Çabuk büyü, çabuk geliş, yanlışlıkları ez Tokat'ım…
Cemal İNCESOYLUER

Cemal İNCESOYLUER

GÖZLEM

Çabuk büyü, çabuk geliş, yanlışlıkları ez Tokat'ım…

04 Nisan 2018 - 09:38

Halk Müziği sanatçısı ve söz yazarı Esat Kabaklı’nın son günlerde dillerde pelesenk olan, “Bil oğlum” türküsü var. 15 Temmuz Darbe girişiminde fark edildi. Aslında, 1999-2000 yıllarında bir babanın oğluna yazdığı şiirdir. Esat Kabaklı, bu şiiri türkü formatında bestelemiş.

 

“Demokrasi Meydan Nöbetlerinde” Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu şiiri okumasıyla birlikte, moda deyimle hit oldu. Gerçekten, gerek sözleri (güftesi) gerekse türkü formatındaki bestesi muhteşemdir. Birde bunu Esat Kabaklı’dan dinleyince, ayrı bir keyif oluyor.

 

“Gelişimin 4. Yılı” başlığı altında Dedaman’da yapılan lansman, on numara beş yıldızdı. Salonun hazırlanması, platformun dizaynı, büyük ekranın yerleşkesi, yerli yerindeydi. Tokat Belediyesi Basın Bürosu, hem sunum için hazırlanan görseller, hem de programın nerdeyse kusursuz yapılmasında bir büyük teşekkürü hak ediyor.

 

Ve elbette, kesintisiz 1.5 saat süren sunumda ki performansı, anlatımı, akıcılığı ve konuların bilaistisna tamamına hakimiyetiyle; bize adeta 2014’ten günümüze kadar santim santim Tokat’ın dünü ile bugünü arasındaki yaşanan olayları, çalışmaları, yatırım ve hizmetleri geçit tören şöleni kıvamında anlatan Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu, gazeteci arkadaşımız Mete İmamoğlu’nun dediği gibi, bize heyecan yaşattı. Bu heyecanı hem Başkan Eroğlu’nda, hem başkan yardımcılarında, hem de tüm belediye ekibi ve gazetecilerde gördük. Zaten işin başı heyecandır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da, konuşmalarında sık sık vurguladığı, “Heyecanını kaybetmiş, metal yorgunluğu çekenler…” ifadesindeki esas özne, heyecandır.

 

Gazetecilikte de heyecanını kaybedenler, ne bu meslekte yer alabilirler, nede mesleki bir başarıyı kazanabilirler. Vasat, sıradan, rutin ve gündelik anaforda kaybolup giderler.

 

Belli ki, bugün köşe yazım biraz uzun olacak. Reis Beyin, çok büyük zorlamayla 1.5 saate ancak sığdırdığı mevzuları, bir yazıyla değerlendirmek mümkün değil. Belki bu sunumun hakkı, sinevizyon ve görsel efektlerin yardımıyla bir 3 saat olmalıydı ama, insanoğlunun dikkati bu zamanı kaldıramıyor.

 

Tabii, peyderpey bu köşede ve bütün yerel gazetelerimiz ile ajans muhabirlerimiz fikri takip kapsamında belediye çalışmaları haberleştirilip, yayınlanıyor. Sunumdaki bir takım başlıkları buraya almadan önce, iki önemli mevzu var ki, bu iki mevzunun da iyi niyetten yoksun olduğu kanaatindeyim. Zaten, Başkan Eroğlu’da bu iki konuda çok sert ve kararlı ifadelerde bulundu. Tam da burada, başlıkta Esat Kabaklı’nın o mahut eserine ironik gönderme yaptığım türkünün iki kıta sözleri:

 

gün gidende ay gelende gel oğlum 
cihan yanar sen gülende gül oğlum 
bir yol vardır hakk yoludur bul oğlum 
yeri bilmek göğü bilmek bil oğlum 

çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum 
çakal gezen şu dağlarda gez oğlum 
çabuk büyü çabuk yetiş tez oğlum 
çakal gezen şu dağlarda gez oğlum 

gez oğlum 
vatanına göz dikeni ez oğlum.! 
dostun kim düşmanın kim sez oğlum 

 

Gelelim o iki konuya…

 

Birincisi Halk Otobüsleri… Bu konuda daha önce birkaç yazı yazmıştım. Ancak, bırakın düzelmeyi gün geçtikçe daha beter kötüleşti. Otobüs şoförlerinin halka davranışları, seyirleri halindeki saçma sapan davranışları, duraklara giriş ve çıkışlardaki pervasızca hareketleri, trafik kurallarının hiçbirisini “eyvallahsızlıkları”, insanı gerçekten çileden çıkarıyor.

 

Başkan Eroğlu’nun sunumundan sonra soru-cevap kısmında bu konu soruldu. Reis Bey şunları söyledi:

"Toplu taşımada ne yazık ki iyi hizmet verilmiyor. Özellikle üniversite taşıyıcılarımız. Üniversite öğrencilerimiz çok yoğun bir şekilde eleştiriyor. Kendileriyle kaç kere görüştük. En son hem üniversite hem de bizim kendi şehir içi taşımacılarımızla 1 ay önce konuştuk. Her aracın içine bir kamera yerleştiriyoruz ve bir çip takıyoruz. Bu kameraları belediyemizce dakika dakika takip ediyoruz. Bu sorun çözülmezse sözleşmelerini fesih ederiz."

 

Bu sert, kararlı ve keskin ifadelere rağmen, toplu taşımada yani Halk Otobüslerinde bir düzelme olmazsa, elbette belediye başkanı her zaman olduğu gibi “halkın memnuniyeti” yönünde bir tercih yapacaktır. Çünkü, bu gibi arızalar ve sorunlar, direkt olarak belediye başkanı hanesine eksi olarak yazılıyor. Kaç yıldır bu konuda bizzat belediye başkanının uyarısına rağmen bir düzelme emaresi gösterilmiyorsa; bundan kasıt ve maksat neden aranmasın?

 

İkinci husus, Otobüs Terminalindeki firmaların birden bire şehir içi servislerini kaldırma kararı. Bunu anlamak mümkün değil. Maliyet hesapları, felan fıstık açıklamaları inandırıcı değil. Bugüne kadar güzergahlara ilişkin biletlere yapılan zamlar konusunda kim itiraz etti? Servis araçlarının 1 liralık maliyetini yapılan zam miktarına eklersiniz, mesele çözülür. Tabii özel bir maksat, kasıt ve siyasi hesaplaşma gibi süfli bir amaç yoksa…

 

Bu tür saçma sapan manevralarla Belediye Başkanına bir fatura çıkarmak amaçlanıyorsa, hiç kimse kusura bakmasın, yanlış bir yol izleniyor. Halka çile çektirerek, lanet olsun dedirterek, yaka silktirerek bir yere varılamaz. O sebeple, gerek Halk Otobüsleri bugünden tezi yok kendilerine bir çeki düzen vermeli, ya da bu hizmetten geri çekilmelidir. Otobüs Terminalindeki firmalarda, derhal şehir içi servislerini yeniden hizmete koymalıdır.

 

HİZMET, YATIRIM, İNSAN ODAKLI ÇALIŞMALAR…

 

Başkan Eyüp Eroğlu, 4 yıllık görevi süresinde seçimlerde vaat ettikleri 61 projeden 47 projenin tamamlandığını, belediyenin 4 yılda gelirini yüzde 69.2 artarak bütçesini 185 milyon TL olduğunu kaydetti. Reis Bey, vizyon projelerden Meydan Projesi, Kanal Tokat, Topektaş, Yeni Nesil Sanayi Sitesi, Tokat Uluslararası Hal Projesi (TUHAP), RES projesi, Şehir Parkı, Kapalı Pazar Yeri projelerinde gelinen noktayı basın mensuplarına değerlendirdi.
 

Tokat'ın 30 yıldır beklediği meydana yıl içerisinde kavuşacağını ifade eden Başkan Eroğlu, "35 milyon projemizde 1'inci etap tamamlandı. 2'nci ve 3'üncü etap çalışmalarına başlandı. Tamamlanan çalışmalarımız kapsamında 11 dükkan ve 13 ofis hazır hale geldi ve esnaflar yeni yerlerine taşındı. Projemizin 2'nci etabında ise Meydan Cami'nin doğu ve batı kısmında 900 metrekarelik meydanı inşa ediyoruz. Öte yandan bu alanda 120 araçlık bir otoparkımız da olacak. 3'üncü etapta ise iki bloktan oluşan iş merkezlerine A blok 34 dükkan, B blok 24 dükkan olmak üzere dükkan inşaatlarımız devam ediyor. İnşallah projemiz bu yılın Ekim ayında tamamlanarak şehrimizin turizmine ve ekonomisine büyük katkı sağlayacak." diye konuştu.

Vizyon Projelerden Kanal Tokat ile ilgili ise Eroğlu şunları söyledi: “Projemiz kent turizmine, sosyal hayatına ve ekonomisine önemli katkılar sağlayacak. Kanal Tokat'ımız sosyal tesisler, kule, su fıskiyeleri, seyir balkonları, süs havuzları, bisiklet ve yürüyüş yolları ile hem Tokat'ın hem de bölgenin cazibe merkezi olacak. Bu proje bizim çok önemli gördüğümüz projelerden bir tanesi. Burası sadece kayıkların yüzdüğü ya da sadece yeşil bir peyzaj alanı olan bir yer olmayacak. Bu proje, aynı zamanda şehrimize vizyon katacak, insanların dışarıdan Tokat'a gelmesine vesile olacak ve aynı zamanda turizmi de tetikleyeceğine inandığımız bir proje olacak."

 

Sunumdaki projeler, sosyal ve kültürel faaliyetleri, zaten yerel gazetelerimizin sayfalarında ve ajans haber portallarındageniş yer aldı.

 

Şu kadarını söyleyelim ki; Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu sadece hizmet ve yatırımlarla bu şehrin yeniden inşasını yapmamış, aynı zamanda bütün Tokatlılarında gönlüne girmeyi başarmış bir yönetici ve siyasetçidir. 30 yıllık küflenmiş, halı altına süpürülmüş sorunları bir bir ortaya çıkararak çözmüş; insan odaklı ve istihdama yönelik yatırımları da hayata geçirmiştir.

 

Eğer bir muhaliflik yapmak isteyenler varsa, Başkan Eroğlu’nun ortaya koyduğu vizyondan bir adım öte önerilerini söylesinler. Ne yazık ki, eleştirileri dedikodu ile yürütenler, ortaya bir vizyonda koyamıyorlar. Böylede bir paradoks yaşıyorlar. 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar