MESCİD-İ AKSA VE KUDÜS
Ahmet Furkan Şakar

Ahmet Furkan Şakar

MESCİD-İ AKSA VE KUDÜS

15 Şubat 2017 - 14:45

Birçok insan için en ilgi çeken gezilerin başında Kutsal  Mekanları olan geziler gelmektedir. Bu şehirlerin çoğunun bulunduğumuz yüzyıldan kopuk ve insanı zamanla yolculuğa çıkaran bir atmosferi vardır. Üstelik çoğu açık hava müzesi gibidir. Kudüs ise 3 dine ait kutsal mekanlara  yan yana, iç içe barındırması sebebiyle bu şehirlerin içinde en enteresan olanı…
 Kudüs bu sebeple Filistin'in kalbi adeta…  Kudüs'e uçakla doğrudan ulaşım mümkün değil uçakla     Tel-Aviv'e gidip oradan doğu Kudüs'e otobüsle geçmek gerekiyor. Kudüs, kitaplarda okuduğumuz şekliyle çoğu Avrupa şehrinde olduğu gibi Eski Şehir ve Yeni Şehir olmak üzere ikiye ayrılıyor. Eski Şehir, Osmanlı Dönemin de Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan surlarla çevrili. Yeni şehir ise diğer Avrupa ülkelerinden farksız… Eski Şehirden Yeni Şehre geçişte hissedilen değişiklik başka hiçbir şehirde bu kadar kesin ve keskin olamaz herhalde . Eski Şehir yüzyıllar öncesinden donmuş kalmış ve zamana direnir gibi. Yeni Şehir ise günümüz dünyasına ait .
Kudüs'ü bizim için önemli ve anlamlı kılan başta Peygamberimizin ve bütün Peygamberlerin bir şekilde uğradığı Mescid-i Aksa'yı barındırıyor olması. Mescid-i Aksa bilinenin tam tersine sarı kubbeli mescid değil içerisine 5 mescidi gizleyen 144 dönümlük surlarla çevrili arazinin geneline verilen isimdir. Mescid-i Aksa Peygamberimizin övgüyle bahsettiği mabetlerin üçüncüsüdür. Yeryüzünde Kabe'den sonraki inşa edilen ilk ibadethanedir.
Mescid-i Aksa'da şu an camii olarak kullanılan iki yapı var. Altın sarılı kubbeyle örtülü Kubbetüs-sahra ve Kıble Mescidi. Kubbetüs-Sahra'nın  tabanında doğal haliyle bulunan yeraltına gizlenmiş dev bir kaya yığını var.Peygamberimiz  Muallak taşı denilen bu kayadan miraca yükselmiş  .Ayrıca Mescid-i Aksa Müslümanların ilk kıblesi. Hz. Ömer zamanında Müslümanlar tarafından ilk olarak ele geçirilmiş. İlk defa onun zamanında Hz. Süleyman döneminden kalma kalıntılar yeniden Müslümanlarca inşa edilmeye başlanmış. Osmanlı padişahlarından da Kanuni Kudüs'ü fethetmiş. Onun döneminde de bu surlar ve yeni yapılar inşa edilmiş. Mescid-i Aksa'nın duvarları mavi desenli çinilerle süslü. mavinin her tonu fayanslara ve duvarları süslemeye çok yakışıyor. Ayrıca memleketimizden geldiğini bilmek de ayrı bir manevi hava veriyor insana.
Mescid-i Aksa'nın dehlizlerinde dolaşırken Türk olduğumuzu anlayanlar  Türkiye'ye  yönelik sevgilerini "Erdoğan Erdoğan " diyerek bize gösteriyorlar. Selahaddin Eyyübi , Kanuni ve Erdoğan gibi liderler çıkaran  Türkler her zamanki gibi fedakarca Mescid-i Aksa'ya hizmet etmekten geri durmuyorlar.

Mescid-i Aksayı gördüm düşümde
Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.
Varıp eşiğine anlamı koydum.
Sanki bir yer altı nehri çağlıyordu.

Gözlerim yollarda beklerim dururum
Nerde kardeşlerim diyordu bir ses
İlk kıblesi benim ulu nebinin
Unuttu mu bunu acaba herkes

Burak dolanırdı yörelerimde
Miraca yol veren hız üssü idim
Bellidir kutsallığım şehir ismimden
Her yanı nur saçan bir kürsü idim

Hani o günler ki binlerce Mü'min
Tek yürek halinde bana koşardı
Hemşehrim  Nebiler  yüzü hürmetine
Cevaba erişen dualar vardı

Şimdi kimsecikler varmaz yanıma
Mü'minde yoksunum tek ve tenhayım
Rüzgarlar silemez göz yaşlarımı
Çöllerde kayıp bir yetim vahayım

Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde
Götür Müslüman'a selam diyordu
Dayanamıyorum bu ayrılığa
Kucaklasın beni İslam diyordu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar