Marka Şehirler ve İnsan
Muhammed Ali Yurdakul

Muhammed Ali Yurdakul

Marka Şehirler ve İnsan

06 Aralık 2017 - 19:50

            Asırlarca yoğrulan bir kültürün, geleneğin şekillenerek günümüze ulaşmış temsilcisidir Tokat. Onu var eden özüdür, kimliğidir. Medeniyete kattığı değerlerdir. Umuyoruzki önümüzdeki dönemde de yeniden insanlık için büyük çalışmalara imza atacaktır.

 

            Türkiye’nin birçok yerinde bulunmuş bir kardeşiniz olarak şunu ifade edeyim ki; Tokat havası, suyu ve toprağıyla çok mümbit bir coğrafya. Bu iklime sahip yerleşim yerleri ülkemizde enderdir. Toprağının verimli, hayvanlarının bereketli ve insanının vatanperver olduğu bir memlekettir Tokat. Ülkemizin böylesine büyük potansiyeline sahip bir ili daha iyi noktalarda olabilir. Sadece ifade ettiğim gibi kafamızı kaldırıp, hedefimize odaklanıp, bu coğrafyanın hakkını vermek. İşte aslında gerçek Tokatlı olmak bu. Yani doğduğunuz, yaşadığınız coğrafyayı;  insan potansiyeli, bilim, ilim, irfan ve ekonomi noktasında kalkındırmak. Bunu yapıyorsanız ve gayret gösteriyorsanız siz yaşadığınız toprakların hakkını veriyorsunuz demektir.

 

            İnsan gücü diyorum. Önceden memleketimde müthiş bir ilim geleneği vardı. Okumak için, bizim oraların tabiriyle adam olmak için hummalı bir yarış yapılırdı. Bu yarış şahsı besler, yüreğini geliştirir, olgunlaştırır ve adam ederdi. Bir bakmışsınız meyve vermiş sizin bu gayretiniz. O meyve sizi mest eder. Keyif verir. İşte bilginin ürünü, bilgeliktir. Böylesine bir irfan geleneğine sahipseniz vatanınızı bir başka seversiniz. İnsanınıza bir başka bakarsınız. Bu da sizi besler. Daha dayanıklı, daha mücadeleci ve daha girişimci kılar. O zaman cahillik en büyük illettir. Bizim mücadelemiz ilim ve irfan olmalı. Bu geleneğin çocukları olarak toparlanıp, aslımıza dönüp, küçük şeylerle uğraşmak yerine gözümüzü büyük hedeflere dikmeliyiz. İşte ancak bu şekilde tarih içinden süzülüp gelen ve gerek Selçuklu’da gerekse Osmanlı’da söz sahibi olmuş Tokat ilim geleneğini daha iyi anlarız. Hazreti Mevlana’ya bir başka bakarız.

 

            Dedi kodu üreten, ama okumayan, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan milletler veya coğrafyalar insanlık adına hiçbir katma değer üretemez. İnsanlığın ilerlemesinde hiçbir varlık gösteremez. Bizden beklenen günlük laf-ı güzafı bir kenara bırakıp işleyen demir ışıldar sırrı gereği çalışmak, üretmek, ilim sahibi olmak ve ilme sahip çıkacak yeni nesiller yetiştirmek. Marka şehirler sadece ekonomik olarak kalkınmış olan şehirler olmamalı. İnsan potansiyelini iyi değerlendirmiş, onu eğitmek için büyük bir çaba içine girmiş şehirler de bulunmalı. En büyük yatırım insana. Ona yapılan bir yatırım bir dünya fethi kadar kıymetli.

 

            Kolları sıvayıp, yeniden bilgisiyle, geleneğiyle, çalışkanlığıyla göz dolduran bir Tokat için çalışmak durumundayız. Bu bizim bu coğrafyaya olan borcumuz. Hepimiz ne yapıyorsak, ne üretiyorsak, neyle meşgulsek onu en iyi surette yapmakla mükellefiz. Bilgimizi, birikimimizi, yeni dünya algımızı, profesyonel bir bakışla yaşadığımız, nefes aldığımız bu güzide topraklara akıtmak durumundayız.

 

             Öğretmen misin? En iyi eğitimi ver. Öğrenci misin? Eğitimi tüm benliğinle al. Sanatkar mısın? Sanatını öyle konuştur ki cihan titresin. Tacir misin? Memleketimde bir kişi daha fazla istihdam edeceğim gayreti içinde ol. Zengin misin? Fakir, fukara, garip, gurebayı kolla. Onların sofralarında sıcak bir aş pişmesi için gayret göster. Memur musun? Sana verilen göreve emanet şuuruyla bak ve onu en güzel şekilde icra et. Çiftçi misin? Toprakla dost ol, onu işlemek için her türlü ilmi öğren. Fabrikatör müsün? İşini en mükemmel şekilde yap ve üreminle göz doldur. İşte bu şekilde marka şehir olunur. Bu şekilde Tokat kalkınır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar