Güven Endeksimize Dikkat
Muhammed Ali Yurdakul

Muhammed Ali Yurdakul

Güven Endeksimize Dikkat

24 Kasım 2018 - 11:08

Güven her şeyin başı. Bir devlette insanlar kendilerini yönetenlere güvenmiyorlarsa veya sorgulamaya başlamışlarsa orada büyük sıkıntılar vardır. İktidarlar yönettikleri insanlara güven aşıladıkları ölçüde var olurlar ve uzun soluklu yaşarlar. Bunun için güvenden taviz verilemez. Onu zedeleyecek, gölgeleyecek kim olursa olsun bertaraf etmek elzemdir. İktidarına teslim olmamış bir millet bir ve diri olma veya dirilme eylemi gerçekleştiremez. Bu nedenle son dönemlerde bir kez daha güven endeksimizi gözden geçirmemizde fayda var kanaatindeyim.
17/25 Aralıkla birlikte başlayan bir itibarsızlaştırma operasyonu içinde buldu Ak Parti kendini. Saldıralar bir dolu gibi üzerine tüm hızıyla devam etti. İtibar suikastcileri boş durmuyorlar arkasından Gezi Olayları'nı devreye sokarak eyleme geçiyorlardı. Bunlar haddi aşa aşa 15 Temmuz darbe girişimine kadar işleri ileri götürdüler. Bana sorarsanız 15 Temmuz sonrası iyi sorgulanmalı. Toplumumuzda nelere yol açtığı iyi araştırılmalı. Bununla alakalı mutlaka sosyal bir rapor hazırlanmalı. Hatta mümkünse TBMM'de bir araştırma komisyonu dahi kurulmalı. Bu komisyon milletimizde oluşan güvensizlik hastalığının sebeplerini araştırmalı. Neden ve kim sürekli insanımızı geriyor, hayatta mutsuz bırakıyor, algılarla sürekli oynuyor? Bunların cevabını bulmak için sahaya inmeli.
Bir diğer mevzu ise son dönemde yapılan kur operasyonu. Bu da iyi araştırılmalı. Yalnızlaştırılan milletimizin böyle bir olay karşısındaki davranışları araştırılmalı. Türkiye'de açtığı uçurum iyi irdelenmeli. Bir anda kaybedilen milyar dolarlar kimin kasasına aktı? Kim zenginleşti, kim fakirleşti? Halkımızın alım gücü ne oldu? Böyle bir durumda insanlar ne tür tepkimeler verdiler? Bunlar tek tek uzmanlar ve konunun erbapları tarafından incelenmeli. Daha sonra bir eylem planı hazırlayıp oluşan yaraya neşter atılmalı. Bu illet eğer aziz milletimize büyük zararlar verdiyse bunlarla alakalı kriz masası kurulmalı.
Kur hamlesi aslında bize şunu da gösterdi. Biz istediğimiz kadar büyüdüğümüzü iddia edelim gücü ellerinde bulunduran güçler bizim ayarımızla istedikleri gibi oynuyorlar. Yani bizde bir çatlak var. Bu çatlak bulunmalı. Bertaraf edilerek, zayıf yön güçlendirilmeli.
Dünyada kapitalizmi hayatımızın içine acımasızca sokanlar bunun insanlar üzerinde etkisini iyi biliyorlar. Maddeleşen bir evrenin kendi kendini yiyeceğini, insanların lokmalar haline geleceğinin farkındalar. Sadece parçala böl, yut politikası devletler arasında olmaz, bu toplumun bireyleri, aileler arasında da olur. Şimdi bireyler üzerinde müthiş bir markaj başladı. Onları kapitalin kölesi etme yarışı. Öyle bir kölelik ki en muazzam varlık olan insanı dahi aciz, tembel, bir işe yaramaz hale getiriyor. Onu bir aslanın pençelerini söktüğü ve sirk maymunu yaptığı gibi yapıyor. Sonra insan bu ağır yükün altında eziliyor ve zaman içinde kişiliğini  kaybediyor. Direnemiyor, zayıflıyor, yalnızlaşıyor. Onu cebindeki paraya göre değerlendiren dünya, parasını aldıktan sonra posa gibi bir kenara atıyor.
Artık şunu hepimiz görmeliyiz. Ortada büyük bir eylem varsa bunu planlayanlar arkasından başka planları da devreye sokacaklardır. En azından kur operasyonu varsa bunun peşinden mutlaka başka kalleşlikler gelecektir. Bunlara karşı devletimiz dik durmalı, diri olmalı. Bu ikinci deprem çok daha ağır hasarlara sebep olabilir. Allah muhafaza tamir edilemeyecek yaralar açarak bünyeyi inim inim inletir.
Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte ülkemizin güven endeksi yükseldi. Ülkemiz müthiş bir prim yakaladı. Bize itimat edenlerin, bağlılıklarını bildirenlerin sayısı arttı. Bunu görenler çok rahatsız olmaya başladılar. Bu nedenle itibarsızlaştırma operasyonlarına başladılar. Bunu özellikle Ak Parti üzerinde yapmayı sürdürüyorlar. Şimdi milletimizin gözünden Ak Parti'yi düşürerek güvensiz hale getirmek istiyorlar.
Ülke olarak toparlanmamız gerek. Vatanı emanet ettiğimiz insanların sirkelenmesi lazım. Emaneti gözü gibi koruduklarını milletimize ispatlamalılar. Boş, vakit kaybettirici, insanımıza faydası olmayan, enerjimizi sömüren malayani işleri terk etmeliyiz. Yeniden eskisi gibi siyasetin milletimizle barışık olması gerekiyor. Bu yerel seçimler kırılma noktası. Bir an önce güvenin tekrar tesisi gerekli. Aksi bir durum felaket olabilir.
Allah aziz vatanımızı her türlü fitneden korusun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar