Maden Bakanlığı Şart
Mehmet Ertan Yiğit

Mehmet Ertan Yiğit

Kültür ve Politika

Maden Bakanlığı Şart

15 Aralık 2019 - 15:51

Artan döviz kuru, yükselen enflasyon ve işsizlik derken ülkemizin gelişmiş ülkeler nezdinde söz sahibi olabilmesi için Madencilik Sektörünün ekonomimizde ayrı bir yere sahip olduğunu düşünen bir Maden Mühendisi olarak izin verirseniz birkaç söz söylemek isterim.

Ülkelerin maden kaynakları bakımından zenginlikleri göz önüne alındığında ülkemiz yer altı zenginlikleri ile üst sıralarda yer almaktadır.  Bu kaynakların en gözdesi ise altın madenidir. Dünya rezervleri içinde % 0,5’ten fazla paya sahip olduğumuz madenler; ülkemiz için önemli madenler olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda ülkemiz dünya altın rezervinin % 2’sine sahip olmasıyla altın madeni bakımından zengin bir ülke olarak görülmektedir.

Ancak ülkemizdeki altın üretimi, altın tüketimini karşılayamadığı için Türkiye, aynı zamanda dünyanın en önemli altın ithalatçılarından birisi konumundadır. Türkiye’nin altın ithalatı son 20 yılda ortalama 156 ton/yıl civarına yükselmiştir. (MTA 2016) Örneğin 2018 yılında 202,35 ton altın ithalatı gerçekleştirilmiştir. Bu oran 2017 yılında ise 370 ton olarak kayıtlara girmiştir. Bu değerler dikkate alındığında, ülkede var olduğu bilinen altın madeni potansiyelinin değerlendirilmesi, ülkemizin altın işlemeye dayalı ticaretten elde ettiği geliri kayda değer şekilde artırmakla kalmayacak aynı zamanda DÖVİZ TASARRUFU ve İSTİHDAM sağlayacaktır.

Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik buhran düşünüldüğünde madencilik sektörü ülkemiz için adeta bir can simidi olacaktır.

Bizleri güvenli limana ulaştıracak olan yer altı zenginliklerimizdir.  

Fakat ülkemizde en zor sektör madencilik sektörü olarak tanımlanabilir. Çünkü madencilik faaliyetinin başlaması için 92 adet yasaya, 87 adet yönetmeliğe, 16 adet uluslararası sözleşmeye ve 8 adet tüzüğe uyarak, 21 kurumdan ve 8 bakanlıktan izin alınması gerekiyor. (Yasa ve yönetmeliklerde yapılan son değişiklikler dâhil değildir)

Kısacası birçok kurumdan alınması gereken izinler, yasal zorunlulukların aşırılığı madencilik faaliyetlerinin istenildiği gibi yürütülememesine neden olmaktadır. 

Bilinçsiz yapılan madenciliğin doğaya verdiği zararın ben de sizler gibi elbette farkındayım.

Tam bu noktada şunu da ifade etmek isterim; Yeraltı zenginliklerimizi değerlendirerek, ülke ekonomisine katkı sağlandıktan sonra maden sahalarının uygun ve etkin "Rehabilitasyon Eylem Planı" ile doğaya geri kazandırılmasının sağlanması şarttır. Ancak bu kontrol mekanizmasının bu kadar büyük bir sektör için eğreti bir genel müdürlükle idare edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ülkemizde MADEN BAKANLIĞI’NIN artık bir zorunluluk olduğu bilinmelidir.

Yeraltı zenginliklerimizle övünebilmemiz için öncelikle onları değerlendirebilmemiz gerekir.  

      Mehmet Ertan YİĞİT

Maden Yüksek Mühendisi

B Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

SRC 5 Eğitmeni

Tehlikeli Madde Güvenlik Danışmanı

YORUMLAR

  • 1 Yorum

Son Yazılar