TÜRK EĞİMİT-SEN’DEN MEB’E RAPOR

TÜRK EĞİMİT-SEN'DEN MEB'E RAPOR

Türk Eğitim-Sen Tokat Şube Başkanı Hakan Akkaya, eğitimde tespit ettikleri bazı eksikleri Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaşarak taleplerini dile getirdi

17 Eylül 2018 - 15:11 - Güncelleme: 17 Eylül 2018 - 15:14


Türk Eğitim-Sen Tokat Şube Başkanı Hakan Akkaya, yeni eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Akkaya, Yeni eğitim-öğretim yılı başında eğitimde tespit ettikleri bazı eksikleri Milli Eğitim Bakanlığı ile paylaştı.
Milli Eğitim Bakanlığı 2018 yılı içinde 20 bin atama gerçekleştirdi. Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Hakan Akkaya, 2018 yılı sonuna kadar toplam 40 bin atama daha ve 2019 yılında da 100 bin atama istediklerini söyleyerek açıklamasına başladı.

OECD 2018 BİR BAKIŞTA EĞİTİM RAPORU
OECD 2018 Bir Bakışta Eğitim Raporuna göre; öğretmen başına düşen öğrenci oranında OECD ortalaması ilkokulda 15, ortaokulda 13. Aynı raporda bu oran Türkiye'de ilkokulda 18, ortaokulda 15 olarak görülmektedir. Rapora göre öğretmen başına düşen öğrenci oranı İsveç'te ilkokulda 13, ortaokulda 12; Lüksemburg'da ilkokul ve ortaokulda 11, Finlandiya'da ilkokulda 13, ortaokulda 9, Almanya'da ilkokulda 15, ortaokulda 13'tür; İtalya'da ilkokul ve ortaokulda 11; Kore'de ilkokulda 16, ortaokulda 15'dir.

100 BİN ÖĞRETMEN ATAMASI YAPILMALI
Buna göre OCED ortalaması baz alındığında Türkiye'de ilkokulda öğretmen açığının 43 bin 130, ortaokulda 75 bin 452 olduğunu söyleyen Akkaya, 2019 yılında hem ihtiyaçlar hem de beklentiler göz önüne alındığında 100 bin atama yapılması gerektiğine dikkat çekti.

SÖZLEŞMELİ VE MÜLAKATLI ÖĞRETMEN ALIMI KALDIRILMALI
Sözleşmeli ve mülakatlı öğretmen alımı kaldırılmalıdır. Öğretmenlik uzmanlık mesleğidir. Dolayısıyla ücretli, sözleşmeli ve kadrolu şeklinde kategorize edilmesi, öğretmenlerin öğretmenler odasında bölük pörçük edilmeleri pedagojik açıdan son derece yanlıştır. Sözleşmeli öğretmenlerin 4 yıl sözleşmeli, 2 yıl da kadrolu olmak üzere toplam 6 yıl çakılı çalıştırılması, tayin hakkı olmaması insani ve ahlaki değildir.”
Türk Eğitim-Sen'in sözleşmeli öğretmenliğin iptali için açtığı dava sürdüğünü hatırlatan Akkaya, davanın lehlerine sonuçlanmasını umduklarını söyledi.

EŞ DURUMU MAĞDURLARINA ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Öğretmenlerin mahrumiyet bölgelerinde uzun süre kalmasını sağlamak istiyorsak, bunun yolu sözleşmeli öğretmen istihdamı değildir; mahrumiyet derecesine göre 1 brüt asgari ücret ile 2 brüt asgari ücret arasında değişen miktarlarda zorunlu hizmet tazminatı ödemesi yapmaktır. Eşler birleştirilmeli, aileler parçalanmamalıdır. Eş durumu mağdurlarının sorunun çözülmesi için il/ilçe emri getirilmesi gerekmektedir. Sayın Milli Eğitim Bakanı Selçuk'tan istirhamımız, bu çocuklarımızın boynu bükük kalmaması, anne babalarına özlem duymaması, aile bütünlüğünün bozulmaması için il-ilçe emri getirmesidir”

MÜLAKAT HER ALANDA ADALETSİZLİK DOĞURUYOR
Ayrıca alan değişikliği talebinde bulunan öğretmenler konusunda Türk Eğitim-Sen'in girişimiyle MEB'in alan değişikliği takvimi yayınladığını bildiren Hakan Akkaya, “Bu minvalde alan değişikliği işlemlerinde tüm normlar açılmalı ve beklentilere cevap verilmelidir. Yönetici atamaları ve şube müdürlüğü atamaları yazılı sınav sonuçlarına göre yapılmalıdır. Mülakat her alanda adaletsizlikler doğurmaktadır” dedi.

ÖĞRENCİ ANDI YENİDEN OKUTULMALI
Nitekim mülakat sebebiyle yönetici atamalarında yaşanan kul hakkı gaspı yaz dönemine damgasını vurmuştur. Yerel çeteler Bakanlık merkez teşkilatından bağımsız hareket ederek, yandaş sendikanın üyelerine yüksek puanlar vermek suretiyle, diğer sendika üyelerine ya da sendikasız olanlara düşük puanlar verdiler. Sendikamız konuyla ilgili Milli Eğitim Bakanı'na bir rapor sundu ve hakkaniyetten uzak puanlar verilmesinin önüne geçmesini istedi. MEB'de gerçekten liyakati sağlamak, makamların ehil kişiler tarafından yönetilmesinin önünü açmak, başarılı okullar ve başarılı öğrenciler oluşturmayı hedefliyorsak, o halde yönetici atamalarında kul hakkı gözetmeliyiz. Bunun için de en başta yapılması gereken yönetici atamalarında objektiflikten uzak olan sözlü sınavı kaldırmak, yazılı sınav esasına göre yönetici atamalarının atanmasını sağlamak olmalıdır. Geçmiş dönemde Bakan oluruyla yapılan şube müdürlüğü ve il/ilçe milli eğitim müdürü atamaları eğitim camiasında büyük bir huzursuzluğa neden olmaktadır. Bu konuyu da Sayın Ziya Selçuk ile paylaştık ve 76. Madde atamalarının iptal edilmesini istedik. Siyasi saiklerin ön planda olduğu, yandaş sendika üyelerinin kayırıldığı şube müdürlüğü atamalarında da hakkaniyet ivedilikle sağlanmalıdır. Herkes bilmelidir ki; birtakım sendika, vakıf, dernek ve cemiyetlere yakın kişilere iltimas sağlandıkça, biat edenler koruyup, kollandıkça, alın teri görmezden gelinip, torpilliler iş başına getirildikçe eğitimin hiçbir kademesinde liyakati sağlayamaz ve eğitim kurumlarının içini bir bir boşaltırsınız. Öğrenci Andı yeniden okutulmalıdır. Tüm karşı çıkışlarımıza, yaptığımız eylem ve basın açıklamalarına rağmen Öğrenci Andı 2013 yılında kaldırılmıştı. Biz o dönemde Öğrenci Andında yer alan Türklük kavramının, Anayasa'da tanımlanan Türklük kavramı olduğunu, “Ne Mutlu Türküm Diyene” ifadesinin bir ırka mensubiyet anlamına gelmediğini, milli kimlik ifadesi olduğunu, Öğrenci Andının milletimizi birleştiren, bütünleştiren en önemli unsurlarından biri olduğunu dile getirmiştik. Nitekim 15 Temmuz felaketi göstermiştir ki, milletimizin Milli birlik ve beraberlik ruhunun toplumun tüm kesimlerine sirayet etmesi sayesinde 15 Temmuz hain darbe girişimi başarıyla geri püskürtüldüğünü de hatırlatan Hakan Akkaya, tek bir millet olma şuurunun küçük yaşta çocuklara kazandırılması gerektiğini dolayısıyla Öğrenci Andı'nın 17 Eylül Pazartesi (bugün) itibariyle devam eden süreçte okullarda yeniden okutulması gerektiğini vurguladı.

SENDİKA ADINA BAZI ÖNEMLİ TALEPLER ŞÖYLE
* Bölgeler arasındaki eşitsizlikler mutlaka giderilmelidir.  
* Okullaşma oranları mutlaka artırılmalıdır.  
* Ülkemizdeki öğretmen ve eğitim çalışanlarının maaşları artırılmalıdır.  
* Her eğitim-öğretim yılı başında verilen eğitime-öğretime hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına verilmesi sağlanmalıdır.  
* Okullara verilen ödenekler artırılmalı, hizmetli kadrosu güçlendirilmeli, okullar kaderleri ile baş başa bırakılmamalıdır.  
* Her okulun güvenliği sağlanmalı, okullar kameralarla donatılmalı, şiddet olaylarının önüne geçilmelidir.  
* Eğitim sistemi, müfredat, mevzuat konuları başta olmak üzere yapılacak değişiklikler hayata geçirilmeden önce paydaşların görüşü alınmalıdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x