BEN'lik Savaşları
Burhan Arar

Burhan Arar

KULİS

BEN'lik Savaşları

17 Ocak 2019 - 12:43

Ne zaman bir ortamda eleştiri olsa; karşımızdakilerin  hemen savunma mekanizması içinde olduklarını fark ederiz. Hepsinin ortak sorunu " BEN HAKLIYIM "...

Günümüzün en  büyük sorunu bu olsa gerek. Seni dinlemeye hazır olsalar bile, ilk fırsatta kendilerini anlatmaya başlıyorlar. Şatafatlı bir yaşam ve güç; onlara bir çok kapıyı açmış. Bu yüzden herkesten aynı şeyleri bekliyorlar. Nerede ise, ''Habeş kölem ol, ne dersem sus ve razı ol '' diyecek haldeler. Aslında çoğunun iç dünyasında yaldızlanmış  necaset taşıyıp; onu  hızla büyüttüğünü anlıyoruz.

Oysa yüzleşemedikleri duygularının yansımasını senden beklerken; sürekli haklı çıkmaya çalıştıkları bir girdabın içindeler.
Neyi duymak istediklerini uzun uzun düşünürüm. İnsanlar genellikle korkularına yenik düşmek  istemiyor. İfade edemedikleri düşüncelerin gerisinde yatan bu ezilmişlik duygusu yüzünden en yakınında kim /kimler varsa  kırıp, öfkelerini onlardan çıkarıyorlar. Dünyaya kazık çakılmayacağını bilenlerin doğuştan gelen refleksler ile kimseye eyvallahı olmuyor. Yanardöner tavırlar ile her ipte oynayanlar ise zaten maddiyat için her davranışa boyun bükmeye alışmışlar.

İnsanlar arasında yaşanan çekişmelerin odağında; kişilerin kendilerini en tepede olduğunu sanması ve bunu kabul ettirme çabası var. Geçmişte yaşadıkları ve fark edilmemiş olmanın kanayan yarası da var tabi ki.  Dünyayı tanımaya ve varlığını sürdürmeye gelmiş varlıklar olarak yaşam mücadelemizi tabii ki yapacağız. En büyük kusurumuz kendimizle yüzleşmeyi beceremiyoruz.

Birileri bize hatırlattığı zaman da hemen pençelerimizi çıkartıyoruz... Kendimize toz kondurmak istemiyoruz. Başkalarını eleştirirken aslan oluyor, bizi eleştirenlere pençe atıyoruz. Kendi hatalarımızı görmezden gelsinler istiyoruz.
Bize bunu hatırlatanlara öfke duyuyoruz.
Aslında hayata farklı açılardan  bakıldığı için çarpışıyoruz.

Günümüzün en büyük hastalığı, içsel kaygıların yarattığı iç sorunları bir başkasına yüklemek. Bu tatmin edilmediği zamanda, çevresinden onay alma çabaları içine giriliyor. Yani her durumda çevir kazı yanmasın.

Net bir duruş yerine; kimin ortamına gidilir ise onların rengine bürünülüyor. Kopmalar ve güvensizlik işte burada başlıyor. Kendileri bunu yaptıkları için, herkesi aynı şekilde yapıyor sanıyorlar.

İşte ' BEN'lik savaşları burada başlıyor.
Bazen, fazla başarı da insanı olumsuz yapıyor. İçindeki egoyu besliyor. Ellerindeki tüm maddi güçlere rağmen, karşılarında küçük ancak onurluca hayat süren insanlardan rahatsız oluyorlar. Onlara göre; orta halli ve mütedeyyin bir insanın mutlu olmaması gerekir. Bu nasıl bir nefis ve kibirdir? Ben her şeyi mükemmel yaparım duygusu geleceğin yıkımı oluyor. Çünkü hiç kimse mükemmel değildir. Her başarı bir başarısızlığın temel taşıdır. Dünyada başarısızlıkları basamak taşı yaparak başarıya ulaşanlarda çoktur. Kimse sizin geçmişte neler başardığınıza yada başarısız olduğunuza bakmaz. En son ne yaptığınıza bakar.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar