BAŞKANLIK VE PARTİLERİN AKIBETİ
Ahmet Furkan Şakar

Ahmet Furkan Şakar

BAŞKANLIK VE PARTİLERİN AKIBETİ

05 Şubat 2017 - 15:20

Başkanlık sistemi, Türk tarihinin her devrinde uygulanmış bir yönetim biçimidir. Hiç şüphe yok ki kadim Türk devleti geleneği “ liderlik “ üzerine tesis edilmiştir.

Her yerde her kurumda en son sözü söyleyen bir lokomotif mekanizmasının bulunması; tabiatın doğası gereğidir. Her kafadan ses çıkan, yönetim kurulunu sağlam bir şekilde oluşturamayan bütün şirketlerin, bütün oluşumların, kalıcılığı yakalayamayıp sönüp gitmesi; esasında iyi bir idarenin olmamasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet olmanın yanında, dünya kamuoyunda söz sahibi olan güçlü bir ülkedir. Ulaşımdan ekonomiye, sağlıktan dış politikaya kadar bütün kurumlarda revizyona giden bir ülkenin, yönetim sistemini de değiştirmek kadar doğal bir ihtiyacı olamaz. Elbette her yasa her tüzük her yönetmelik modası geçince değişir. On yıl önce anormal gelen yasak olan eylemlerin bugün insan haklarının bir gereği olarak kabul görmesi işte bu yüzdendir.

Ancak, biz de bir durumun iyiliği ya da kötülüğü ne yazık ki onu söyleyen kişiye göre şekillenir. Hiç şüphesiz ki bugün başkanlık sistemini Sayın Kılıçdaroğlu dile getirseydi CHP de sıcak bakacaktı. Ama bunu siyaseten muhalif oldukları, bir lider dile getirince hemen parlamenter sistemin savunucusu oldular.

Doğrusunu söylemek gerekirse başkanlık sistemini ilk dile getiren Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan değil Milli Görüş lideri rahmetli Erbakan’dır. Bugüne kadar da o rahleden ders alan bütün liderler başkanlık sistemini destekleyip savunmuşlardır. Tıpkı geçmişte rahmetli Özal’ın şimdi de Sayın Erdoğan’ın savunduğu gibi.

“ Başkanlık sistemi gelecek Erdoğan başkan olacak, diktatör yönetim gelecek” gibi boş ve bir o kadar da anlamsız tartışmaları bırakıp ülkemiz ve milletimiz için hangi sistemin yararlı olacağı üzerine düşünmek daha doğru bir yaklaşımdır.

Gelelim MHP’ye ; “ Başbuğluk “ fikriyatı üzerine şekillenen bir siyasi hareketin elbette ki başkanlık sistemini destekleyip taraftar olması kaçınılmazdı. Su aktı ve mecrasını buldu. Sayın Bahçeli doğru karar verdi ve hiçbir dedikoduya meydan vermedi. Kutluyoruz, tebrik ediyoruz. Bu tavrının ve demokratik muhalefet anlayışının devamını diliyoruz.

Türkiye’ de büyük değişikliklerin gündeme geldiği her dönemde belli sıkıntı ve sancıların olduğu her akl-ı selimin dikkatini celbetmiştir. Bu süreçte bazı mihrakların tuzaklarına karşı uyanık ve metanetli olmak hepimizin görevi olsa gerek. Daha demokratik daha müreffeh bir zemin için kenarda oturmak yerine çalışkanca mücadele etmek vazifelerin en üstünüdür. Unutulmamalıdır ki tribünde oturup sürekli eleştirmek aciz insanların işiyken ülkesi ve milleti için çalışmak ve gayret etmek erdemli kişilerin işidir.

Gelgelelim CHP İle HDP’ ye . Ya da neyse hiç gelmeyelim .

….

Kalın sağlıcakla .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar