'HER CÜMLENİN BAŞINDAN, HER GÜNAYDININ ARDINDAN İKTİDARA...
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

'HER CÜMLENİN BAŞINDAN, HER GÜNAYDININ ARDINDAN İKTİDARA ÇATMAK…'

07 Şubat 2020 - 11:24

Nükhet İpekçi İzet Milliyet Gazetesi’nde babası Abdi İpekçi’nin ölüm yıldönümünde bir yazı kaleme aldı.

 

Her bir satırı derin anlamlar taşıyan o yazı, tek kelimeyle muhteşemdi. İpekçi’nin “Kimsenin düşünce hayatına, herhangi bir katkı yapmaya hevesim ve takatim yok. Her cümlenin başından, her günaydının ardından iktidara çatmayı bilmem. İşte o yüzden çok Kemalist, çok laik olmayı kimselere kaptırmayan çok şair çok romancı bir televizyon yorumcusu, geçen yıllardaki tweet’lerinde azarlayıp haşlamıştı biz İpekçi kızlarını. Çünkü İpekçi soyadına layık olunmalıymış” serzenişi, belki de o yazının en vurucu cümleleriydi…

 

Herkesin “kendisi dışında” kimseyi dinlemediği bir toplum yapısıyla karşı karşıyayız…

 

“Haklılık” olgusunu herkesin kendinde gördüğü bu zaman diliminde, kutuplaşan ve sürekli gerginliklerden beslenen bir Türkiye’de yaşıyoruz artık. İktidara karşı olanların olmayanlara olan öfkesi, muhalefet etmenin sürekli eleştirmek olduğunu sananların boş tartışmalara çanak tutması ve birçok insanın günün 24 saati politika konuşarak sanal algılara kendini kaptırması, günümüzün acı gerçeği.

 

Nükhet İpekçi İzet’in de dertlendiği bu acı gerçek karşısında ne yapabiliriz?..

 

Bu soruya verilecek her yanıt önemlidir, değerlidir. Toplumsal yapımızın dejenere olması gerçeği ile okumaktan uzak ve sadece sosyal medyada kendini ifade edebilen insan topluluklarının sayıca çokluğu, önümüzdeki en büyük engel. Kıt, kulaktan dolma ve gerçeklikten uzak bilgilerle her gün zamanının önemli bir kısmını sosyal medyada geçirenlerin toplumsal kutuplaşmaya olan katkılarını görmezden gelemeyiz. Politikacıların gerdiği ortam, sanal mecrada mesai yapanlar tarafından daha da geriliyor, şiddet dili bir süre sonra fiziksel şiddete yol açarak her tarafta olaylar çıkmasına neden oluyor.

 

Siyasi iktidar karşıtlığını hayatın merkezine koyarak hatır-gönül kırmaya son vermeliyiz; beğenmediğimiz / onaylamadığımız görüşlere saygı duymayı mutlaka öğrenmeliyiz. Ve ayrıca, az gelişmiş ülkelere özgü “sürekli politika konuşma hastalığı”ndan da kurtulmamız şart. Yapılan her işin kötü olmadığını görmek, iyileri ayırt ederek takdirle karşılamak ve bize göre olumsuz olan icraatları da ayrıştırıcı bir dil kullanmadan eleştirmek, zor olmamalı…

 

Nükhet İpekçi’nin “Her cümlenin başından, her günaydının ardından iktidara çatmayı bilmem” demesi çok naif bir söz. O naiflik ve incelikle hayata baktığımızda birçok sorunumuzun kendiliğinden çözüldüğünü göreceğiz. Yeter ki bu topraklara özgü kadirşinaslığı belleklerimizden çıkarmayalım…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar