Muhalefet sorunumuz kalmadı…
Cemal İNCESOYLUER

Cemal İNCESOYLUER

GÖZLEM

Muhalefet sorunumuz kalmadı…

10 Ocak 2019 - 12:27

Kalmadı çünkü, muhalefet liderlerimizin söylemesi gereken her şeyi Cumhurbaşkanı ve AK Parti Lideri Recep Tayyip Erdoğan söylüyor.

 

Yatay mimari diyor, seçim kampanyalarında çevre ve gürültü kirliliğine önerme getiriyor, naylon poşetlere karşı file veya çanta kullanılmasını salık veriyor. Şehirlerdeki yapılaşmada yeşil alanların heder edilmesi karşısında TOKİ’yi örseleyen açıklamalarda bulunuyor.

 

Açıklanan Belediye Başkan Adaylarını külliye de  toplayan Başkan Erdoğan, burada gerçekleşen “Yerel Yönetimler Sempozyumunda” adeta muhalefet parti lideri gibi bir konuşma yaptı. Bakın neler diyor:

“Arkadaşlarıma onu söyledim dedim ki; biz bu kampanyada, 31 Mart kampanyasında biz file kullanalım, biz bez torba kullanalım ve bu bez torbayla, fileyle biz kampanyamızı yapalım. Asla naylon poşet biz kullanmayacağız. Ve birileri bir yerden bu işi başlatması lazım dedik, bu da kime yakışır? Eğer biz bu işi savunuyorsak bize yakışır. Ve şu anda biz de bunun çalışmasını yapıyoruz. Güzel olacak, şık olacak. Olur ya, belki birileri de kalkar yine naylon poşetlerle piyasaya çıkabilirler. Yani birbirimizden bunları ayırt etmesi bakımından önem arz ediyor”

 

Muhalefet Partileri başta CHP olmak üzere, SP ve İYİ Parti’de ittifakla ilgili kavga kıyamet yapılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan muhalefet parti liderlerinin söylemesi  gereken her şeyi usulünce söylüyor. Bu ironik bir durumdur. Belki mevzuya, “Türkiye’nin artık muhalefet sorunu kalmadı” şeklinde de bakabilirsiniz. Nereden bakarsanız bakın, ortadaki fiili gerçek, muhalefet parti liderleri  ülkeye ilişkin bir politika üretemiyor, proje ve program merkezli bir önermeleri olmuyor.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından başka bir pasaj:

“Onun için belediye meclis üyeleri oluşturulurken yolda kimi bulursan meclis üyesi yapmayacaksın, işi bileni alacaksın. Bunların içinde çevrecisi olacak, hukukçusu olacak, inşaat mühendisi olacak, mimarı olacak, mali müşaviri olacak vesaire işi bilenler. Onlarla beraber eğer bir belediye meclisi oluşursa, onlarla beraber imar komisyonlarını oluşturursak, o zaman dikey mimari değil yatay mimari şehirlerimizde yer alır, sadece yatay mimariyle kalmayız, yatayın dışında da o yerelin özellikleri neyse onunla örtüşen bir adım atarız.

 

Oradaki yerel mimariyi hep konuşuruz, Safranbolu evleri, Beypazarı.

Safranbolu evleri de peki şimdi yeni yeni Safranbolular oluşturabiliyor musun? Mesele bu, bunu yapmamız lazım. Başta bizim yapmamız lazım. Niye? TOKİ olarak bu işin savaşını başından beri 16 yıldır veriyorum, 860 bin konut yaptık. ‘Peki, başardın mı kardeşim?’ dersen, inanın başaramadım. Niye? Bu işi insanla yapacaksınız, bunu müteahhit firmalarla yapacaksınız. Kısmen bazı yerlerde başarılı olduk, ama bazı yerlerde maalesef başarılı olamadık.

 

Bu konuda ben ekranları başında bizi izleyen tüm belediye başkanlarıma da sesleniyorum, TOKİ’ye yine sesleniyorum, özel sektörün mensuplarına da sesleniyorum; gelin ne olur ülkemizi katletmeyelim. Efendim, işte bizde arazi yok, yer yok, ne yapalım? Ne demek yer yok, olduğu kadar yap kardeşim.

 

İnsanoğlu toprağa yakın yaşamalı, topraktan uzak yaşamamalı; bunu bir defa sağlamamız lazım. Eğer arazileri iyi değerlendirirsek yer çok. Ve göreceksiniz o zaman vatandaşın huzuru da mutluluğu da çok daha farklı olacak, bu adımları atmamız lazım.”

 

Tabii, sorunuz olabilir. Diyebilirsiniz ki, “İyi de dikey mimari olduysa, TOKİ’nin yeşillikleri yok ederek arsa ürettiyse, bunun vebali sizindir” dersiniz. Öyleyse, bugüne kadar muhalefet partilerimizin bu konuları niye gündeme getirip, kamuoyuna taşımadılar?

Başkan Erdoğan, 31 Mart yerel seçimlerinin arifesinde toplumun bütün katmanlarını ilgilendiren bu can alıcı konuları adeta özeleştiri niteliğinde yaparken, siyaset kabızlığı yapanlar ne yapıyor? İstifalar, isyanlar, ittifak oluşumunda itirazlar üzerine kurulu bir dolu haber, kamuoyunu meşgul ediyor.

 

“Belediyelerin 1 numaralı sorunu nedir? İnsan için yatırımdır, Türkiye için, şehirlerimiz için yatırımdır. Eğer biz bu millet bahçelerimizi yaygınlaştırırsak, işte o zaman yeşil noktasında da kişi başına düşen yeşil alan daha da ne olacaktır? Artacaktır” diyen Başkan Erdoğan’a hiç değilse soru sorun. Ancak, soracağınız soruda elinizde ciddi verilerde olsun. Mesela, bu hususlarda geçmişte işte soru önergelerimiz, işte yasa tekliflerimiz, işte partimize altığımız program maddelerimiz diyebilmelisiniz. Aksi takdirde,  haklı da olamazsınız.

 

Türkiye’nin artık bir muhalefet sorunu kalmadığına sevinsek mi? Üzülsek mi, pek bilemedim.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar