>
TOKATSPOR’DA 2000-2001 RUHUNU YAŞATAN YILDIZLAR

TOKATSPOR’DA 2000-2001 RUHUNU YAŞATAN YILDIZLAR

Spor Müdürümüz Arif Sağdıç, 2000-2001 Sezonunda Tokatspor takımının Şampiyonlukta başarıları olan efsane futbolcularla özel röportajlar yapmaya devam ediyor. Arif Sağdıç'ın bu seferki konuğu Kurtuluş Dölek oldu.

18 Ekim 2021 - 20:15

SORU: ARİF SAĞDIÇ: KURTULUŞ DÖLEK KİMDİR?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: Kurtuluş Dölek 05.02.1978 Yılında futbolun beşiği Trabzon’da soğuk kış ayında dünyaya geldi. Tabi bizim zamanımızda şimdiki gibi insanların yaşantılarında böyle lüks yaşantı çok yoktu. Önce her çocuk gibi ben de eğitimimi yani İlkokula Trabzon’da başladım ve okudum, eğitim durumlarımı kendi doğduğum il olan Trabzon’da yaptım.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: FUTBOLA NASIL BAŞLADIN?

CEVAP: KURTUŞU DÖLEK: Dünyada futbolda güney Amerika ülkesi Brezilya, Türkiye’de ise futbol denilince akla ilk gelen il olan Trabzon gelir. Bende her futbolcu gibi Trabzon’da futbola mahalle aralarında o zamanlar şimdiki gibi kaliteli toplar meşin yuvarlağın peşinde koşarak başladım. İlk spor kulübüm ve takımım ise Trabzon Doğanspor takımında futbola başladım. Ama yaşımı sorarsanız çocuktum yani 8 yaşında lisanslı sporcu olarak kayıtlara geçtim. Lise döneminde 2 sene Trabzon Lisesi’nde futbol okul takımında kaptanlık yaptım. Liseyi bitirdiğim sene şansım açılmaya başladı ve transfer teklifleri gelmeye başladı

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: İLK PROFESYONELLİĞE HANGİ TAKIMLA BAŞLADIN?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: Daha çocuk denilecek yaşta ilk profesyonel olarak o zaman Trabzon futbolunun söz sahibi takımlarından olan Akçaabat Sebat Gençlik spor takımına transfer oldum. O yıllarda Akçaabat Sebat Gençlik spor takımı Trabzon futbolunda söz sahibi takımlardan birisi idi.  Bu takıma geldikten sonra futbolda şansım çok açılmıştı. Her takımın abartmış olmasam doğrudur transfer listesinde adım geçiyordu. Bana çok teklifler geliyordu ama bizimde düşünmemiz gereken işlerimiz vardı.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: BAŞKA HANGİ TAKIMLARA TRANSFER OLDUN?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK:  Akçaabat Sebat Gençlik’te oynadıktan sonra sırasıyla Adıyamanspor, Kırıkkalespor, Tokatspor, Gümüşhanespor, Hopaspor, Ofspor, Araklıspor, Yıldırım Bosnaspor ve Eyüpspor’da profesyonel olarak futbol oynadım. Yani profesyonel olarak 2. Lig PTT Ligi’nde 3. Liglerde top koşturduktan sonra futbol hayatıma son noktayı koydum.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: FUTBOLCU OLMANDA AİLE DESTEĞİ ALDIN MI?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: Bir insan ne iş yaparsa yapsın aile desteği olursa başarır olmazsa başaramaz. Benim futbolculuk olma isteğime ailem çok destek verdiler. Rahmetli babam benim futbolcu olmam için bana çok destek verdi sağlığında. Babam benim Galatasaray formasını giymemi çok isterdi ama babamın bağlığında nasip olmadı bu isteği. Babam bende futbolculuk yeteneği olduğunu çok söylerdi. Beni sürekli futbola motive ederdi, sürekli futbol adamlarına benim yetenekli olduğumu söylerdi. Babam benim Galatasaray’da ve dengi kulüplerde oynayacak kapasitem olduğunu söylerdi. Yaşım 20’yi gösterirken birçok Süper Lig takımları için ismimim geçtiğini ama Süper Lig takımlarında oynamak bana nasip olmadı.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: BU KADAR İSTEKLİYKEN NEDEN SÜPER LİG TAKIMLARINA GİTMEDİN?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: Bu Süper Lig takımlarına transfer olmadımsa bu hatayı kendimde buluyorum. PTT Liglerinde 2. Liglerde, 3. Liglerde futbol oyna hem de başarılı bir futbolcusun ama Süper Lig nasip olmasın. Ben kendi hatalarımdan ve seçimlerimin yanlış olmasından dolayı hatayı kendimde buluyorum. Ama rahmetli babamın vasiyeti olan Galatasaray formasını giyemediğimse bu suçu kendimde buluyorum. Futbolu 30 yaşlarında bıraktıysam bu suçu da kendimde aramak zorundayım.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: TOKATSPOR’A NASIL TRANSFER OLDUN?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: İnanın benim Tokatspor takımına transfer olmamda Trabzon futbolunun efsane hocalarından İlyas Akçay hocamın emeği var. Bu olayı gazetenizin okuyucularıyla paylaşmak istiyorum. Ben o sezon tarihler 1997 yılında Adıyamanspor takımında futbol lig bitmişti. Yaz tatili için Trabzon’a gelmiştim. Trabzon’da amatör futbolun beşiği olan Yavuz Selim futbol sahası vardı. Bu saha Avni Aker Stadı’nın hemen bitişiğidir. Ben bu civarda gezerken değerli spor adamı İlyas Akçay hocamıza rastladım. İlyas hoca bana Tokat’ta oynayacaksın bu sene beraberiz dedi. Ben de düşünmeden kabul ettim. Çünkü Trabzon’da İlyas Akçay dedin mi duracaksın. Çok değerli bir spor adamıdır kendisi. Onun talebesi olmak beni hayli heyecanlandırır.  Benim hedefim Tokat’ta oynayacağım futbolla kendimi üst düzey takımlara kabul ettirmekti. İlk senemde Tokatspor’da fırtına gibi bir futbol oynayarak lige başladım. Ligde her şey istediğim gibi gidiyordu. Ama sezona başladığım gibi devam etseydim Süper Lig’e transferim içten bile değildi. Ancak lig başladıktan sonra yani üç hafta sonra mide ve bağırsak sorunu yaşadım. Amansız hastalığım sezon sonuna kadar devam etti. O zamanki kulüp başkanımız saygı duyduğum Dr. Ali Çelik’ti. Beni hastaneye yatırdı ve tedavi etti. Ama hastalık bütün gücümü alıyordu ve tedavi cevap vermiyordu. Hastaneden çıkıp maça yetişiyordum ama hastalıktan eski gücüme kavuşamıyordum.  Sahada performansım çok düşüktü. Bir türlü kendimi toparlayamıyordum ve bu beni çok üzüyordu.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: SAĞLIĞINIZA KAVUŞTUNUZ MU?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: O hastalık geride kalan sezon beni sahada başarısız bir futbolcu olmamada başrol oynadı. 1999 Sezonunda takım şampiyonluğa oynuyordu. Grubun lideri Tokat’ın komşu ili Sivasspor’la çekişiyorduk. Sezonda tam çekişmeli geçiyordu ama ben kendimi bir türlü toparlayamıyordum. Sahada kahroluyordum. Hastaydım, güçsüzdüm, takıma katkım olamıyordu ve bu beni çok üzüyordu. Herkes benim kötü futbolcu olduğumu düşünüyordu ama ben bu futbolcu değildim. Halbuki ben sahaların sen iyi futbolcusuydum ama bunu taraftara anlatman imkansızdı. O sene ben hastalık geçirmeseydim o takıma katkı sağlayabilseydim Sivasspor değil de Tokatspor şampiyon olurdu.  O sene hem İlyas Akçay hocama hem de Tokatspor taraftarlarına mahcup olmuştum. Kariyerim adına o seneyi boş geçirmem büyük bir darbeydi bana. Ben olsaydım Tokatspor takımının yerinde ondan sonraki sezonda anlaşma yapmazdım benimle ama nasıl olduysa İlyas hoca ve Tokatspor benimle tekrar anlaştılar. Ve sonraki sezon Trabzon’da hastalık işini hallettim ve sezona Tokatspor takımında çok iyi başladım. İlyas hocamın ve takım arkadaşlarımın sahada takdirini kazanmıştım.  Zaten sonraki sezon da şampiyon olduk.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: TOKAT’TAKİ ANILARINI PAYLAŞIR MISIN?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: Benim Tokat’taki anılarım saymakla bitmez.  Şuan bu anılarım aklıma geldikçe derin bir iç çekiyorum. Anılar yaşadığımız şampiyonluk, takım arkadaşlarım Eray, Kadir, Oktay, bombacı Ayhan, hocamız Yavuz İncedal. Her şey bir an önce gözümün önünde canlandı ama Tokat benim için bir başka şehir bir başka takımdı. Dört yılım geçti Tokat’ta. Ekmeğini yedim, suyunu içtim. Ben Tokat’a minnettarım, hatalarım olmuştur ama asla ihanet etmedim. Hep iyi niyetle hizmet etmeye gayret ettim. Biz sahada tekmeye kafa sokan futbolculardandık, biz şimdiki sporcular gibi kibar değildik, gözü kara sporculardık. Özellikle İlyas Akçay hoca biz gençlere Fatih Özdemir, Fatih Kılıç, emmi Hakan vb, agresif oynamayı aşıladı. Biz kötü oynadığımız maçlardan sonra odamızdan çıkmaya utanırdık, şimdiki oyuncular çok rahatlar. Tokat’taki anılarımı saymakla bitiremem. Şampiyon olduğumuz senenin daha ilk günleriydi. Takım yeni kuruluyordu. Başkan Hacı Ahmet beydi. Takım Tokat’ta toplanmış, tesislerde ilk etap kampını yapıyoruz. O sene takımda Yücel’de vardı. Sabah idmanını yaptıktan sonra Yücel’le birlikte çarşıya çıktık. Çarşıda gezerken başkan Hacı Ahmet beyin ofisinin önüne geldik ve Yücel dedi ki kardeşim gel başkanın ofisine uğrayalım belki ordadır dedi. İki de muhabbet ederiz dedi. Başkan ofisteydi bize karnınız aç mı dedi bize yemek söyledi Tokat kebabı söyledi. Oradan buradan konuşurken Yücel’e dedi ki bu sene şampiyon olabilir miyiz dedi. Yücel’de oluruz başkanım dedi. Başkan Yücel’e şuan çekmecede fikstür var dedi. Çekmeceyi aç fikstürü al yanıma gel, hesap yapacağız dedi. Yücel fikstürü alıp başkanın yanına oturdu. Ben de masanın üstüne oturdum. Üçümüzde eğilmiş fikstürü inceliyoruz. Başkan Yücel’in eline bir de hesap makinesi verdi. Başkan soruyor ilk maç Çankırıspor yener miyiz dedi. Yücel diyor yeneriz diyor, başkan yaz oğlum puanları hanemize diyor, yazıyor Yücel puanları. Başkan hangi maçı sorarsa Yücel üç puan diyor. Sıra geldi bay haftasına. Başkan diyor Yücel Tokatspor takımının karşısına bay yazıyor bu ne demek Yücel diyor ki başkanım bay Ankara’nın takımı Yücel diyor ki yeneriz. Yücel puanları topladı 250 puan çıktı başkan sevinçten havalara uçuyor ve ayağa kalktı bize sarıldı şampiyonuz dedi. 250 puan topladık dedi ve Yücel dedi bana tut başkanı havaya kaldıralım dedi. Başkanım ben bir ayağından Yücel bir ayağından sarıldık başkana başkanı ofisinin içinde havalara atıyoruz. O ara kapıdan içeri ne olduğunu anlamaya çalışan sekreter hanım girdi ve başkan sekreteri gördü bir an gördü sonra dedi ki kızım sen bugün izinlisin bugün gidebilirsin şampiyon olduk dedi. O günü ömrümün sonuna kadar unutamam ama sezon sonu gerçekten şampiyon olduk o sene. Bu anılarımı Hacı Ahmet başkanıma da o günü saygıyla yad ediyorum. O sezonki şampiyonlukta çok emeği var. Güzel günlerimde Tokat günlerim her şeyiyle çok güzeldi aklıma geldikçe duygulanıyorum o günler.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: TOKATSPOR’DAKİ ŞAMPİYONLUK BAŞARISINI PAYLAŞIR MISIN?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: Tokatspor takımına geldikten sonra üçüncü sezonda hedefe oynayan bir takımla yola çıkıyorduk. O sene Tokatspor’la üçüncü senemdi. Artık takım oturmuştu. Eray, Kadir, Ayhan, Mustafa Akucan, Hakan Kolomaç gibi kaliteli oyuncularla 3 sene birlikte oynamış ve altyapıdan İlyas Akçay’ın kazandırdığı Hakan Özdemir, Emmi Fatih Kılıç, Hakan gibi genç arkadaşlar da takıma adapte edilmişti. Yani İlyas Akçay takımı iyi bir seviyeye getirdi ama o sene Yavuz İncedal hocamız takımın başında göreve başladı. Yavuz hoca çok isabetli birkaç oyuncu takıma kazandırdı. Erzincanspor’dan Sedat Çelik, Sivasspor’dan Halil abi, bunlar üst düzey oyunculardı. Kaleci Sİvasspor’dan Ekrem abi ile takımda tam bir kolej havası oluşmuştu. Tabii Vejdi Ayça abim bu zemini en iyi etüt ederek hazırladı. Çok emeği vardır şampiyonlukta. Yavuz hoca da genç ve idealist bir bir hocaydı. Her sene Karadeniz grubunda mücadele ederken, o sene kuralarda Ankara grubuna düştük. Zor takımlar vardı. Zonguldak, Çankırı, Ankara Demirspor gibi iyi kurulmuş ekiplerin arasından sıyrılmak kolay olmadı. O sene bize Iğdırspor’dan Ali Kemal’de katıldı. Lig başladı ve iyi bir başlangıçla yenilmeden devam ettik. O sene Dimes Grubu takımı destekliyordu. Tesisler nizami şekilde her imkan sağlanmıştı. Hemen hemen hiç eksiğimiz yoktu. Başkan Hacı Ahmet abi ligin ilk maçlarından sonra takımdan ayrıldı. Ali Diren takımın başkanı oldu. O sene ben birkaç gol atarak şampiyonlukta katkı sağladım. Ligin son 7. Haftasına Ankara Demirspor’la aynı puanda girerken sondan 7. Maçımızı Tokat’ta oynayacaktık. Bir nevi maçın galibi şampiyon olacaktı. Maça psikolojik olarak iyi hazırlanmıştık. Bize Tokat’ta hep seneler önce Bulancakspor’la kendi evimizde berabere kalarak kaçan şampiyonluk maçını anlatırdılar. Ben üzülürdüm, keşke o maçta oynasaydım şampiyonluğu kaptırmazdım diye düşünürdüm. Seneler sonra tekrar şampiyon olmak için bir fırsat yakalamıştı. Bu sefer şampiyonluğu kaptırmazdık. Çünkü o şehir bunu hak etmiş olmalıydı. Biz bu inançla maç gününe geldik. Hatta maçtan önce bütün futbolcu anne babaları maça davet edilmiş, isteyen aileler Büyük Otel’de, isteyenler de tesislerde misafir edilmişti. Biz de takım olarak Büyük Otel’de kamptaydık. Ben annem, babam ve ailemi tesislerdeki odamda misafir ettim. Maç sabahı güneşli bir güne uyandık. Heyecandan ayaklarım titriyordu. Şuan bile yıllar sonra bu anıları yaşarken bile heyecanlanıyorum. Sahaya gittik, tribünler inanılmaz doluydu. Manzara harika, atmosfer ölüyü dirilten cinstendi. Aileler de tribünlerde yerini almıştı. Maçı kazanan şampiyondu. Masör kaşif abi ısınmada yanıma yanaştı, kulağıma eğildi, sen gölü atıyorsun ama direk bana koş olur mu dedim abi ben bugün gol atarsam nereye koşacağımı şaşırırım ama bulabilirsem sana koşarım söz dedim. Maç başladı. 20. Dakikaydı hücuma gittim. Sol çaprazdan nasıl olduysa top önümde kaldı. Ceza sahası dışıydı vurdum topun kaleye gidişi hala gözümün önünde. Büyük bir gürültü ile gol olduğunu anladım. Tarifi imkansız bir duygu. Maçı 2-0 kazandık. 2. Golü Turgay abi attı. Maçtan sonra kendimizi şampiyonluğa susamış bir halkın omuzlarında bulduk. O sene birkaç gol attım ama bu gol benim için çok anlamlıydı. Sokaklar bayram yeri gibiydi. Sabaha kadar eğlenceler anlatılır gibi değildi, devam etti.

