Görevimiz Hizmeti Dert Edinmiş İnsanı Seçmek
Muhammed Ali Yurdakul

Muhammed Ali Yurdakul

Görevimiz Hizmeti Dert Edinmiş İnsanı Seçmek

10 Kasım 2018 - 12:27

Seçim atmosferine yavaş yavaş giriyoruz. Artık aday adayları boy göstermeye başladı. Tabi herkesin kendine göre meziyetleri var. Aynaya bakarak buna göre bir tanım yapıyor. Burada anti parantez belirteyim hiçbir nefis kendini tarif ederken olduğu gibi tanıtmaz. Eksiklikte zaten buradan kaynaklanır. Kendini olduğu gibi, yeteneklerini doğru tarif ve tasnif etmeyenler kamuoyunu yanıltıyor. Sizin anlayacağınız pireyi deve olarak gösteriyor. Bir de seçim olunca, makam olunca kişi bir anda dev aynasında suretine bakıyor ve sen neymişsin? Demeye başlıyor. Bu bizim zaafımız, yani olduğumuz gibi olmamak.

Ülkemizin içinden geçtiği durum malum. Yedi düvelle savaş halindeyiz. Etrafımız ateş çemberi, bizi yakmak için elinde benzin bekliyorlar. Böyle bir süreçte bizim daha yüksek bir vatanperverlik sergilememiz gerekmektedir. Memleketimiz için kılı kırk yarmalıyız. Onun istikbali için elimizden geleni sergilemeli neye gücümüz yetiyorsa ona göre eylem sergilemeliyiz. Aksi halde gücümüzün dışında yapacağımız her hareket çevremize zarar verecektir. Buda tamiri kabil olmayan yaralar açacaktır.

Şeffaf olunması gereken bir dönemden geçtiğimize inanıyorum. Herkes elini taşın altına koyacak ve kamuoyunu yanlış yönlendirmemek için çaba sarf edecek. Liyakat taşımayan, iki koyunu versen güdemeyen kişiler siyasete soyunmayacak. Bu işi yereli kim yönetirse onların işe talip olması sağlanacak. İsmi yanlış işlere karışmış, toplumda kötü bir intiba bırakmış, milletimizle işi alakası olmayan, makam için fırsat kollayan, siyaseti sıçrama tahtası olarak değerlendiren, millete bir şey veremeyecek, kutuplaştıracak, görüşü net olmayan, tarafı belli olmayan, her ortama göre şekil alan, bir karakter ve kişilik ortaya koyamamış, başarısızlıktan gözleri dönmüş, nefsinin sevdasına düşmüş insanlar aday olarak gösterilmemeli. Eğer bu saydıklarım tekrar yerelde iş başına getirilirse işte o zaman yozlaşma daha da artar. Zaman doğru, dürüst, liyakatli, ahlaklı olanı destekleme zamanı. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'da bunu söylüyor.

Bazen iktidar sarhoşluğuyla karşılaşıyoruz. Güç insanı sarhoş edebiliyor. Başını döndürüyor. Sağlıklı bir bünye yerine hastalıklı bir bünye ortaya çıkarıyor. Milletimizin vermiş olduğu güce, makama kendi malı gibi bakan değil, buraya emanet gözüyle bakan insanların çoğalması gerekiyor. Belediyelerin imkanlarını kendi ve iyali için sonuna kadar kullanan değil, bir kağıdı dahi değerlendirme anlayışında olan insanların iş başına geçmesi gerekiyor.

İstişareden yoksun. Kendi fikrini her şeyin üstünde tutan, doğru olan farklı fikirlere kapalı, yönetim ve idare etmeden aciz kalan, yönetişimi bilmeyen, insanla empati kurmaktan aciz, kibirli kişiler artık bu milletin yakasından düşmeli. Baktığınız zaman içinizin akacağı, konuştuğu zaman ilminizi artıran, görgünüzü, anlayışınızı ziyade eden yüksek karakterli insanlar lazım bize. Yalan söylemeyi sanat haline getirmiş olan değil, yalandan yılandan kaçar gibi doğru insanlar. Böyle insanlar toplumumuzda çoğalsın  görün o zaman bu aziz millet nasıl dünyayı dize getiriyor. İşte o zaman şahlanmak için sadece hamle yeterli. Ak Parti işte  o zaman ak sevda olur.

İşin özü kendimize gelelim,kamuoyunu yanlış yönlendirecek hareketlerden uzak duralım. İftira, karalama, istihzayı terk edelim. İçimizden temiz, liyakatli, kaliteli, güvenilir, sadık, doğru insanları başımıza getirmek için yarışalım. Bunların önünü tıkayan değil açan seçmenler olarak yarışalım. Yoksa bu kokuşmuşluk devam eder ve hepimiz bunun altında ezilmekten kurtulamayız.

Cenab-ı Hak adil insanları başımızdan eksik etmesin. Selam ve dua ile…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar