SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN SESİNİ DUYUN ARTIK!
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

SAĞLIK EMEKÇİLERİNİN SESİNİ DUYUN ARTIK!

02 Ekim 2020 - 10:41

Koronavirüs salgını sürecinde sağlık emekçilerinin önemini, kıymetini ve her türlü değerini bir kez daha anladık. Adeta özümsedik de. Çünkü müthiş bir performansla, bitmek bilmeyen enerji ve inançla bu zor koşullarda yaşamlarını hiçe sayarak topluma hizmet etmeye devam ettiler, ediyorlar. Bunu yaparken ortaya koydukları tablo ise yüreklere dokunuyor.

 

Hem nasıl dokunmasın…

 

Evde eşlerini ve çocuklarını bırakıp hastanelerdeki görevlerine devam ediyorlar. Aylarca evine dönemeyenler var aralarında. Cansiperane bir mücadeleyle salgınla savaşıyor, hayatları kurtarıyorlar. Birçoğu yaşamını yitirdi, görev şehidi oldu. Zorlukları, ailelerinden uzak kalmak pahasına aşmaya çalışıyorlar. Sağlık emekçilerinin bu destansı mücadelesi kimi zaman densiz-dengesiz tipler tarafından “şiddetle” sekteye uğratılsa da onlar morallerini bozmadan bu ülkeye karşı olan sorumluluklarını eksiksiz yerine getiriyorlar.

 

Sağlıkçılar bu mücadeleyi verirken, var olan sorunlarının üzerine yeni sorunların eklendiğini biliyoruz. Toplumsal gerginliklerin sağlık emekçileri üzerindeki etkisi artarak devam ederken, bir de “emeklerinin karşılığını tam olarak alamadıkları gerçeğiyle” karşı karşıyayız. Bu hafta Çarşamba günü, Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası Tokat Şubesi üyeleri, döner sermaye sistemindeki adaletsizlikleri protesto etmek için Tokat Devlet Hastanesi Acil Servis önünde eylem yaptılar. Sağlık çalışanları “Alın terimizin karşılığını istiyoruz” yazılı maskeler takarak, meydanlarda korna çalıp döner sermaye sistemine tepki gösterdiler.

 

Sağlık-Sen Tokat Şube Başkanı Suat Mantar burada yaptığı açıklamada, sağlık çalışanlarının seslerini duyurmak istediklerini, pandemi süreci başladığı günden bugüne kadar geçen sürede sağlık çalışanlarının iş yüklerinin arttığını, buna rağmen sağlıkçıların maddi anlamda kayıplarının oluştuğunu ve Tokat Devlet Hastanesi’nde 100’e yakın çalışanın hastalığa yakalandığını belirterek, şunları söyledi: “Fedakârlıksa, aylardır ailelerimizden ve sevdiklerimizden uzaktayız. İnsanımız yaşasın diye kendi canını vermekse; 100 can yetmez mi?..”

 

Sağlık-Sen Tokat Şube Başkanı Suat Mantar’ın “bam teli”ne dokunarak yaptığı açıklamalar bir uyarı niteliği taşıyor. Başkan Suat Mantar’ın “Biz sağlık çalışanları olarak ‘Koyun can derdinde, kasap et derdinde’ algısı oluşmasın diye bu süreçte hep sessiz kaldık, ama bugün kürsülerde basın ve kamuoyuna karşı hakkımızda söylenen eksik ve yanlış bilgilerin doğrularını sizlere söylemek adına buradayız” ifadeleri çok önemli. Çünkü pandeminin kahrını çeken binlerce sağlıkçının yaşanan bu süreçte haklı taleplerini dile getirmeleri yanlış anlaşılmalara, maksatlı haysiyet cellatlıklarına kadar vardı.

 

Sağlık emekçileri sessiz kaldı, haksız eleştiriler karşısında kendilerini savunamadılar bile. Bu kaotik ortamın tam ortasında kalarak bedel ödediler, ödemeye devam ediyorlar. Bakın Suat Mantar’ın şu sözleri bile çok şeyi açıklamaya yeterli:

 

“Herkes bilmelidir ki; sağlık çalışanlarına Covid-19 sebebiyle pandemi öncesinde alamadığı hiçbir ek ödeme yapılmamış, hatta bu süreçte hastanelerimizde poliklinik, ameliyat vb. hizmetleri sürdürülemediği için sağlık çalışanlarının maddi anlamda kayıpları oluşmuştur. Kürsülerde mütemadiyen bu konularda açıklama yapanlar ya sahadan bihaber ya da kötü niyetlidir. Sağlık Çalışanlarının hiçbirisinin önceliği para değilken, her fırsatta bu konuyu dile getirmek, toplum nazarında sağlık ordumuzu paragöz gibi göstermiş ve maalesef ki ‘çalışıyorlarsa da fazla fazla karşılığını alıyorlar’ gibi bir algı oluşturulmuştur. Aslında sağlık çalışanlarının işleri artmış,  yükleri artmış, riskleri artmış ama hastane geliri düştüğü için kendi gelirleri de azalmıştır. Tüm bunlara rağmen sürekli olarak ‘sağlık çalışanları için maddi iyileştirmeler yaptık’ denilmesinden hepimiz rahatsızız…”

 

Gelinen noktada pandeminin yükünü maddi ve manevi anlamda çeken sağlıkçılarımızın haklı taleplerine kulak tıkamak yerine, herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Başkan Mantar’ın, “Cephede savaşan askerlerin yiyecekleri kumanyadan veya askeri mühimmatlarından tasarruf düşünülmesi ne kadar garipse, bugün bu süreçte sağlık çalışanlarının almakta olduğu ücretten tasarruf edilmesi üzerine çalışma yapılması da bir o kadar gariptir…” tespiti, yetkilerin kulaklarında çınlamalıdır.

 

Evlerinden, sevdiklerinden, çocuklarından uzak bir şekilde halkın sağlığı için canları pahasına çalışan, mesai mevhumu gözetmeksizin koşturup duransağlıkçıları daha fazla üzmeye, sorunlarını yok saymaya kimsenin hakkı yok. İzoledeki yakınının elini tutmaya bile cesaret edemeyenlerin, salgınla pençeleşen hayatlara dokunup onlara şifa vermek için sürekli temas halinde olan sağlık emekçilerini anlamasını beklemek, bu kadar zor olmamalı.

 

Ezcümle:Sağlık emekçilerinin sesine herkes kulak verilmeli, sorunları ivedilikle çözülmeli!

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

google.com, pub-3199390086544553, DIRECT, f08c47fec0942fa0