TOSİAD ŞUBE’NİN FAALİYETİ MERKEZİ RAHATSIZ ETTİ!

TOSİAD ŞUBE'NİN FAALİYETİ MERKEZİ RAHATSIZ ETTİ!

Merkezi Ankara’da bulunan Tokat Sanayici ve İş Adamları Derneği (TOSİAD) önceki gün TOSİAD İstanbul Şubesi’ni fesih etti. Bilindiği üzere İstanbul TOSİAD sadece İstanbul’da değil Tokat’ta da projeleri ve yoğun çalışmalarıyla tanınıyor. TOSİAD İstanbul Şube Başkanı Ender Demirtaş duruma tepki göstererek TOSİAD Merkezini yapılan projelerine dahi sahip çıkmamakla suçladı. İşte Demirtaş’ın o açıklaması;

13 Şubat 2018 - 20:28 - Güncelleme: 13 Şubat 2018 - 20:40

Tüm Tokatlılara Duyurulur!

​Bir süredir TOSİAD’ın geleceği ile ilgili bir dizi görüşmeler yapıyorduk. Bu görüşmeler ışığında, aşağıdaki hususların belirlenmesinin süreci hızlandırarak, kesin ve doğru sonuçların oluşmasına katkı sağlayacağını düşünüyorduk. Zira her gün aldığımız kararlar ve yaptığımız uygulamalar sadece o günün değil, aynı zamanda geleceğin de belirlenmesine katkıda bulunuyor. Oysa birçok kişi ve kuruluş, günü kurtarmanın peşine düştüğünden, geleceği şekillendirebilme fırsatlarını kaçırdığının farkına bile varamıyor. Daha sonra her gün karşısına çıkan güncel problem ile uğraşmak zorunda kalıyor. Özellikle son yıllarda dünyadaki rekabet şartlarının değişmesi neticesinde, kendini yenileyemeyen, AR-GE ve inovasyon çalışmalarına yeterince önem veremeyen iş insanlarımızın, yatırım ve üretim açısından görüş alanları önemli ölçüde daralmıştır. Sadece fiziksel veya mali yatırımlarımızın değil, aynı zamanda düşünsel boyuttaki bakış açımızın da vadesi kısaldı.

Karşımıza çıkan sorunların çokluğu ve karmaşıklığı, zamanımızı günlük konuların çözümüne odaklamayı zorunlu kılıyor. Oysa, her gün yangın söndürmekle meşgul olan bir toplum, refah düzeyini ve huzuru artırabilmek için, yangınları önlemeye yönelik yaklaşımlar geliştirmek zorunda.

Geleceği şekillendirebilecek yaklaşımlar ise, ister bireysel, ister özel sektör, ister kamu sektörü, ister sivil toplum kuruluşları, isterse insanlık boyutunda olsun tamamen ortak değerleri ve ilkeleri içeriyor. Aslında toplumun farklı katmanlarda değişik rolleri üstlenen kişiler aynı kişiler. Dolayısıyla, bu bütünsellik aynı zamanda bir tutarlılık oluşturarak farklı rolleri uyum ile yürütebilme yeteneği de sağlıyor.

Bu bütünsel yaklaşım, sahibi biz olalım ya da olmayalım, sonuçta fiilen kullandığımız kaynakları etkin ve etkili olarak kullanmayı ve getirisini paydaşlar arasında adil olarak paylaşmayı sağlayacak bir yönetim anlayışının, yönetim kalitesinin hayata geçirilmesini gerektiriyor. Dün belki bu gerekli değildi, ya da henüz erkendi ama; bugün artık zorunludur. Varlığını devam ettirebilecek bir STK için şarttır.

Geleceği şekillendirebilmenin ortak ilkeleri ise şu şekilde özetlenebilir:
Birincisi, geleceği şekillendirmek isteyenler, nasıl bir gelecek istediklerinin hayalini kurmalı, düşünce ve içerik geliştirmelidirler. Sonuçlar ve başarılar sadece önüne çıkan problemleri çözerek değil, geleceğe hazırlıklı olarak ve eldeki kaynakları fırsatlara yönlendirerek sağlanır .Şans fırsatla hazırlığın birleştiği noktada doğar. Geleceği şekillendirmenin özeti burada yatıyor. Geleceği şekillendirmek demek, gelecekle ilgili fikri hazırlığı yapmak demektir. O yüzden dir ki, göreve talip olmadan evvel tüm TOSİAD yönetici adaylarının, TOSİAD‘ın tüm paydaşlarının beklentilerini belirlemek ve herkesle bir anlam bütünlüğü sağlaması şart diye düşündük. Bu, tüm paydaşların lehine bir tespit gereksinimiydi. İstanbul şubesi olarak bunu yapmak istedik. Ve Tokat’ta çalıştay yaptık. Ortaya ciddi bir rapor çıktı. Lakin Ankara TOSİAD buna sahip bile çıkmadı.

İkincisi, arzulanan geleceğin değer yaratıyor olmasına odaklanma konusudur. İnsanlar için fayda sağlayan, kaynakları verimli ve etkin kullanan, süreçleri ve sonuçları kaliteli olan girişimlerin başarı şansı daha yüksek olacağından, genel merkezden bu yönde bir girişim bekledik ama göremedik, biz yapmaya çalıştık türlü konularla karşı karşıya geldik. Eğer bir kurum gelecekte değer yaratabilecek bir sisteme sahip değilse kendi varlığını asla sürdüremez.

Üçüncüsü, geleceği şekillendirmek için, arzulanan gelecekte hangi kaynakların, hangi noktalarda harekete geçirileceğini belirlememiz gerekiyordu. Bu noktada, kaynakların ve sonuçların sadece kurumun içinde değil, dışında da olacağı çok iyi anlaşılmalıydı. Bu nedenle, işbirliklerine açık olmak, hedef için kaynakları harekete geçirebilecek en iyilerle çalışmak ve onların gelişimini desteklemek gerekiyordu. Etkilenmesi gereken alanın sadece yönettiği kurumla sınırlı olduğunu düşünenler, geleceği şekillendirmede zorluk çekerler. Böyle düşünenlerin vizyonları çok sınırlı ve tutucu kalır, etkileri çevrelerine yayılamaz. Dolayısı ile bizler; üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve kurumları ile işbirliği içerisinde olmalıydık. Dışımızdaki bu kaynakları TOSİAD‘ın marka değerine katkı sağlaması amacıyla kullanmalıydık. Elbette ki etik dışı olmayan, ilkelerden sapmayan bir anlayışla işbirlikleri yapacaktık. Hal böyleyken; TOSİAD yeni ilişkilere ve iş birliklerine ne kadar açık olduğunu tespit etmeliydi. Zira; işlerinde en iyi olanlarla çalışmak, bazen kişilerin egolarına, duygularına, otoritelerine, liderlik alışkanlıklarına ters düşebilir. TOSİAD’ı yöneten kişilerin buna hazır olmadığını maalesef tecrübe etmiş bulunmaktayız.

Dördüncüsü, geleceği şekillendirebilmek için çevredeki gelişmeleri sürekli olarak izlemek, bilgiye ve öğrenmeye tutkulu olmak ve sürekli gelişmeyi hedef edinmek gerekiyor. Dünyayı, toplumu, piyasayı, teknolojiyi, takımını ve kendisini iyi tanıyanlar geleceği şekillendirebilmek için bugünden atılması gereken adımları daha net olarak görebiliyorlar. Hal böyleyken; TOSİAD’ın geleceği ile ilgili kararları alan kişilerin kimlikleri ve yaklaşımları ciddi önem kazanmaktaydı. TOSİAD genel merkezinin, oluşturulacak olan, yeni yönetim anlayışına sıcak olmadığını üzülerek, geçtiğimiz bir yıllık süre içerisinde maalesef tanık olduk.

Beşincisi, geleceği şekillendirmek için iletişime ve güven yaratan liderliğe gereksinim var. İletişimin arttığı ağların bu kadar hızlı ve etkin olduğu bir dünyada, başkalarının kaynaklarını harekete geçirebilmek için, bu ağlara güven vererek, onların kaynaklarını TOSİAD’ın lehine yönlendirmeye yetecek nitelikte ve yeterlilikte liderlik vasıfları gerekiyordu. Oysa bu tamda böyle değil. Bazı patron tipleri vardır; her şeyi bilirler, egoları hiç bitmez, hep birilerine ne yapması gerektiğini söyler, kendi çalışanlarını kendilerine rakip olarak görürler maalesef genel merkez yöneticileri de bizleri kendinize rakip olarak gördüler. Her yaptığımız işe “böyle olamaz!” diyerek ellerinin tersiyle ittiler. Oysa biz kimsenin ikbalinin peşinde koşmadan ülkemize, milletimize Tokatlı iş adamlarımıza ve tüm Tokatlılara hizmet etmek ve fayda sağlamaktan başka bir derdimiz asla olmadı, bundan sonra ki alacağımız görevlerde ve sorumluluklarda da olmayacak.

Altıncısı, geleceği şekillendirmenin insanın kendi içinde başladığını anlayarak, şekillendirilmeye çalışılan gelecekle önce kendi düşünce, değer ve davranışlarınızı uyumlu hale getirmeliydiler. Tutarlılık sağlayabilmek ve güven verebilmek için düşünce-söylem-eylem birliğinin büyük önem taşıdığını unutmamalıydılar. Geleceği şekillendirmek, sorumluluk üstlenerek, inisiyatif alarak ve inanç doğrultusunda harekete geçerek gerçekleştirilebiliyor. Yani örneklemek gerekirse; yönetici erkin almış olduğu kararların hayata geçmesi için, bütün üyelerin kayıtsız, şartsız elinden gelen tüm çabayı sarf etmesi gerekmekteydi. Kurum dışındaki ortamlarda, her ne kadar farklı fikirlerde bile olsak, aldığımız kararlarda söz ve eylem birliği bozulmamalıydı. Bizlerle başka, diğerleriyle asla başka konuşmamalıydılar.

Yedincisi, geleceği şekillendirmek uzun soluklu bir odaklanmayı gerektiriyordu. Bu nedenle, yüz metrelik sprinte değil, uzun bir maraton koşmaya hazırlanmalıydık. İnsanın kendi içindeki olumlu düşünce, çevresine de pozitif enerji olarak yayılır, insanın dengeli bir yaşam kurması, misyon doğrultusundaki çabaların sürdürülebilirliğini sağlar. TOSİAD, genel merkez yöneticilerinin bu yol mesafesini nasıl tanımladığını, menzillerinin ne olduğunu kavrayamadık. Zira topluma hizmet üreten sivil toplum kuruluşlarında gizli kararlar, kulis sözleri, kişisel ikbal hedefleri olmaz. Ne varsa açık toplantılarda yapılır ve yayınlanır. Kişiler de bunlara göre yetenekleri oranın da katkı sağlar.

Sevgili Dostlarımız;
Kamuoyunda (sosyal medya, internet sitesi v.s.) paylaşılan metinlerde ki gerekçeler, aldıkları kararları kişiler ve kurumlara sindirilebilir bir şekilde servis gerekçesinden başka bir şey değildir. İnsana sorarlar bu telaş neden diye? Zira; görevden alma yazısı 10 Şubat akşam saatlerinde elimize geçmiş ve yönetim kuruluyla bile müzakere edemeden sosyal medyada bu tür haberlere hevesli, ucuz piar yapan kişiler tarafından paylaşılmış. Onlara da soruyoruz, sizin bu tür anlaşmazlıklardan çıkarınız ne?


Değerli Tokatlı Hemşerilerimiz,
Yaşam sorumluluk gerektirir. Bu sorumluluğu yerine getirirken üstlendiği her rolde yönetim kalitesini geliştirmeye gayret edebilen; birer yurttaş olarak devletten, birer müşteri olarak şirketlerden ve birer birey olarak sivil toplum kuruluşlarından kaliteli yönetimi talep edebilen insanların oluşturduğu bir toplum, özlenen bir geleceği şekillendirmeye başlamış olur. Çözüm, insanın kendi içinden başlar, yaygınlaştıkça başarıyı getirir. Sürdürülebilir kalkınma ve dünya barışı için aldığı kararların başkalarını nasıl etkilediğini iyi anlayan, kendisini bencillikten arındıracak bilgelik düzeyine erişen, insanlık için değer yaratmayı öncelik haline getirebilen ve gelecek için sorumluluk üstlenenlerin artmasını temenni eder,kamuoyuna duyurduğumuz tüm projeleri yeni bir yapılanma ile sürdüreceğimizi belirtir, görevden alınan yönetim, denetim ve alt komite üyeleri olarak istifamızı paylaşırız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
GOÜ Rektör'ü kim olacak?
GOÜ Rektör'ü kim olacak?
İYİ Parti'den mi aday olacak?
İYİ Parti'den mi aday olacak?