'SÖZ VERMEK' VE ALBAY REŞAT…
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

'SÖZ VERMEK' VE ALBAY REŞAT…

05 Eylül 2019 - 11:00

O sözler ki kalbimizin üstünde

Dolu bir tabanca gibi

Ölüp ölesiye taşırız

O sözler ki bir kere çıkmıştır ağzımızdan

Uğrunda asılırız...

 

(Attila İlhan)

 

Aşağıdaki okuyacağınız yaşam öyküsü, Attila İlhan’ın bu dizelerini tam anlamıyla karşılayan müthiş bir hayatın kısa izdüşümüdür:

 

75. Tümen Komutanı Albay Reşat, 27 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz'un en kritik saatlerinde bir türlü ele geçiremediği Çiğiltepe’ye,“Hey mübarek dağ, bak bakalım bana! Gelecek nesiller senin kıymetini bilir ve burada bugün olanları, sebil olan şu canları umarım hatırlarlar. Başarırsak, bunca kana ve cana mal olan bu tepenin değerini inşallah anlayabilirler!..” diye seslendi…

 

Stratejik önemi olan, ancak saatler geçtikçe bir türlü alınamayan Çiğiltepe, Albay Reşat Beyin adeta onur meselesi olmuştu. 1. Ordu Kumandanı Sakallı Nurettin Paşa’nın “Ne zaman alınacak tepe?”sorusuna, “Yarın 12.00'ye kadar tepe alınacak” yanıtını vermişti. Nurettin Paşa'nın “12.00'ye kadar alamazsanız, ben sizin yerinizde olsam yaşamam” şeklindeki sert ifadesine karşılık olarak da “Sizin benim yerimde olmanıza lüzum yok. Ben zaten yaşamam!” diyerek meydan okumuştu…

 

Saat 11.20'de ise bu kez Başkomutan Mustafa Kemal Paşa arayarak, “Reşat Bey merhaba, inşallah iyisiniz. Niçin hedefinize ulaşamadınız?” dediğinde, “Yarım saat sonra hedeflere ulaşacağız komutanım” diyerek, Çiğiltepe’nin alınacağı sözünü Başkomutana da vermişti. Ancak saat 12’ye yaklaşıyor, Çiğiltepe bir türlü ele geçmiyordu. Büyük Taarruz’un kaderi Çiğiltepe’ye kilitlenmişti.

 

Çiğiltepe Sincanlı Ovası’ndan Dumlupınar’a kadar tüm yolların önündeki en stratejik yerdi ve Yunanlılar da bunu bildikleri için canları pahasına koruyordu burayı. 43 yaşındaki Albay Reşat, ömrünün 27 yılını savaşlarda geçirmiş bir paşa olarak Yunanlara karşı savunmanın en kritik kesiminde görev yapıyordu. Evet, Çiğiltepe bu başarılarıyla adından söz ettiren paşaya geçit vermiyordu…

 

Albay Reşat Bey, saat 12.00 olduğunda “Muvaffakiyetsizlik beni hayatımdan bizar etti”notunu yazarak hayatına son verdi…

 

Albay Reşat’ın “Söz namustur” düsturuyla intiharı etmesinin hemen ardından Türk birlikleri Çiğiltepe’yi ele geçirdi. Birkaç dakika daha beklese belki hayatına kendi elleriyle son vermeyecek, alınan başarıyla ayakları yerden kesilecekti paşanın. Lakin o, verdiği sözü dakikalarla mukayese etmeyecek kadar sözüne sadık bir Türk Paşasıydı. Reşat Bey’in intiharı ve hemen ardından Çiğiltepe’nin ele geçirilmesi haberi Mustafa Kemal’e bildirildiğinde, paşanın gözlerinden yaşlar süzülerek, “Allah rahmet eylesin, Reşat Bey büyük bir vatanseverdi” der…

 

Ölümünün ertesi günü Afyon Sandıklı’ya defnedilen Reşat Bey için TBMM tarafından ailesine “Kırmızı Şeritli İstiklâl Madalyası”takdim edildi. Daha sonra Milli Mücadele Cumhuriyetin ilanıyla taçlanınca, soyadı kanunu çıktığı zaman Reşat Bey ve ailesine “Çiğiltepe” soy ismi verildi. Albay Reşat Bey’in naaşı daha sonra,1988 yılında Ankara Devlet Mezarlığı'na nakledildi.

 

Kurtuluş Savaşı’mızın adı unutulan nice kahramanlarından biriydi Albay Reşat. Verdiği söz uğruna hayatına son veren Reşat Bey’in kahramanlıkları unutulmayacak, ismi ebediyete kadar yaşayacak. “Söz vermenin” başka hiçbir şeye benzemeyeceğini bilmeden aramızda dolaşan günümüz insanının, Albay Reşat Beyi yakından tanıması gerek. Bu yazı en çok da bunun için kaleme alındı.

 

Aziz ruhu şâd olsun.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar