İnsanlık Cayır Cayır Yanıyor
Muhammed Ali Yurdakul

Muhammed Ali Yurdakul

İnsanlık Cayır Cayır Yanıyor

27 Nisan 2019 - 12:01

Bir zaman düşünün size sürekli ne yapmanız gerektiğini aşılayan insanlarla dolu. Kişiliğinizden, kültürünüze, kimliğinize, cebinizdeki paraya kadar yön veren bir dönem. Siz ister istemez etkileniyorsunuz ve birileri sizi kontrol etmeye başlıyor. Propagandasını aşılama kuralıyla şırıngadan yavaş yavaş vücudunuza enjekte ediyor. Yani sizi istediği fikir ve düşüncelerle zehirliyor. Bunları yaparken de kendi metotlarını ustalıkla kullanıyor. Bir bakmışsınız bir zamanlar dost, kardeş, yaren olduklarınıza düşman olmaya başlamışsınız. Onlar gözünüzden ve gönlünüzden düşmeye başlıyor. Zaman içinde uzaklaşıyor ve o çevreye bir daha bakmıyorsunuz.

            Bu anlattıklarım 24 saat dünya insanlarının maruz kaldığı olaylar. Köşeye sıkışan insanın her geçen gün elinden yetenekleri alınmaya başlıyor. Güçlü olanın egemen olduğu toplumlar. Para babalarının yuttuğu insanlar. Her köşe başında derebeyleri türemeye başlamış. Kurdukları sırça köşklerinde alaycı tavırlarla hakim oldukları toplulukları yönlendirme hazzıyla keyif çatıyorlar. Diğer taraftan sokakta, işte, çalışma ve toplum hayatında sürekli bir şekilde kullanılan insanlar. Sömürülen, duygularıyla oynanan, sürekli hor ve hakir görülen, itilen, ötekileştirilen, yokluğa, yoksulluğa, garibanlığa, çaresizliğe terk edilmiş, mutsuz ve hayat yüküyle ezilen insanlık.

            Bu sahneleri kurgulayanlar insanlığı dönüştürmeyi, insanları korkutmayı başardılar. Onlar planlarından hiç vazgeçmediler. Sürekli üstünlük kurmak için, egemen olmak adına hep programlı çalıştılar. Sonunda gelinen nokta insanlığın çıkmazı. Sömürülen, yok edilen insanlık. Şuan bu sömürü düzenine kimse dur diyemiyor. Direnenler bir dönem direniyor. Bir dönemden sonra bu kurulan ejderha düzen onu da yutuyor.

            Birileri hala çıkmış insan özgür naraları atıyor. Her tarafta ben özgürüm pozu veriyor. Allah aşkına bu kadar ele geçirilmiş, hayal dünyası, günlük hayatı, rüyaları, hedefleri elinden alınmış bir kişi özgür olabilir mi? Bu nasıl özgürlük? Yoksa özgürlüğün yeni bir modeli çıktı da bizim haberimiz mi yok? Bunlar cevaplanması gereken sorular. Aslında her çağ kendi oyun ve oyuncaklarını beraberinde getiriyor. Bunları üretenler ve pazarlayanlar yani işin sahipleri toplumların yeni efendileri.

            İnsanlığın bu kadar bunaldığı, manevi duygularının yok edildiği, kişiliklerinin ayak altına alındığı bir dönemde biz Müslümanlar olarak malisef görevimizi layıkıyla yapamadık. Bizlere verilen emanetleri hor, hakir, hoyratça, keyfe keder, sorumsuzca, kafamıza göre kullandık. Neticede bugün gelinen noktada insanlığa can simidi olmamız gerekirken, uyuduk, uyutulduk. Elimizden birçok değerimiz alındı. İslamiyetin muazzam değerleri sadece kitapta kaldı. İnsanlığı kucaklayan, yol gösteren yapısı hayata geçirilemedi. Neticede insanlık bugün inim inim inletiliyor.

            Bizler inşallah kim olduğumuzun, niçin yaşadığımızın, kardeşliğimizin, amaç ve maksudumuzun, vatan ve mukaddesatımızın tekrar farkına varırız. Aksi halde elimizde kırıntı olarak kalan son ahlak emareleri de elden gidecek. Çünkü bu ülkede artık beş yaşındaki minik yavruya tecavüz edilir oldu. Böylesine azgın, esfel, aşağılık kişiler türemeye başladı.

Sorumlular uyumayın, zira ülkede yangın var.

Bu yangını söndürmek için kolları sıvayın.

Yeniden güzellikleri ve geleneği yeşertin.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar