SOKAĞIN SESİNE KULAK TIKAMAK…
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

SOKAĞIN SESİNE KULAK TIKAMAK…

30 Eylül 2019 - 11:15

Kısa adı TÜRK-İŞ olan Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonudört kişilik bir ailenin açlık sınırının 2.065 lira olduğunu açıkladı. Açıklamada ayrıca, yoksulluk sınırı 6.725 lira olarak belirtilirken, bir çalışanın aylık yaşam maliyetinin 2.536 lira olduğu ifade edildi. Türkiye’deki 2.020 lira olan asgari ücretin tek bir kişinin bile geçinmesine yetmediği, bu açıklamalarla bir kez daha görüldü.

 

Bir şey daha var görülen: Tüm bu rakamlar Türk halkının yüzde 80'inin“yoksul” kategorisinde olduğuna işaret ediyor. Açlık sınırının 2.064 lira olduğu bir ülkede, asgari ücretin 2.020 lira olması ironik bir durum olsa da 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcama tutarı, yani bir diğer tanımlamayla “açlık sınırı” 2.064 lira bu ülkede.

 

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise 6.725 lira. Bunun adına da “yoksulluk sınırı” diyorlar. Asgari ücretin 3 katı oranında bir gelire sahip değilseniz siz de “yoksulsunuz” anlayacağınız. Bu arada TÜRK-İŞ’in raporunda ayrıca, evli olmayan, çocuksuz bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 2536 olarak hesaplanmış…

 

Peki, tüm bu rakamlar bize neyi anlatıyor?

 

Yoksullaşan Türkiye’nin mutsuz insanlarının sayısının arttığını anlatmaktan öte, bir de şu gerçeği anlamamız gerektiğini işaret ediyor bu rakamlar: Poşet parasıydı, özel arabasında sigara içene ceza yazmaktı, yaya geçidinden geçmeyen insanların eline ceza makbuzu tutuşturmaktı; tüm bu ve benzeri uygulamalardan ivedilikle vazgeçmek gerekiyor.

 

Cadde ve sokaklarda yüzü asık mutsuz insanların olduğu bir ülkede an geliyor, ne yapılan yolların ne de tünellerin bir anlamı kalmıyor

 

Bugün bu ülkede ekonomik anlamda bıçağın kemiğe dayandığını görüyoruz. Türk ulusu memleketinin âli çıkarları için her türlü fedakarlığı yapmış bir millettir. Zor zamanlarında devletin yanında olmuş ve olmaya da devam eden bu milletin ekonomik anlamda nefes almaya ihtiyacı var. Bu gerçeği görmezden gelmek, ötelemek ya da yok saymak, mevzuyu ortadan kaldırmaya yetmiyor.

 

Bugün acil olarak yapılması gereken işlerin başında ekonomik krizi yok saymadan tedbir almak gelirken, yadsınamaz bu realite karşısında neredeyse hiçbir şeyin yapılmıyor olması da ayrı bir mevzu. Gerek Merkez Bankası’nın faiz indirimleri, gerekse de yapısal bazı reformların yetmediğini görmek gerek.

 

Başta emekliler olmak üzere esnaf, memur ve işçiler ile köylülerin hayat standartlarını yükseltecek, alım gücünü normal seviyelere çıkartacak adımlara ihtiyaç var.

 

Ve o adımlar atılmadığı sürece başta siyasi iktidar olmak üzere Türkiye’de dengelerin her an değişebileceğini unutmamak gerekiyor. AK Parti’nin kendi içerisinde yeni siyasi oluşumların çıkması bu ifademizi doğrulayan bir işaret; ötesinde bir erken seçimin gündeme gelip sonuçlarının da yeni bir döneme kapı açması da muhtemel senaryolardan biri.

 

Dolayısıyla AK Parti, sokağın sesine kulak tıkamamalı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar