TOKAT KENDİ ŞİİRİNİ YAZIYOR…
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

TOKAT KENDİ ŞİİRİNİ YAZIYOR…

03 Eylül 2019 - 10:40

Geçtiğimiz hafta Perşembe günü (29 Ağustos 2019), gazeteci-yazar arkadaşım Cemal İncesoyluer ile birlikte Tokat’ta başlatılan ve tüm Türkiye’de uygulanacağı müjdelenen Etüt Tokat’ın Yaz Dönemi kapanış programına katıldık. Valilik öncülüğünde başlatılan ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen lise ve ortaokul son sınıf öğrencilerini Liseye Geçiş Sınavı (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) hazırlayan Etüt Tokat’ın Yaz Dönemi kapanış programında bir konuşma yapan Vali Ozan Balcı, yine her zamanki gibi donanımlıydı.

 

Salondaki gençlere yönelik müthiş bir konuşma yaptı Vali Balcı… Gençlere, “Kendi şiirinizi yazacak, kendi heykelinizi yontacak yaştasınız” diyen Balcı’nın bu sözleri, edebi bir özellik de taşıdı. Kendi şiirini yazacak ve kendi heykelini yontacak gençlerin hayal dünyalarını harekete geçirerek hayat yolunda ilerlemeleri, kaçınılmaz başarıları da beraberinde getirecek mutlaka. Bir kenti yöneten Valinin böylesi bir edebi sesleniş ile gençlere yol göstermesi, azımsanacak bir durum değildir, bunu not edelim öncelikle.

 

Sırası geldikçe yazıyorum bunları… Vali Ozan Balcı’nın ortaya koyduğu perspektif bir kenti ayağa kaldırmaya yetti. Balcı’nın bu perspektifine katkı sunan ve ekip çalışmasının halkası haline gelen bütün kurumlar, birer paydaş olarak süreci ilerletiyorlar. Kurum amirleri, daire müdürleri, STK’lar ve basın, bu şehirde “uyum” ve “bütünlük” içerisinde ardı sıra yaşanan güzel işlerin birer parçası oldular. Yapılan her güzel işin, bu kentin gelişmesine dönük atılan her adımın bu uyumla gerçekleşmesi asla tesadüf değil.

 

Değil, çünkü bu işin başındaki isim kapsayıcı, kucaklayıcı ve birleştirici bakış açısıyla çalışıyor. Verdiği görevleri müthiş çalışma azmiyle ve istençle gerçekleştiren kurum müdürleriyle istişare ederek; işleri dairedeki memura, sokaktaki vatandaşa yansıtarak, bir nevi onları da bu işin içine katarak organize bir çalışmalar bütününü yansıtıyor bize Vali Ozan Balcı…“Ekip çalışması” dediğimiz şeyin ete kemiğe büründüğü yer burası işte: Tabandan tavana harekete geçen, çalışan, emek ve değer katan bir şehir, Tokat.

 

Vali beyin derdi sanayisi, tarımı, ürettiği ürünü, okuyan çocuğu, yardıma muhtaç yurttaşı olan Tokat. Bunlarla sınırlı değil elbette. Sanat, edebiyat, tiyatro ve hayata dair hemen her şey. Misal Devlet Tiyatrosu ile ilgili çalışmaları devam ettiriyor. Tokat’ta da Devlet Tiyatrosu kurulabilir mi bunun yolunu arıyor. Balcı’nın aylar önce söylediği, “Tiyatro kendini görmektir aslında. Hem eğlenmek hem de hoşça vakit geçirmek amaçlanır. Biz kültür sanat etkinlikleri kapsamında hem çocuklarımız kültürümüzü tanısın hem de güzel vakit geçirsin istiyoruz” sözleri kulağımda hala…

 

Dolayısıyla, “Biz Tokat’ı seviyoruz, Tokat’ın geleceğini inşa edecek gençleri seviyoruz. Benim hayalim, bu iddialı ülkeye yaraşan iddialı çocuklarımız olsun. Eğitimle, sanatla, bilimle iddialarını destekleyen bu gençler; bu güzel şehir, bu rafine şehir, bu demlenmiş şehir Tokat’ı daha ileriye taşısınlar. Farabi ‘İdeal Devlet’ kitabında ‘edepli şehirlerden’ bahsediyor. İşte o edepli şehirlerden biri Tokat…” sözleri, altın varaklarla duvarlara asılması gereken ifadeleridir kendisinin.

 

Ve elbetteşu sözler tarihe not edilmeli:

 

“Çalışkanlığı yaşam biçimi haline getirin. Öğrenme güçlüğü olmayan hiçbir çocuğun kazanamayacağı üniversite yok. Ailenizle, memleketinizle gurur duyun… Büyük hayalleriniz olmalı. Kitap okumayı ihmal etmeyin. Gençler demek Tokat demek. Sizlere de birinci tavsiyem çalışkanlığı karakter haline getirin. Ailenizle, memleketinizle, kendinizle memleketinizle milletinizle gurur duymanız lazım. Anneyi, babayı önemsemek ve baş tacı etmek lazım. Büyük hayalleriniz olsun, herkesin geleceğe ilişkin bir hayali olsun. Kitap okumayı ihmal etmeyin. Kitap okuyup başarısız olan bir çocuk görmedim. İnsan hata yapar, ömür boyu ailenizin yüzünü kızartacak kendi yaşamanızı etkileyecek hata yapmayacaksınız. Kontrolü elinizde tutacaksınız.

 

Kendi şiirinizi yazacak, kendi heykelinizi yontacak yaştasınız… Gençler bilimde, sanatta, iş dünyasında hatta hayatın ve yaşamın her alanında iddialı olsunlar. Ama kuru kuruya iddialı olamayız. Bunu emekle bezememiz lazım. Kültürle, sanatla, eğitimle, alın teriyle bezememiz lazım. Tokat’ta önemli bir şehir, bin yıllık kadim bir şehir. Atalarımız burayı ilmek ilmek örmüş. Tokat, nitelikli insanların yaşadığı, sosyal davranış kuralları ve hiyerarşisi oturmuş, demlenmiş şehirlerinden biri. Tokat, şehir kimliği, çalışkanlık, vatanperverlik anlamında Türkiye’nin sayılı şehirlerinden biri…”

 

VE ÖĞRETMENLERİ GÖNENDİREN CÜMLELER…

 

“Öğretmenleri bir sanatkâr olarak kabul ederim. Türk milletinin yüz akı olarak görürüm. Milletimizin yetiştirdiği en önemli insanlardır öğretmenlerimiz. Bu işi asıl yürüten öğretmenler. Yazın sıcağında gelip çocukların geleceği için gayret gösteren, fedakârlık yapan, memleketin ve milletin geleceği için çaba gösteren benim en yakın mesai arkadaşlarım sevgili öğretmenlerimizdir. Ben isterim ki bütün gençler başarılı olsun. Hayallerinizi güçlü tutun. Kitaba, bilgiye, eğitime gençlere dostuz. Bizim amacımız size destek olmak. Sizin başarınızla Tokat gurur duyar…”

 

Şimdi bir Vali düşünün… Şehri oluşturan tüm katmanları istisnasız hep hatırlayan, o şehrin bütün meseleleri üzerinde kafa yoran, proje yapan ve çözüm üreten, toplumun bütün kesimlerine hizmet etmeyi temel ilke edinen ve adeta “Tokat diye bir derdim var, bin dermana değişmem” diyen bir Vali…

 

Bu Vali Tokat’ta. Şaka değil, bu şehirde görev yapıyor.

Gelin daha çok omuz verelim bu muazzam işlere… Kim bilir belki bu hikâyenin sonunda Tokat, ‘kendi şiirini yazacak, kendi resmini çizecek, kendi heykelini yontacak…’

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar