Tokatlı Hukukçular Buluşması gerçekleşti

Tokatlı Hukukçular Buluşması gerçekleşti

Tokat Barosu ev sahipliğinde “5. Tokatlı Hukukçular Buluşması”Türkiye’nin birçok farklı ilinde görev yapan Tokatlı hukukçuların bir araya gelmesini sağladı. Gündemde ise yargı reform paketi vardı

30 Eylül 2019 - 11:18

Tokat Barosu ev sahipliğinde “5. Tokatlı Hukukçular Buluşması” 28 Eylül 2019 cumartesi günü düzenlendi. Programda ilk olarak hukukçular kahvaltıda bir araya geldi ve daha sonra şehir gezisi yapıldı. Ardından 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı’nda Yargıtay 13. Ceza Dairesi Başkanı Vuslat Dirim’in moderatörlüğünde yapılan panele il dışında görev yapan Tokatlı hakim ve savcılar kentte görev yapan hakim ve savcılarla bir araya geldi.

Tokat Cumhuriyet Başsavcısı Dr. Aydın Turhan da programda hazır bulundu.

BARO BAŞKANI AÇILIŞ KONUŞMASINI YAPTI

Panel öncesinde Tokat Barosu Başkanı Melih Yardımcı yaptığı açılış konuşmasında toplantının Türkiye’de eşi olmayan bir toplantı olduğunu söyledi. Amaçlarının Tokatlı hukukçuları birbirine kaynaştırmak, birleştirmek ve destek olmalarını sağlamak olduğunu ifade eden Yardımcı, “Ülkemizde benzeri olmayan bir toplantı düzenliyoruz. Ülkenin değişik illerinde görev yapan hakim, savcı, noter, avukat meslektaşlarımızın buluşturan böyle bir toplantı bildiğim kadarıyla hiçbir ilde yok. Biz sayısı her geçen gün artan büyük bir ailenin mensuplarıyız. Bu ailenin mensupları olmaktan büyük gurur duyuyorum. Aramızda her yaş ve meslek grubundan hemşerilerimiz var. Bu buluşmanın amacı Tokatlı hukukçular arasındaki dayanışmayı en üst seviyeye çıkarmak, yüksek yargı organlarında, Adalet Bakanlığı bürokrasisinde görev alan kıymetli konuklarımızla, Tokat il genelinde görev yapan hakim, savcı, avukat meslektaşlarımızı bir araya getirmek, tanışmak, mesleki görüş alışverişinde bulunmaktır. Bu büyük toplantıyı devam ettirmek kıymetli ama en büyük kıymet bu toplantıyı başlatmak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

 

YARGI REFORM PAKETİ ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜ

Melih Yardımcı, yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte yargı reform paketinin yasalaşmasını beklediklerini belirterek, “Uzun bir süredir baroların da katkısıyla yargı reform paketi hazırlandı, bu paket artık ete kemiğe büründü. Bizim muradımız, yasama yılının açılmasıyla birlikte bu paketin biran önce yasalaşması. Dünyanın en mükemmel yasasını da yapsanız iş uygulayıcıya geliyor. Bizler hukukçu olarak zor ama bir o kadar vebali büyük bir iş yapıyoruz. Karşımıza gelen insanların; sosyal, ekonomik, dini etnik kimliğine bakmadan hukuk kuralları önünde herkese eşit muamele göstererek, adil davranmak, herkese hakkını teslim etmek, bunun için çalışmak zorundayız. Tokat için artı parantez açmak istiyorum. Tabii ki her yerde çalışacağız ama bir Tokatlı olarak doğup büyüdüğümüz, bizi var eden bu toprağa karşı, Tokat’a karşı ayrı bir sorumluluğumuz olduğunu unutmayalım. Hangi görev ve makamda olursak olalım Tokat’ın ihtiyaçlarına ayrı bir önem vermenin hepimizin boynun borcu olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

 

BAKAN YARDIMCISI KUŞ:YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR

Adalet Bakan Yardımcısı Uğurhan Kuş da, “Yargı mensupları olarak içinde bulunduğumuz yoğun çalışma temposu arasında bu tarz organizasyonlar bizlere hem bir nefes alma imkanı tanımakta hem de aramızdaki bağın kuvvetlenmesine vesile olmaktadır. Türkiye’de ilk ve tek olma özelliğini taşıyan ve artık gelenekselleştiğini düşündüğüm, bu nedenle önemsediğimiz ve değer verdiğimiz bu buluşmaların sosyal, kültürel ve mesleki yönünün bulunması nedeniyle ayrı bir önem taşıdığını düşünüyorum. Bu güzel günde bir araya gelmemize vesile olan bütün arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” dedi.  Yargı Reform Strateji Belgesine ilişkin bilgi veren Uğurhan Kuş, şunları kaydetti: “Yargı bürokrasisi olarak yoğun bir tempo ile çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde yargı için bir referans metin ve pusula olarak, 9 amaç; 63 hedef ve 256 faaliyetin bulunduğu “Güven veren ve erişilebilir adalet” vizyonu ile kamuoyuna açıklanan “Yargı Reformu Strateji Belgesi” ile gerek meslektaşlarımızın yükünün hafifletilmesi gerekse hukukun üstünlüğünün güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin daha etkin korunup geliştirilmesi, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının güçlendirilmesi, sistemin şeffaflığının artırılması, yargısal süreçlerin basitleştirilmesi ve adalete erişimin kolaylaştırılması ile adalete güvenin artırılması hedeflenmektedir.  Yargı Reformu Strateji Belgesinde ‘Hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi’, ‘Yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi’, ‘İnsan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması’, ‘Performans ve verimliliğin artırılması’, ‘Savunma hakkının etkin kullanımının sağlanması’, ‘Adalet erişimin kolaylaştırılması ve hizmetlerden memnuniyetin artırılması’, ‘Ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması’, ‘Hukuk yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi ve etkinliğinin artırılması’, ‘Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılması’ başlıklarıyla 9 amaç yer almaktadır. Belirtmiş olduğum amaçlara ulaşmak için ise 63 hedef ve 256 faaliyet stratejimizin içeriğini oluşturmaktadır. Meclise paketler halinde sunulması planlanan Strateji belgesinin yasalaşması ile birlikte yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, hak ve özgürlükler, mağdur hakları, adalete erişim, lekelenmeme hakkı, hakim-savcı yardımcılığı, avukatlık mesleğine giriş sınavı, hakimlik mesleğinde ihtisaslaşma gibi konularda yeni dönem başlayacaktır.”

 

ZENGİN: 30 EKİM’DE KANUN TEKLİFİ VERİLECEK

Tokatlı Hukukçular Buluşmasının özel bir çalışma olduğunu belirten Tokat Milletvekili Özlem Zengin, emeği geçenlere teşekkür etti. Kamuoyunda “hukuk” konuşulurken haksızlık yapıldığını, Türkiye’de yargının diğer ülkelerle rekabet edecek kadar iyi düzeyde olduğuna işaret eden Özlem Zengin, “Fakat yargı o kadar hızlı yaşayan bir şey ki; hayatın hızlı gelişiminde olduğu gibi yargı sistemi de hukuk kaideleri sabit kalsa bile o kadar dinamik bir alan ki içinde yaraların olmaması mümkün değil. Bütün mesele bizim bu yaralarımıza, meselelerimize Türkiye’de hem bireysel hem toplumsal manada kendi birikimimizle nasıl bir çözüm ürettiğimiz. Böyle bakıldığı zaman bu arayışlarımızı da çok tabii görmek lazım. Meclis kapanmadan önce yaklaşık 1 yıldır tartıştığımız bir konu yargıyla ilgili yapacağımız çalışmalar. Belirli bir aşaması geçildi, büyük bir ihtimalle 30 Ekim’de Meclis açılmadan bir gün önce Kanun teklifi olarak vermeyi planlıyoruz. Şu arada da infaz kanunu ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Geçtiğimiz yıl da zaten yargıya münhasır bir çalışmayla meclis faaliyetine başlamıştı. Ben de Grup Başkan Vekili olarak Adalet Komisyonuyla ilgili süreçleri takip ediyorum. Böyle bakıldığı zaman bu süreçlerin Türkiye için çok faydalı; yokluktan, azlıktan ziyade daha fazlasına talip olmaya dair bir sürecin devamlılığı olarak görmek lazım. Hukukun varlığından ziyade yokluğunda idrak edilen bir kavram, bunu kabul ediyorum. Her şey yolundayken insanlar ‘hukuk nerede?’ demez, biz yoklukla beraber arayış içerisine giriyoruz. Ama bu bunu sahip olmadığımız anlamına gelmiyor. Hukuk aslında ne kadar farklı olursak olalım, Türkiye’de ve dünyada ortaklaşabileceğimiz en önemli kavram; bunun altını çizmek istiyorum. Böyle bakıldığı zaman hukukun Türkiye için ayrıştırıcı değil, tam tersine birleştiren, kuşatan, problem çözen ve nihayetinde de ümit veren bir müessese ve kavram olduğunu düşünüyorum. Geleceğe dair ümit veriyor; kadınlara, gençlere, demokrasiye.. Böyle bakıldığında bence hukuk çok daha olumlu anlamda anlatılmayı, olumlu kelimelerle ifade edilmeyi ve yaptığımız işlerde daha ziyade olumlu işlerin altını çizmeyi hak eden bir müessese.” şeklinde konuştu.

 

“KURUMLAR BİRBİRİNE AŞIRI YÜK ATFEDİYOR”

Yasama-yürütme- yargı ayrılığı kavramının yanlış anlamlandırıldığını söyleyen Tokat Milletvekili Özlem Zengin, “Yasama-yürütme-yargı hep bildiğimiz bir kavram ayrışması meselesi. Her birimizin yarı ayrı sorumluluk alanları var. Ama bu sorumluluk alanları Mecliste de gündeme geliyor, sanki birbirimize selam vermeyecekmişiz gibi; yargı yasamaya, yürütme yasamaya dönüp bakmayacak, birbirini görmeyecek bir yapıymış gibi anlatılıyor. Katı kuvvetler ayrılığından kastettiğimiz bu değil elbette. Sağ elin sol eli görmemesi gibi bir şey söz konusu olabilir mi, sağ gözün sol gözle temas etmemesi gibi bir şey söz konusu olabilir mi. Ancak bunlar beraberken bir anlam ifade ediyorlar. Fakat yaptığımız işlerde şunu görüyorum. Kurumlar birbirine aşırı yük atfediyor. Yargı işini yaparken asıl sorumluluklarını başka yerlere; kah yasamaya kah yürütmeye ötelediği zaman ya da yasama için de aynı şeyi söyleyebiliriz; herkes bulunduğu yerde sorumluluklarını başkalarına ötelediği zaman birbirimizin yükünü çok ağırlaştırıyoruz.” ifadelerini kullandı.

 

Konuşmaların ardından Yargıtay 13. Ceza Dairesi Başkanı Vuslat Dirim moderatörlüğünde düzenlenen panelde HİGM Daire Başkanı Mehmet Aykut Cihangir, Yargı Reform Stratejisi Belgesi, Yargıtay Tetkik Hakimi Tolga Onur, Yargıtay 16’ıncı Ceza Uygulamaları, Avukat Hadiye Ardahanlı, 1. Dünya ve Kurtuluş Savaşında Onbeşliler konu başlıklarında açıklamalarda bulundu.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
REŞADİYE TERMALİN SICAĞI ERBAA GENÇLİĞİ TERLETEMEDİ
REŞADİYE TERMALİN SICAĞI ERBAA GENÇLİĞİ TERLETEMEDİ
“İYİLEŞEYİM YİNE CEPHEYE DÖNECEĞİM”
“İYİLEŞEYİM YİNE CEPHEYE DÖNECEĞİM”