 

SORU: ARİF SAĞDIÇ: SON SÖZLERİNİ ALABİLİR MİYİZ?

CEVAP: KURTULUŞ DÖLEK: Son sözlerimi söylerken inanın beni duygulandırdınız. Tokat şehri Tokat spor ve o ateşli taraftarları ömrümün sonuna kadar unutmam mümkün değil.  Tokat benim hayatımda güzel şirin duraklardan biriydi. Aklıma geldikçe ruhumu dinlendiren güzellikleri yeşil yapraklı elmaları ağaçları sakin sıcak insanları düşündükçe huzur doluyor içerime.  Ah diyorum bazın içimi çekerek keşke o günlerden bir tanesini son kez tekrar yaşayabilsem. Tokat stadının çimlerinde o kokuyu tekrar alabilsem, Kadir’ler, Eray’lar, Ayhan’lar, şimdi ne yapıyorlar acaba. Onlar değerli arkadaşlardı hepsi. Kader birliği yaptık biz keşke ölmeden tekrar bir gün olsa görüşsek kucaklaşsak o eski dostlarla. Şuan gözlerim doluyor. Tokat her zaman aklımda kalacaksın her şeyiyle.

2021/10/2021-10-18-20-31-58.jpg
2021/10/2021-10-18-20-32-07.jpg

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Tokat İl Sağlık Müdürlüğü’ne Öner Nergiz atandı
Tokat İl Sağlık Müdürlüğü’ne Öner Nergiz atandı
LİDER TOKAT FK TAKIMI DERBİYE HAZIR
LİDER TOKAT FK TAKIMI DERBİYE HAZIR