DÜNYA SİYASETİ BÖYLE BİR ÜSLUP GÖRMEMİŞTİR!
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

DÜNYA SİYASETİ BÖYLE BİR ÜSLUP GÖRMEMİŞTİR!

26 Kasım 2020 - 23:58

En sonda söyleyeceğimiz sözü, en başta söyleyelim: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisinin grup toplantısında, hem de 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde yaptığı konuşmada, “Hala iktidarın peşinde giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın, ben ona öğretmen demem. Öğretmen, iradesini pazarlayan kişi değildir.” ifadeleri, son derece yanlış sözlerdir.

 

Tayyip Erdoğan “CHP’nin peşinden giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın, ben ona öğretmen demem” deseydi, neler olurdu? Herkes, başta CHP’liler olmak üzere hop oturup hop kalkmaz mıydı? Haklı olarak kamuoyu tepki gösterirdi.  Peki, Kemal Kılıçdaroğlu’nun AK Parti’ye oy veren öğretmenlerin oyuna talip olmaması düşünülebilir mi? Demek ki düşünmemiz gerekiyor. Oysa profesyonel bir politikacı (eğer partisini iktidara taşımak istiyorsa) herkesin ve her kesimin oyuna ihtiyacı olduğunu bilir. Bu sözlerle iktidar olunamayacağına göre, Kılıçdaroğlu’nun amacı ne olabilir?

 

Sanırım bir amaç yok ortada.

 

Ama şu bir gerçek ki körü körüne Tayyip Erdoğan düşmanlığının geldiği son merhale burasıdır. Yüzde 25 ile iktidar olunamayacağını, yalnız belli bir kesimin değil, toplumun bütün kesimlerine ihtiyaç olduğunu anlayamayacak kadar siyasi öngörüden uzak adamların politika yaptığı bir ülkede, iktidar partisinin ne kadar şanslı olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.

 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un, “Öğretmenlerimizi şerefle andığımız bu özel günde öğretmenlerimizi dünya görüşleri ve siyasi tercihleri nedeniyle aşağılayanları milletimizin vicdanına havale ediyoruz.”  sözü, aslında durumu özetleyen yegâne cümle belki de. Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu da bu talihsiz açıklamalara tepkisini gösterdi ve “Bugün, üstelik Öğretmenler Günü'nde öğretmenlerimize ‘iradesini pazarlayan’ yakıştırmasıyla hakaret eden muhalefet partisi genel başkanına sesleniyorum:  Dünya siyaseti böyle bir tarz ve üslup görmedi! Yazıklar olsun! Tüm öğretmenlerimizden özür dilemelisin.” dedi.

 

Eğitimcileri siyasi ayrışma aracı olarak kullananların (Allah muhafaza) yarın iktidara geldiklerini düşündüğümüzde, yaşanabilecek derin kutuplaşmanın nerelere kadar gideceğini tahmin etmek zor değil. Tanıdığımız ve siyasi görüşü AK Parti’ye yakın öğretmenlerin ne kadar vefakâr, özverili, ahlak sahibi, karakterli ve mesleğini layıkıyla yapan kişiler olduğunu biliriz. Tıpkı tanıdığımız diğer MHP’li ve CHP’li kıymetli eğitimciler gibi, AK Partili öğretmenlerin de bu ülkenin bir değeri olduklarına inanırız.

 

Böylesine bir siyasi cehaletin sahibine bunları anlatmak belki işe yaramaz. Ama şu bir gerçek ki CHP, bu mantalite ve kafa yapısıyla bir milim ilerleyecek gibi değil. Daha açık yazalım: “Ben sadece CHP’li öğretmenlerin oylarına talibim” diyen biri CHP Genel Başkanı olamaz.

 

Olursa da “yüzde 25’lik CHP” olur ve öyle de kalır bu parti…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

google.com, pub-3199390086544553, DIRECT, f08c47fec0942fa0