BİZE TEBDİL KIYAFETLİ İDARECİLER LAZIM…
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

BİZE TEBDİL KIYAFETLİ İDARECİLER LAZIM…

06 Ağustos 2019 - 11:17

Tarih boyunca birçok devlette görülen bir uygulama olan “tebdili kıyafetle gezmek”,hükümdarların ve padişahlarıntanınmamak için kıyafet değiştirerek denetleme amacıyla halk arasında dolaşmalarını simgeler. Sözcük daha ziyade, Arapçadaki“kıyafet değiştirmek, başka bir kılığa girmek” anlamlarına gelen,“tegayyür ve tenekkür” kelimeleriyle ifade edilir.

 

“Tebdili kıyafetle gezme” uygulamasının İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren de görebiliriz. Hz. Davud’unidareci olduktan sonra tebdil-i kıyafetle halkın arasına karıştığı, kendisinin ve devletin icraatları hakkında tebaanın düşüncelerini öğrendiği bazı kaynaklarda yer alır. Yine Hz. Ömer’in de geceleri Medine sokaklarında tebdil-i kıyafetle dolaşarak halkın yönetimden memnun olup olmadığını anlamaya çalıştığı bilinir.

 

Türklerin İslamiyet’i kabul etmelerinden sonra da Türk-İslam devletleri tarafından da tebdili kıyafet uygulamaları görülür.Osmanlı İmparatorluğu’nda tebdil gezme yazılı kaynaklarda “tebdîl-i kıyâfet, tebdîl-i câme, tebdile çıkma” diye geçer. Padişahların çoğu zengin bir İstanbullu gibi giyinerek, ya da atlı ve yaya olarak şehirde dolaşır, bulundukları bölgelerin durumunu incelemek için yaptıkları bu gezilere de “tebdil gezmek” derlerdi.

 

Geçtiğimiz hafta Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Rektörü Prof. Dr. Osman Selçuk Aldemir’in, “hasta bakılmıyor”şikayetleri üzerine tebdili kıyafetle hasta gibi gittiği hastane haberi üzerine, yeniden geldi aklımıza “tebdil kıyafet” dolaşmak fikri. Söz konusu haberde şu ifadeler yer aldı:

 

“ADÜ Rektörü Prof. Dr. Aldemir, son teknoloji cihazlarla donatılan ADÜ'ye Kuşadası International Dent Care diş polikliniği personeli ve hastane hakkında şikayet aldı. Hastaların mağdur edilip edilmediğini ve verilen hizmetin kalitesini denetlemek isteyen Aldemir, mesai saatinde özel aracıyla diş merkezine gitti. Muayene olmak isteyen rektörü elinde sigara ile karşılayan personel, ‘Muayene olamazsınız, doktor yok, başka hastaneye gidin’ dedi. Rektör, ‘Doktor ne zaman gelecek. Dişim ağrıyor’ dedi. Personel, ‘Neden bu kadar çok soru soruyorsunuz? Başka hastaneye gidin, doktorlar izinli. Bir aydır doktor yok’ diyerek Aldemir'i tersledi. Rektörü tanımayan personele Aldemir, ‘Ben Rektörüm, neden hastalara böyle davranıyorsunuz?’ diyerek tepki gösterdi. Rektör Aldemir, Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi Başhekimiyle görüşerek kendisini tedavi etmeyen, tersleyen ve laubali davranan poliklinik çalışanlarının başka yere kaydırılması ve Kuşadası'ndaki polikliniğin kapatılmasının geçici olarak kapatılması talimatını verdi.”

 

Tokat’ta görev yaptığı süre içerisinde tebdil kıyafetle halkın arasına katılarak birçok meseleyi “yerinde” gören rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu, bu özelliğiyle efsane olmuştu.Vatandaşa kötü muamelede bulunan bürokratlardan tutun da köylerinde lakayt davranan muhtarlara varana kadar geniş bir yelpazede, halkın bütün sorunlarına vakıf olmak başka türlü mümkün değildi. İşte Recep Yazıcıoğlu, üzerine geçirdiği kot pantolonla kara kuru bir Anadolu insanı gibi karıştı kalabalıkların içine. Aslında kalabalıkların değil, dertlerin içine karıştı. Makam arabasından inerek meramını anlatamayan, derdini söyleyemeyen, sıkıntısını dile getiremeyen binlerce insanın çaresizliğine ilaç oldu.

 

Aydın’daki Rektörün yaptığını yıllar önce yapmıştı Yazıcıoğlu. Esasında bize merhum Recep Yazıcıoğlu gibi Valiler ve Aydın’daki Rektör gibi hocalar lazım. Bürokrasiye esir bir bürokratın halka vereceği bir şeyin olmadığını bugüne kadar çok gördük. Onlarca Vali geldi geçti, isimleri unutuldu. Ama bir Recep Yazıcıoğlu bugün Tokat başta olmak üzere görev yaptığı bütün şehirlerde unutulmadı, yaşıyor. Hatıraları tefrika şeklinde dilden dile anlatılıyor, anısı rahmetle yad ediliyor.

 

Şimdi de Ozan Balcı ile yoluna devam eden bu şehir, yeni bir Recep Yazıcıoğlu’nun doğuşuna tanıklık ediyor. Bu nasıl bir talihtir ki Recep Yazıcıoğlu ile adını Türkiye’ye duyuran Tokat, şimdi yine aynı şansı bir kez daha yakaladı ve bunun keyfini çıkartıyor. Vatandaşına değer veren, her bir bireye kendini değerli hissettiren ve Cumhuriyet’in “kimsesizlerin kimsesi” olduğunu ders kitaplarından alarak bizzat hayatın içerisinde uygulayarak gösteren Ozan Balcı ile Tokat, 2023’e giden yolda kendi şiirini yazıyor.

 

Balcı’nın, o şiire renk katan binlerce insanın duası ile yolu hep açık olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar