604 yatak kapasiteli 17 şehir hastanemizde sağlıkta hizmet kalitesini artırdık. Halen 13 şehir hastanemizin inşası sürüyor, bunlar da tamamlandığında şehir hastanelerimizin kapasitesini 41 bin 333'e çıkarmış olacağız.

 

77 İLİMİZİ BÖLÜNMÜŞ YOLLA BİRBİRİNE BAĞLADIK

2002’de 6 bin 101 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 28 bin 284 kilometreye çıkardık. 2003’de sadece 6 ilimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlı iken artık 77 ilimiz birbirine bölünmüş yollarla bağlı. 2002’de bin 714 kilometre olan otoyol uzunluğunu 3 bin 532 kilometreye, karayolu-tünel uzunluğunu 50 kilometreden 617 kilometreye, köprü ve viyadük uzunluğunu 311 kilometreden 710 kilometreye çıkardık. Osmangazi köprüsü, YSS köprüsü, Nisipi Köprüsü, Avrasya Tüneli, Ilgaz 15 Temmuz İstiklal Tüneli, Erkenek, Cankurtaran, Sabuncubeli tünelleri gibi eserleri ülkemize kazandırdık. Bin 213 kilometre hızlı tren ağı inşa ettik. Havalimanı sayımızı 26’dan 56’ya çıkardık. Yurt dışı uçuş noktası sayımız 60’dan 329’a, uçak sayımızı da 110’dan 554’e çıkardık. Tersane sayısını 37’den 84’e, geniş bant abone sayısını 3 binden 84 milyona çıkardık. 2002 yılında 37 milyar lirayı bile bulmayan tarımsal yurtiçi hasılamız geçtiğimiz yıl 333 milyar lirayı geçti 19 yılda 165 milyar lira tutarında tarımsal destek verdik.  E-devlet sistemini kurarak 55,7 milyon kişinin bu sistemden faydalanmasını sağladık. 2002 yılında ülkemizde 76 üniversite mevcutken şu an bu sayı 207. 2002 yılında 192 OSB mevcutken, şu an 325 OSB mevcuttur.

 

SAVUNMA SANAYİ BÜTÇESİ 5,5 MİLYARDAN 75 MİLYARA ÇIKTI

Savunma sanayi bütçemizi 5,5 milyar liradan 75 milyara çıkardık. 2002 yılında sadece 62 savunma projesi yürütülürken, bugün bu sayı 750’yi geçti. Savunma sanayindeki yerlilik oranımızı yüzde 20’lerden yüzde 80’lere çıkardık. Uzay ajansımızı faaliyete geçirerek Milli Uzay Programımızı belirledik. Yerli otomobilimizi 2023 yılında yollarda göreceğiz. Şu anda Tokat, Çukurova, Rize-Artvin, Bayburt-Gümüşhane ve Yozgat havalimanlarımızın yapımı devam etmektedir. Kayseri ve Malatya havalimanlarında da yeni terminal binalarının temellerini atılmıştır. Bundan sonra da hızlı tren altyapı yatırımlarına öncelik vereceğiz.

  

TURKOVAC ACİL KULLANIM ONAYI ALDIĞINDA SERİ ÜRETİME GEÇECEK

Bildiğiniz gibi, 1,5 yılı aşkın bir süredir hayatımızda muazzam etkilerde bulunan salgında en kötüsünü geride bıraktık. Yaz mevsiminde son derece etkin bir aşılama süreci geçirdik ve halen de aşılama çalışmalarımız son hızıyla devam etmektedir. Halihazırda aşılamada 100 milyon dozu aşmış bulunmaktayız. Ayrıca bu konuda bizi en mutlu eden gelişme de Turkovac’ın Faz-3 çalışmasının tamamlanmış ve acil kullanım onayı aşamasına gelmiş durumda olmasıdır. Onay alındığı takdirde önümüzdeki aylarda seri üretimine başlanacaktır. Böylece hem vatandaşlarımız kendi ülkemizde geliştirilmiş bir aşıya erişme olanağına kavuşacak hem de ülkemiz aşı konusunda küresel oyuncular arasında yerini alacaktır. Sn. Cumhurbaşkanımızın New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda dile getirdiği gibi, ülkemizin geliştirdiği TURKOVAC aşısı milletimizin yanı sıra tüm dünyanın istifadesine sunulacaktır. Böylece Batılı ülkelerin salgın konusunda adeta kaderine terk ettiği az gelişmiş ülkelere de aşı konusunda yardım eli uzatılmış olacaktır. Ümit ediyoruz ki 2022 yılının gelmesiyle beraber bu salgını gündemimizden çıkaracağız. Ancak bilmeliyiz ki bu ancak vatandaşlarımızın aşı konusunda gerekli itinayı gösterip zamanında aşılanması ile mümkündür. Zira hastanelerimizde aktif vakaların %90’a yakını aşısız ve aşısını tamamlanmamış kişilerden oluşmaktadır. Üç doz aşı olmuş vatandaşlarımızın vaka sayıları içindeki oranı da %2’den azdır. Sağlık Bakanımızın en son paylaştığı bilgilerde görüldüğü gibi, 18 yaş ve üstü nüfusumuzda en az iki doz aşı olanların oranı yüzde 50’yi aşmıştır. Aşılanma oranlarının daha da artmasıyla beraber toplumsal bağışıklığı elde edecek ve Allah’ın izniyle eski normal yaşantılarımıza yakın zamanda kavuşabileceğiz.”  

 

“TÜRKİYE KURALSIZ GÖÇMEN AKIŞINA İZİN VERMEYECEK”

“Kuşkusuz ki ülkemizin önündeki en can alıcı meselelerden bir diğeri de göçmenler konusudur. Türkiye bugüne dek, kendi ülkesindeki vahim koşullardan kaçarak ülkemize sığınan insanlara kucak açmıştır. Ancak, Türkiye düzensiz göçün engellenmesine yönelik verdiği olağanüstü mücadelede yalnız bırakılmıştır. Türkiye üstüne düşeni fazlasıyla yerine getirmiştir, ancak artık yeni bir göç dalgasını karşılamasına imkân yoktur. Bu konuda diğer ülkeler de üstüne düşeni yapmadığı müddetçe, Türkiye kuralsız göçmen akışına izin vermeyecektir.”

 

MUHALEFETİN İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM ‘YANSITMA’DIR

“Bildiğiniz gibi, Sn. Cumhurbaşkanımız New York’ta yeni Türk Evi’nin açılışını yapmıştır. Ülkemizin gücünü ve küresel ölçekteki önemini dünyaya duyuran bu muazzam eser, içinde bulunduğumuz konjonktürde son derece büyük bir anlam arz etmektedir. Zira biliyoruz ki Türkiye artık eski Türkiye değildir. Kendi içine kapalı, dünyadan soyutlanmış, kimi ülkelerin istediği gibi yön verebileceği bir ülke değildir artık. Ekonomisiyle, ordusuyla, coğrafyasında söz sahibi oluşuyla küresel bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerleyen bir ülkedir. Suriye iç savaşında ve kararlı bir şekilde savunduğu bağımsız Filistin meselesinde Türkiye’nin nasıl önemli bir aktör olduğunu herkes görmüştür. Ancak ne yazık ki ülkemizde bütün bunları idrak edemeyip çamur atmaya çalışanlar var. Muhalefetin çarpık söylemlerine ve iftiralarına hep beraber şahit oluyoruz. Bildiğiniz gibi, en son olarak öğrencilerin barınma konusu üzerinden çeşitli yalan söylemlere bel bağlamış durumdalar. Halbuki AK Parti’nin yüksek öğretime ilişkin meseleler konusunda yıllardır nasıl atılımlar yaptığını kendileri de gayet iyi biliyor. Aslında muhalefetin bu tutumu son derece manidardır. Zira psikoloji disiplininde “Projeksiyon” yani “Yansıtma” diye bir kavram vardır. Kişi kendine ait tutum ve fikirlerini sanki karşı tarafta varmış gibi düşünür ve buna göre davranır. İşte ülkemizde muhalefetin içinde bulunduğu durum tam anlamıyla bu “Yansıtma” durumudur. Kendi basiretsizliklerini, acizliklerini, dar görüşlülüklerini, sığlıklarını karşı tarafa yansıtmaya uğraşıyorlar. Elbette beyhude bir çabadır bu. Zira Türkiye’nin 2002’den bu yana kat ettiği yol ortadadır. Bugün Türkiye’nin vardığı seviye, gelecekte ulaşacağı başarıların bariz nişanesidir. Bugün Türkiye, ekonomik olarak enerji başta olmak üzere dışa bağımlılığından gitgide kurtulmaktadır. Sn. Cumhurbaşkanımızın dile getirdiği gibi, enerji konusunda Türkiye’ye çağ atlatacak Akkuyu Nükleer Santrali’nin ilk ünitesi, Allah’ın izniyle Mayıs 2023’te faaliyete geçecektir. Keza hedefte 2. ve 3. nükleer santraller de vardır. Böylece Türkiye’nin sırtında hep yük olan enerji meselesi yakın gelecekte hallolacak ve ekonomimiz çok daha hızlı bir şekilde gelişmeye başlayacaktır. Kaldı ki bu enerji meselesi Türkiye’nin hep hedefinde bulunan sürdürülebilirlik açısından da son derece önemlidir. Bu yüzden küresel düzeyde bir aktör olarak Türkiye bu enerji meselesinin iklim üzerindeki etkileri konusunda da aktif olarak üzerine düşeni yapmaktadır. Bu itibarla, Paris İklim Anlaşması’nın önümüzdeki aylarda Meclisimizin onayına sunulması hedeflenmektedir. Elbette salgının etkisiyle meydana gelen küresel ekonomik darboğazın olumsuz etkilerini de yaşıyoruz. Son dönemde öncelikle dünya emtia piyasasında ve tedarik zincirinde yaşanan sorunlardan kaynaklanan fiyat artışları, bütün dünya ülkelerini olduğu gibi, bizi de etkilemiştir. Ancak, Türkiye bu konuda son derece kararlı bir şekilde gerekli adımları atmaktadır. Hem reel sektör hem de hane halkı için fiyat istikrarının ne kadar önemli olduğunun bilinciyle fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek için çalışmalar yapılmaktadır. İçinden geçtiğimiz küresel darboğazda bile böylesine güçlü bir performans göstermiş olmamız, çok yakın gelecekte Türkiye’nin ulaşacağı seviyenin en bariz emaresidir. Şuna gönülden inanıyorum ki sizler gibi Türkiye sevdalıları, bu topraklarda bulunduğu müddetçe, hiçbir badire bizleri yolumuzdan alıkoyamamıştır, alıkoyamayacaktır. Bu vesileyle sizler gibi vatan sevdalılarıyla bir arada bulunduğum için büyük bir gurur duyuyor ve her birinize şükranlarımı sunuyorum. “

 

TOKAT’A YAPILAN YATIRIMLARIN RAKAMLARINI PAYLAŞTI

Tokat’ın topraklarından bereket fışkırdığını ve bu bereketi paylaşmak isteyen bir yapı olduğuna işaret eden Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, Tokat’ta müthiş bir enerji var ve adeta patlamak için yer arıyor. 18 yılda çoğunluğunu çevre ve şehircilik (6 milyar TL), ulaştırma ve altyapı (5,22 milyar TL), tarım ve orman (4,2 milyar TL) ve sosyal hizmetlerin (4,2 milyar TL) oluşturduğu yaklaşık 25 milyar TL’lik yatırım gerçekleştirildi.Tokat, 5 aktif OSB’si, 7 adet KSS’si (1’i inşaat halinde), 4 adet TCDD yük ve yolcu indirme istasyonu ile ülkemizin önemli bir üretim ve ticaret şehridir. Tokat ilimizde 18 yılda eğitime yaklaşık 460 milyon lira harcandı, sağlık alanında 838 milyon TL yatırım yapıldı. Altyapı ve ulaştırmada 18 yılda 5,22 milyar yatırım yapıldı. 520 milyon liraya ihale edilen Tokat Yeni Havalimanı projesi (altyapı ve üstyapı tesisleri) fiziki gerçekleşme oranı yaklaşık yüzde 90’a ulaşmıştır.  Son teknoloji ile donatılacak olan havalimanı inşaatının yıl sonuna tamamlanması planlanıyor. Tokat-Turhal Hızlı Demiryolu Etüt Projesi başlatıldı. Bu hat Tokat ili, Samsun-Sivas (Kalın) hattı üzerindeki Turhal’dan kuzey-güney demir yolu koridoruna bağlanacaktır. Çevre ve şehirciliğe 6 milyar TL yatırım gerçekleştirildi. Çalışan nüfusun yüzde 49,1 tarım sektöründe istihdam edilmektedir.

Tarım ve ormancılık alanında 4,2 milyar liralık yatırım ve destek verilmiştir. Tarıma verilen destekler 18 yılda 10 katına çıkarak 2020 yılında 174,2 milyon TL olmuştur" diye konuştu.

 

PANDEMİ DÖNEMİNDE REKOR BÜYÜME

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati, “1999-2002 yılları arasında sadece yüzde 0,9 ortalama büyüme kaydeden ülkemiz, 2003 yılından bu yana ortalama yüzde 5,1 oranında büyümüştür. Böylece, satın alma gücü paritesine göre ülkemizi dünya sıralamasında 17. sıradan 11. sıraya çıkardık. Büyümedeki bu güçlü seyrimizi, pandeminin etkisiyle küresel ekonominin yüzde 3,2, küresel ticaret hacminin yüzde 8,3 daraldığı ve küresel çapta doğrudan yabancı yatırım girişlerinin yüzde 35 gibi rekor bir oranda düşüş kaydettiği 2020 yılında da sürdürdük. Bu pandemi yılında G20 ülkeleri arasında Çin ile birlikte pozitif büyüme kaydeden iki ülkeden biri olduk. 2021 ilk çeyreğinde de yüzde 7,2’lik büyüme ile salgının etkisinden en hızlı toparlanan ülkelerden biri olduk. İkinci çeyrekte de yüzde 21,7’lik büyüme ile dünyada İngiltere’nin ardından ikinci sırada yer aldık.”

 

ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE BÜYÜME EĞİLİMİ DEVAM EDİYOR

Bakan Yardımcısı Nebati konuşmasını şöyle sürdürdü: “Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI)’nin 2021 yılı Temmuz-Ağustos döneminde ikinci çeyreğe göre 3,7 puan artarak Ağustos ayında 54,1 seviyesine yükselmesi ve reel kesime güvenin Temmuz ayında 114,8 seviyesi ile 9 yılın zirvesine çıkması üretimin 3. çeyrekte de güçlü olarak devam ettiğini bizlere göstermektedir. 2. çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre toplamda yüzde 22,7 artan hizmetler sektöründe salgının olumsuz etkilerinden kurtulmaktayız. Nitekim Hizmet sektörü güven endeksi, Kovid-19 kısıtlamalarının olduğu Nisan-Mayıs ayından sonra artışını sürdürmektedir. Ağustos ayında da yüzde 1,2 artarak 116,1 seviyesine yükselmiştir.”

 

2021’İ YÜZDE 9 CİVARINDA BİR BÜYÜME İLE KAPATACAĞIZ

Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Nureddin Nebati’nin konuşmasında öne çıkan diğer başlıklar şöyle: “2021 yılını yüzde 9 civarında bir büyümeyle kapatacağımızı öngörmekteyiz. Uluslararası kuruluşlar da ülkemize yönelik büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etmişlerdir. Örneğin; Goldman Sach Türkiye’nin 2021 yılı büyüme beklentisini yüzde 9,5’e, Fitch Ratings yüzde  9,2’ye ve JP Morgan yüzde 8,4’e yükseltmiştir. Geçtiğimiz günlerde OECD de küresel büyüme tahminini yüzde 5,8’den yüzde 5,7’ye çekerken, Türkiye büyüme tahminini yüzde 8,4’e yükseltmiştir.

 

MİLLİ GELİRİMİZ 2024’TE TRİLYON DOLARIN ÜZERİNE TAŞIYACAĞIZ

Milli gelirimizi de 2002 yılında 238 milyar dolar seviyesinden 960 milyar dolara kadar yükseltmiştik. Son dönemde yaşadığımız olaylar nedeniyle bir miktar düşen milli gelirimizi bu yıl 800 milyar doların üzerine, OVP dönemi sonunda (2024) da yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüyerek 1 trilyon doların üzerine taşıyacağız inşallah.

Dünya İhracat Pastasından Aldığımız Pay Artıyor, Cari Açık İyileşiyor

2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatımız 17 Eylül tarihinde yıllıklandırılmış olarak 211 milyar dolara ulaştı. Böylece, dünya ihracat pastasından aldığımız pay %1 seviyesine ulaştı. İhracattaki bu artış ile paralel olarak 1 milyar $’ın üstünde ihracat yaptığımız ülke sayısı 2002’de 8 iken, 2021 Temmuz ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatta 42’ye, ürün sayısı da 2002’de 9 iken, 2021 Temmuz ayı itibarıyla yıllıklandırılmış ihracatta 46’ya yükselmiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı Ocak-Ağustos döneminde geçtiğimiz yıla göre 6,9 puan artarak yüzde 82,5’e yükselmiştir.

İhracattaki bu ivmelenmeye ilave olarak, bu yılın Ocak-Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 73,3 oranında artarak 6,9 milyar $ seviyesine ulaşan seyahat gelirleri cari dengenin iyileşmesine önemli oranda katkı sağladı. Böylece, 2020 sonunda 37,3 milyar dolar olan cari açık, Temmuz ayı itibarıyla 30 milyar doların altına (27,8 milyar dolar) gerilemiştir. Cari açığı bu yılın sonunda milli gelirimizin yüzde 2,6’sına, OVP sonunda da yüzde1’ine indirmeyi tahmin etmekteyiz.”

 

PANDEMİYE RAĞMEN İŞLETMELERİMİZİN FAALİYETLERİNE DEVAM ETMEKTE

“İşletmelerimizin pandemiye rağmen sağlıklı bir şekilde faaliyetine devam ettiğini; 2021 yılında ve karşılıksız çıkan çeklerin toplam çeklere oranının 2019 yılının ortalaması yüzde 3,2 iken, 2021 yılının ilk 7 ayında yüzde 1,0’e gerilemesi,Konkordato ilan eden şirket sayısının 2018’de 1.109 iken, 2020’de 280’e ve 2021’in ilk 7 ayında da 167’ye gerilemesi, 2020 yılında kurulan şirket sayısının kapanan şirket sayısına göre daha fazla oranda artmasında (Kurulan şirket sayısı 2019 yılında 85 bin iken 2020 yılında yüzde  20,6’lık artışla 103 bine kadar yükselmiştir. Kapanan şirket sayısı ise yüzde13,5’lik artışla yaklaşık 16 bine yükselmiştir) ve 2021 yılının Ocak-Ağustos ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre kapanan şirket sayısı azalmasına rağmen ( %10,8 azalışla 6.465) açılan şirket sayısının artması (%13,8 artışla 61.404) gibi bazı verilerde rahatlıkla görebilmekteyiz.”

 

TİCARİ FAALİYETLERDEKİ CANLILIK BİZLERİ MUTLU EDİYOR

“Yurtiçi beyaz eşya satışlarının yılın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,4 artışla 5,3 milyona yükselmesi ve otomobil satışlarının yılın ilk 8 ayında yüzde 23,3’lük artış ile 391 bine yükselmesi tüketimin güçlü olarak seyrettiğini göstermektedir. Otomobil sektöründe matraha esas sınırı arttırmamız ile birlikte sıfır otomobil fiyatlarındaki azalış bu sektörün daha da canlanmasına katkı sağlayacağını öngörmekteyiz.”

 

REZERVLERİMİZ ARTIYOR, DÜŞÜK BORÇLULUK İLE ÖVÜNÜYORUZ

“Geçtiğimiz aylarda muhalefetin ağzına sakız ettiği rezervlerimiz de artış eğilimindedir. Geçen yılın 15 Mayıs’ında 84,4 milyar dolar olan TCMB brüt rezervlerimiz yüzde 42,3’lük artışla 120,1 milyar dolara ulaşmıştır. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında düşük borçluluk düzeyine sahip olmak ile övünmekteyiz. Yakın zamanda yayınlanan Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) Küresel Borç İzleme Raporu’na göre, Türkiye ekonominin her bir bileşeninde düşük borçluluk düzeyine sahiptir.”

 

HAYAT PAHALILIĞI İLE MÜCADELEMİZ SÜRMEKTE

 Salgın sebebiyle devletlerin uyguladığı genişleyici para ve maliye politikaları, kuraklık, tedarik zincirlerindeki aksamalar ve küresel ekonomik aktivitenin canlanmaya başlaması dünya genelinde ham madde ve emtia fiyatlarının (brent tipi petrol yılbaşına göre yüzde 44 artışla 75 dolara ulaşmıştır) artmasına neden olmuştur. Bu durum hem dünyada hem ülkemizde fiyatlar genel seviyesinin hedeflerin üzerinde artmasına neden olmaktadır. Örneğin;İngiltere’de de TÜFE Ağustos ayında (yıllık % 3,2 artarak) 2012’den bu yana en hızlı yükselişini kaydetmiştir. ABD’de, TÜFE, 2020 Mayıs ayında yüzde 0,1 olmasına rağmen, 2021 Haziran ayında 54 katına çıkarak yüzde 5,4 seviyesinde gerçekleşmiştir Avro Bölgesinde 2020’nin son 5 ay ayında negatif enflasyon görülmesine rağmen, 2021’nin Ağustos ayında (%3,0 ile) son 10 yılın en yüksek enflasyonu görülmüştür. (2019 Ağustos’tan 2020 sonuna kadar negatif ÜFE görülen Avro Bölgesi’nde, 7 ay gibi kısa bir sürede ÜFE yüzde 11,2 seviyesine ulaşmıştır.) Brezilya’da TÜFE 2020 Mayıs ayında yüzde 1,9 iken, 2021 Temmuz ayında 5,1 katına çıkarak yüzde 9,7 olarak gerçekleşmiştir. OECD ülkelerinin ortalamasında TÜFE, 2020 Mayıs ayında yüzde 0,6 iken 2021 Haziran ayında 7 katına çıkarak yüzde 4,2 olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizde enflasyon ile mücadelede Merkez Bankamıza maliye politikaları ve yapısal önlemler ile katkıda bulunmaktayız. Haziran ayının sonunda Fiyat İstikrarı Komitesi’ni kurduğumuzu sizlere hatırlatmak isterim. Ekonomi politikalarının eşgüdüm içerisinde daha bütüncül bir yaklaşımla oluşturulmasını ve daha etkin uygulanmasını sağlamak amacıyla kurulan Ekonomi Koordinasyon Kurulu, fiyat istikrarının sağlanmasına da katkı sağlayacaktır. TL mevduatlara stopaj desteğinin uygulama süresini Eylül sonuna kadar uzatmamız da enflasyon ile mücadelemize katkı sağlayacaktır. Ayrıca, son zamanlarda fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek için çalışmalar yapmaktayız. Para ve maliye politikalarının güçlü eşgüdümü ile enflasyonun kalıcı olarak düşük tek haneli seviyelere indirilmesini amaçlıyoruz.

 

İSTİHDAM DESTEKLERİMİZ DEVAM ETMEKTEDİR

Her ne kadar istihdam geçen yılın Nisan ayına göre 3,5 milyon artsa da istihdamı desteklemeye devam ediyoruz. Buna göre; Kadınların ve gençlerin istihdamını desteklemek amacıyla yatırım teşviklerindeki sosyal güvenlik prim desteği süreleri artırılmıştır. Buna ilaveten Genç İstihdam Ulusal Strateji Belgesi hayata geçirilmektedir. Programda öğrencilere staj ve diğer yetenek yönetimi bilgileri verilecek, mesleki rehberlik öğretilecektir. Öğrencilerin iş hayatına geçiş öncesi farkındalıkları kariyer merkezleri ile güçlendirilerek reel sektörün talep ettiği beceriler sağlanacaktır. 75 liralık asgari ücret desteğini yasalaştırarak 2021 yılında da devam ettirdik. Ekonomi Reform Programı ile kamuoyuna duyurulan, mikro ve küçük ölçekli firmalarımızdan likidite sıkıntısı çekenlere yönelik istidama kattıkları her bir ilave kişi için KGF kefaletiyle 100 bin TL’lik krediye erişim imkânı sağlanacağına ilişkin eylem kapsamında “İlave İstihdam Destek Paketi”, Bakanlığımız kefalet desteği ile SGK, İŞKUR ve KGF işbirliği ile hazırlanmıştır.  İlave İstihdam Destek Paketi kapsamında çalışan sayısı 50’nin altında olan mikro ve küçük işletmeler azami 500 bin TL kredi kullanabilecektir. Her bir işveren sağladığı her bir ilave istihdam için azami 100 bin TL kredi kullanabilecek olup, azami 5 ilave istihdama kadar kredi imkânı sağlanacaktır. Kredi 2 yıl vadeli olup, ilk 6 ayı geri ödemesiz kullandırılacaktır. İstihdam taahhüdünü yerine getiren firmanın, istihdama kattığı her 1 kişi için 12 ay boyunca ödediği sosyal sigorta ve işsizlik sigortası primleri firmaya katkı olarak kredi faiz bakiyesinden düşülecektir. Böylece ilave istihdam oluşturan firmalar, düşük finansman maliyetiyle kredi kullanma imkânına kavuşacaktır. Son 19 yılda 9,5 milyon arttırdığımız istihdamı, OVP döneminde de inşallah yılda ortalama 1 milyon 170 bin artıracağız.

 

DOĞRUDAN PANDEMİ DESTEĞİ YIL SONUNDA MİLLİ GELİRİN YÜZDE 3,5'İNE ULAŞACAK

Salgından etkilenen işletmelerimize çeşitli hibe destekleri sunuldu. Vergi ve sosyal güvenlik prim ödemelerinde ertelemeler getirildi. KDV ve kira stopajlarında indirimler gerçekleştirildi. Son olarak attığımız adım da salgından etkilenen konaklama, yeme-içme, ulaşım, iş yeri kiralama ve diğer hizmetlerde bu indirimlerini Eylül sonuna kadar uzatmak oldu. Böylece, toplamda 675,2 milyar lirayı bulan hibe ve desteklerle bu netameli süreçte milletimizin yanında olduk. Bu hibe ve desteklerin ekonomik büyüklüğünün toplamda 734,2 milyar TL olacağı tahmin etmekteyiz. Bugüne kadar bütçeden ve çeşitli fonlardan sunduğumuz 151 milyar liralık desteğin yılsonunda 195 milyar liraya, yani milli gelirimizin yüzde 3,5’ine ulaşmasını bekliyoruz.

 

EKONOMİ REFORM PAKETİNDE İLK YARI İÇİN ÖNGÖRDÜĞÜMÜZ EYLEMLERİ BAŞARIYLA TAMAMLADIK

Kamuoyuyla 12 Mart’ta paylaştığımız Ekonomi Reform Programında yer alan 154 eylemin yüzde 78’i bu sene tamamlanacaktır. Haziran ayı sonuna kadar tamamlanma süresi koyduğumuz 35 eylem başlığından 31’i bitmiş durumdadır. Geriye kalan 4 eylemden 2’sinin teknik çalışmalarında sona gelinirken, kanunla hayata geçirilecek 2 eylem için de Meclisimizin takdiri beklenmektedir. Biten eylemler ile 200’den fazla kurumun hesaplarını tek hazine kurumlar hesabına aktarılması, tasarruf genelgemizin yayımlanması, Kredi Garanti Fonu teminatıyla beşinci ve altıncı bölgelerde imalata dayalı ve ihracatı önceleyen yatırımlara uzun vadeli kredi desteği sağlanması, sebze ve meyve zayiatının azaltılması için soğuk zincir ve soğuk hava ünitesi destek mekanizmasını oluşturulması ve 18 yaş altındaki çocuklarımızın bireysel emeklilik sistemine girebilmesi gibi adımlar attık.

 

FİNANSAL YENİDEN YAPILANDIRMANIN SÜRESİ 2 YIL DAHA UZATILDI

İşletmelerin banka gibi finansal kuruluşlardan sağladıkları kredilere ilişkin olarak alınacak tedbirlerle geri ödeme yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve istihdama katkıda bulunmaya devam etmelerine imkân verilmesi amacıyla Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları (FYYÇA)’nın uygulama süresi 2 yıl daha uzatılarak 19 Temmuz 2023’e kadar bankalarla şirketler finansal yeniden yapılandırma anlaşmaları yapabilecektir. FYYÇA Büyük Ölçekli Uygulama kapsamında bugüne kadar 214 firmanın 66,3 milyar TL’lik borcu yapılandırılmıştır. FYYÇA Küçük Ölçekli Uygulama kapsamında ise 29 firmanın 343 milyon TL’lik borcu yapılandırılmıştır.

 

YAPILANDIRMA KANUN’UNDA SON BAŞVURU TARİHİ 30 EYLÜL

Önemli güncel gelişmelerden biri de birçok kesimin beklediği Yapılandırma Kanunu’dur. Kanun ile bir önceki dönemlere ait kesinleşmiş alacakların yapılandırılması, matrah ve vergi artırımı, işletme kayıtlarının fiili durumlarına uygun haline getirme imkânı, işletmelerin bilançolarında yer alan gayrimenkuller ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler için yeniden değerleme yapma imkânı gibi kolaylıklar sunduk. Diğer taraftan, bazı kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarına olan borçların yapılandırılması ve karşılıksız çıkan çek, protesto edilmiş senet gibi ödemelerini zamanında yapamamış kişilerin yükümlülüklerini yerine getirmeleri halinde geçmiş ödeme performanslarına ilişkin olumsuz kayıtların dikkate alınmayacağı hususunda düzenleme yapılmıştır. Bu kapsamda,  4,3 milyon mükellef başvurmuş ve 108,2 milyar liralık borç yapılandırılmış ve 7,4 milyar liralık tahsilat gerçekleştirilmiştir. Siz değerli işletmelerimizin yapılandırma Kanunundan yararlanmanız için 30 Eylül’e kadar başvuruda bulunmanızı bekliyoruz. Yangın ve sel afetleri sebebiyle mücbir sebep ilan edilen yerlerde ise son iki yapılandırmaya ilişkin taksit ödeme süreleri mücbir sebep halinin sona ermesinden itibaren 1 ay sonrasına ertelenmiştir. Söz konusu afet bölgelerinin bir kısmında 31 Aralık 2021, bir kısmında da 1 Kasım 2021’e kadar mücbir sebep ilan edilmişti. Fakat 2. ve diğer taksitlerin ödeme zamanlarda herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

2021/09/2021-09-23-22-07-54.jpg
2021/09/2021-09-23-22-07-57.jpg
2021/09/2021-09-23-22-08-01.jpg

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • binpişman
    3 hafta önce
    ya ya ne demezssin çok müthiş bi enerji var lakin zamlarla vergilerle cezalarla envayi çeşit göçmenlerle güvendiğimiz dağlara kar yağdırmakla tamamen tükettiniz enerjimizi size o*** güvenimizi binpişman ettiniz verdiğimiz oylara
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
TOKAT’TA PROJELERİ HIZLANDIRACAĞIZ
TOKAT’TA PROJELERİ HIZLANDIRACAĞIZ
Patlayan lastik kaza yaptırdı: 4 yaralı
Patlayan lastik kaza yaptırdı: 4 yaralı