ERDOĞAN İLE YENİDEN DİRİLİŞ
Ahmet Furkan Şakar

Ahmet Furkan Şakar

ERDOĞAN İLE YENİDEN DİRİLİŞ

01 Haziran 2017 - 14:26

Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan 21 Mayıs'tan beri AK Parti Genel Başkanı.
Türkiye yepyeni bir döneme girdi. Cumhurbaşkanı iken delege oyu ile iktidar partisinin genel başkanı olmak ; Türk siyasi tarihinde ilk defa gerçekleşti.
16 Nisan'daki referandumda 'Evet' çıkması ile demokrasi tarihimizde iki temel değişikliğe gidilmiş oldu.
En önemli değişiklik  parlamenter sistemin yerini artık Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine bırakmış olması. Ülkeyi yönetecek hükümet parlamentoda kurulmayacak, bizzat seçmen tarafından 5 yıllığına sandıkta belirlenecek. Cumhurbaşkanı seçilen kişi hükümeti kuracak. İhtiyacı kadar yardımcısı olacak. Bakanlar parlamento dışından atanacak. Bakanlığa atanan milletvekilinin vekilliği düşecek.
İkinci temel değişiklik, devletin başı olan Cumhurbaşkanı aynı zamanda partisinin genel başkanı da olacak.
Bu iki durum da muhalefet yani CHP  tarafından eleştiriliyor. Parlamenter sistemin devamını istiyorlar. Cumhurbaşkanının parti genel başkanı olmasına da kuvvetle itiraz ediyorlar.  Burada soracağımız soru şu: Sayın Kılıçdaroğlu başbakan olsaydı aynı zamanda partisinin de genel başkanı olmayacak mıydı?
Ancak öyle görülüyor ki CHP de referandum sonucuna çoktan alışmış; hemen cumhurbaşkanı adayı arayışı içerisine girdiler. İlk olarak Baykal çıktı sahneye ve Abdullah Gül isimin attı ortaya. Anlaşılan daha neyin değiştiğinin farkında bile değiller. Haydi diyelim Abdullah Bey teklifi kabul etti ve cumhurbaşkanı oldu. Kuracağı hükümet CHP hükümeti olmayacak ki…Basbayağı Abdullah Gül hükümeti olacak.Neyse bırakalım CHP'yi.
 Peki referandumda biz neden 'Evet' dedik?
Çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir lider olarak elinin güçlendirilmesini, Türkiye'nin istikrar ve kalkınması için çok önemli görüyoruz. Öyle ki, Erdoğan'ın önü kesilmemeli, kendisine çelme takılmamalı, etkin bir devlet işleyişi için tam yetkili olmalı..
Takdir edersiniz ki bu yüzde 52'lik çoğunluk diktatörün de, otoriter idarenin de ne olduğunu en az CHP ve 'Hayır'cılar  kadar biliyor. Buna rağmen niye Erdoğan destekleniyor? Çünkü Erdoğan güven veriyor. Çünkü Erdoğan denenmiş, ağır sınavlardan geçmiş, bilhassa 15 Temmuz darbe girişimindeki liderliği ile kendisinden bekleneni yapmış, öne çıkmış, yürümüş, millet de arkasından yürümüştür.
Milletin büyük ekseriyeti Sayın Erdoğan'ı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'ndan itibaren hizmet insanı olarak destekliyor. Başbakanlığı döneminde önce silahlı kuvvetler içindeki cuntacıların, daha sonra ortaya çıkan FETÖ'nün siyasi darbelerinden yılmamış, cesareti ve kararlılığı karşılığında 10 Ağustos 2014'te halk tarafından ilk turda Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Erdoğan, 7 Haziran seçimlerinden sonraki dirayeti, liderlik karizması ile sevenlerini daha çok etkilemiş, güvenini pekiştirmiş ama buna karşılık iç ve dış düşmanlarının hazımsızlığı daha da artmıştır.


15 Temmuz FETÖ darbe girişimi, o güne kadar kurulan tezgâhların, oynanan oyunların, saldırıların işe yaramadığını gören şer şebekesinin son ihanet hamlesidir. Allah'ın izniyle, milletimizin diriliş ruhu ile bu ihanet de püskürtülmüş ve son düzlüğe referandumdaki 'Evet' ile çıkılmıştır.
Bu düzlükte, yürütmenin iki başlılığına ve yürütme ile iktidar partisinin ahenksizliğine karşı iki temel tedbir de alınmış bulunuyor.

SÖZÜN ÖZÜ: ALLAH BOYU GİBİ ÖMRÜNÜ DE UZUN ETSİN. ERDOĞAN LİDERLİĞİNDEKİ BU YENİ DÖNEM HEM ÜLKEMİZE HEM AK PARTİMİZE HAYIRLAR GETİRSİN.
İÇERİSİNDE BULUNDUĞUMUZ RAMAZAN AYININ DA BÜTÜN İSLAM ALEMİNE HAYIRLAR GETİRMESİNİ DİLİYORUM…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar