Kara propaganda…
Cemal İNCESOYLUER

Cemal İNCESOYLUER

GÖZLEM

Kara propaganda…

08 Kasım 2018 - 10:54

Eleştiri, gazeteciliğin doğasında vardır. Ancak hakaret, itibarsızlaştırma, iftira, asparagas habercilik, “algı operasyonu” adı altında, her türlü kara propaganda gazetecilikte değildir, insanlıkta değildir. Bütün bunlara parantez açan eylemler, art niyetin ve düşmanca tavırların ürünüdür.

 

Sadece seçimden seçime hatırlanan gazeteciler, diğer günlerdeki habercilik faaliyetlerini de hiç bırakmadan sürdürürler. Gazeteye iş reklamı vermeyenler, abone olmayanlar, bizahmet bayiden bir yerel gazete almayanlar; seçimlerde ortaya bir bütçe koyduklarında da ayıplanıp, gazeteciliğin para karşılığı yapılamayacağı yönünde ahkam keserler.

 

Kendi iş uğraşlarında, parasal hesaplardan ve kazanç argümanlarından vazgeçmeyenler, mevzu yerel gazete ve gazetecilere gelince, sanki “para kazanmak ayıpmışcasına” bir tutum sergilerler.

 

Kazın ayağı hiçte öyle değildir. Eğer şehrinizdeki yerel gazete ve gazetecileri gözetmiyorsanız, ortaya merdivenaltı oluşumlar çıkar. İletişim çağındayız ve herkesin elindeki  cep telefonu hem haber almaya, hem de haber servisine uygun cihazlardır. “Dijital gazetecilik” denilen bir türedi kavram, bu tür oluşumlarında fitilini ateşlemiştir. Günümüzde herkes haberci, herkes analizci, herkes allamedir. Gel gör ki, hiçbir zaman taklitler ve yüksünmeler, aslıyla bir olamıyor.

 

Yerel seçim sathı mahalline girdiğimiz şu günlerde, iletişim alanında öyle iğrençliklere şahit oluyoruz ki, doğrusunu isterseniz insanlığımdan utanıyorum. Hiçbir kriterin işletilmediği bu alanda, öylesine kuralsızlıklar içerisinde yayın yapılıyor ki, bunu yapanlara değil Müslüman, insan bile denemez.  Açılan sahte hesaplar üzerinden, hedeflerine koydukları siyasetçi, bürokrat, işadamı ve gazeteci, kim olursa olsun kötü bir dille, argoyu kanırtarak ve kişiliğini toplum nezdinde itibarsızlaştırmaya yönelik yayın yapılıyor. “Sahte hesap” ne demek yahu?

 

Belli ki, adıyla sanıyla ortaya çıkmaya korkuyor? Belli ki, yaptığı ve yapacağı yayınlar iftira, yalan ve kara propaganda olacağına çoktan karar vermiş. Belli ki, mert değil, kahpe…

 

Bunları bekliyoruz beklemesine de; ne insanlık nede adamlık olmadığını biliyoruz. Her ne kadar sahte hesaplar üzerinden ve “algı operasyonu” adı altında sosyal medyada sutre gerisinden atış yapıyorlar ama, bir türlü açıkta bıraktıkları kıçlarını saklayamıyorlar.

 

Eninde sonunda deşifre oluyorlar, suçüstü yakalanıyorlar.

 

Böylesine pis bir yola neden başvurdukları ise, kimlikler ortaya çıkınca daha iyi anlaşılıyor: Menfaat…

 

Bu çıkar döngüsünü vasıflandırabilirsiniz. Bunun adı siyasi olur, yasal olmayan bir işlemi yaptıramamış olur, haksız bir ihaleyi kazanamamış olur, işe girememiş olur, lejyonerliğini yaptığı kapital tedarikçisinin para karşılığı tetikçiliğine soyunmuş olur…

 

Bunları istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. Ne yazık ki, bunlar salt Tokat’ın değil, ülkemizin gerçeğidir. Şantaj, gözdağı, kara propaganda, itibarsızlaştırma, iftira, yalan, algı operasyonu adı altında her türlü düzmece sanal senaryolar, öfke dilini korku salmak için kullanma gibi kavramlar; sahte hesaplar altında, inlerde ve saklandıkları sutre gerisinde yapılmaktadır.

 

Bütün bunların sonu yoktur. Güneşin batışı, sabahleyin şafağın söküşüne kadardır. Gerçeklerin şöyle bir huyu vardır ki, eninde sonunda ortaya çıkar ve muhataplarını rezil kepaze eder. Kara propaganda çözüm değil. Çözüm, bir yere ulaşmak istiyorsanız, bunu makul ve yasal yollardan yapmalısınız. Diğer yollar, sizi bir gün mutlaka ele verir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar