Cumhur İttifakı ve rahatsız olanlar…
Cemal İNCESOYLUER

Cemal İNCESOYLUER

GÖZLEM

Cumhur İttifakı ve rahatsız olanlar…

06 Aralık 2018 - 14:33 - Güncelleme: 06 Aralık 2018 - 17:21

MHP ile AK Parti’nin ortak irade olarak ortaya koydukları  “Cumhur İttifakında” en başta, PKK’nın siyasal uzantısı HDP çok rahatsız. Meseleyi, Doğu ve Güneydoğu’daki “Kürt oyları” şeklinde düşünmüyorlar. İstanbul'da, Doğu ve Güneydoğu’daki 10 ilin nüfusundan daha fazla kürt oyu var.

 

Hemen hemen bütün seçimlerde, Doğu ve Güneydoğu’daki Kürt vatandaşlarımızı bir şekilde kıskaca almayı başaran terör örgütü PKK, siyasal uzantısı HDP’nin hatırı sayılır oy almasını sağlardı. Bu baskı ve gözdağını İstanbul’da hiçbir zaman yapamadı. Metropol kentlerde yaşayan Kürtler; olaya kavmiyet değil ülke istikrarı zaviyesinden bakar. PKK’nın da, HDP’nin de bir ABD ve AB Ülkelerinin güdümünde ki proje olduğunu bilir.

 

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk seçiminde oluşturulan “Cumhur İttifakı”, yerel seçimlerde kısmen de olsa devam edecek gözüküyor. Teknik çalışmalar, her iki partinin heyetleri tarafından sürdürülüyor. Cumhur İttifakının devamından rahatsız olanların başında kriptoFETÖ’cüler ile PKK’nın kripto elemanları geliyor. Mesela, medyaya düşen bir habere göre, Mardin eski Belediye Başkanı HDP’li Ahmet Türk’ün hastalığıyla ilgili MHP Lideri Bahçeli’nin insani bir tutum içerisinde, cezaevinde değil de, hastane de tedavisinin görülmesine ilişkin bir açıklamasını köpürtüyorlar. Utanmasalar, ki aslında utanmazlar, MHP Lideri Bahçeli’nin bu insani yaklaşımını dillerine dolayıp, PKK’lı demek için ya da HDP’li birisine destek verdiğini söylemek için yanıp tutuşuyorlar.

 

Hedef bellidir. Kripto FETÖ’cülerin kamuoyu algısının başında PKK ile eşleştirmesi vardır. Şöyle bir geçmişin tozlarını silkelediğimizde, bu tür salvoları yapanların, aslında FETÖ’nün faaliyetlerinin her alanında olduklarını görürsünüz. İyi saklanabilirler, çok güzel kamuflaj yapabilirler. Ancak, gerçeklerin bir gün ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır.

 

Star Gazetesi yazarı Hüseyin Gülerce, “Cumhur İttifakı” konusunda bir analiz yapmış. Gerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, gerekse MHP Lideri Bahçeli’nin açıklamalarını 3 madde altında anlatan Gülerce, şunları söylüyor:

 

1. 30 Mart 2014 yerel seçimleri ile 4 Haziran 2018 genel seçimlerinin sonuçlarına bakarak bir teknik çalışma yürütülüyor. Tek başına ölçü alınmamak kaydıyla hakkaniyetin korunması adına, karşılıklı ikna adına buna ihtiyaç var. 

2. Meseleye partizanca değil akıllıca, yani siyaset üstü yaklaşılıyor. Siyaset üstü yaklaşım, Cumhur İttifakı’nın ruhunu koruma çabasıdır. “Ben kazanayım” yerine “Cumhur İttifakının ruhu zedelenmesin, milletimiz kazansın” anlayışının korunması isteniyor. 

3. Sayın Erdoğan, “Biliyorsunuz bazıları rahat durmaz, onlara bu fırsatı vermemek için Cumhur İttifakı’nı çok diri tutmamız gerekiyor” diyor. 

 

Öte yandan Erol Mütercim’ler, 2019 yılına işaret ederek, FETÖ’cülerin yeni bir darbe denemesinde bulunacağı ihtimali üzerinde duruyor. Mütercimler, Cumhur İttifakı’na atıfta bulunarak, İstanbul ve Ankara’nın tartışmaya mahal bırakmadan AK Parti Belediye Başkan Adaylarının alacağını söylüyor.  İzmir’in ise,  CHP Belediyeciliğinin çok kötü örneklerinden birisi olmasına rağmen, bu şehirde CHP’nin tekrar belediyeyi alacağını dile getiriyor. FETÖ’nün hem devlet kademelerinde, hem de bazı siyasi oluşumlarda varlıklarını sürdürdükleri kesin. Bir darbe teşebbüsü hususunda Erol Mütercimler gibi düşünmüyorum. Çünkü, 15 Temmuz 2016 tarihinden bu yana, FETÖ ve kriptoları hep teyakkuz halinde darbe denemeleri yapıp durdular.

 

Bir çok siyaset bilimci ve hatta AK Partililerin ortak kanaati, hala parti içerisinde AKP’liler diye tanımlanan FETÖ’cüler  var. Bu iddia çok ciddi olmasına rağmen, Başkan Erdoğan’ın bu kördüğümü kısmen çözdüğünü düşünüyorum.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar