Uyanıklar Kazandı
Muhammed Ali Yurdakul

Muhammed Ali Yurdakul

Uyanıklar Kazandı

11 Nisan 2019 - 11:32

31 Mart Yerel Seçimlerini geride bıraktık. Acısıyla, tatlısıyla, hüznü, keşkeleriyle geçti bu seçim. Her aday en iyisini vereceğim vaadiyle çıktı yarışa. Kendi anlayışıyla ve bakışıyla halkımızla karşı karşıya geldi. Takdir edilende oldu. Bu ne diyor diyende. Netice itibariyle aziz milletimiz yine sandığa gitti ve terazi hükmünde olan elini bir kez daha kullandı. Gördüklerini, istediklerini, beklentilerini yansıttı sandığa. Netice itibariyle kazanan kazandı, kazanamayansa bir sonraki seçime diye şimdilik erteledi projelerini.

            Ülkemiz açısından katılımı oldukça yüksek bir seçim maratonunu geride bıraktık. Fakat ilginç olanı hiç yan yana gelmeyecek olanları da gördük bu seçimde. Bir zamanlar birbirlerini görseler yolunu değiştirenler aynı yolda yürüdü. Farklı fikirde ve düşüncede insanlar bir araya gelmeye ve ittifaklar yapmaya başladı. Ülkemiz iki kutup halinde girdi seçimlere bir tarafta Cumhur İttifakı, diğer tarafta Millet İttifakı. Kıyasıya yarıştılar meydanlarda. Söylemleriyle birbirinin üstüne çıkmaya çalıştılar. Sonuç itibariyle Cumhur İttifakı yarışı birinci tamamladı. Ülkemiz genelinde belediyelerin büyük bir çoğunluğunu aldı.

            Anadolu insanının akın ettiği, eskilerin ifadesiyle taşı toprağı altın denen İstanbul ise hala seçim atmosferinden çıkmış değil. Sandıklara itiraz edilerek geçersiz oylar sayıldı. Aradaki fark neredeyse yarı yarıya azaldı. Bu akıllara acaba seçimlere şaibe mi karıştı sorusunu getirdi. Öyle ya bir çok sandıkta birileri tarafından oylar iç edilmiş. Başkasının hanesine yazılmış. Yani bir nevi oy hırsızlığı yapılmıştır. Aslına bakarsanız milletimizin gözünde bir oyu çalmakta hırsızlıktır on bin oyu çalmakta. Bu nedenle bunu kim yapmışsa ve seçmenin iradesini kendi tekeli altına almışsa ona gereken ceza geciktirilmeden verilmelidir. Bu süreçte ya sandıklar yeniden sayılmalı veya İstanbul’da seçim yenilenmelidir. Aksi halde vicdanlarda oluşan şüpheleri kimse gideremez. Tartışmaların önü arkası kesilmez. Milletimizin vicdanının rahatlatılması gerekmektedir.

            Şunu gördüm bu seçimlerde ülkemizin düşmanları uyumuyor. Gece gündüz hakim olacağı günün hayaliyle yaşıyor. Bunun için hile yapmaktan, yalan söylemekten geri durmuyor. Hedefine ulaşmak, kaosa sürüklemek için elinden geleni ardına koymuyor. Ya bizler, ne haldeyiz diye kendimize sorduğumuzda. Bizlerde büyük bir gaflet olduğu ortaya çıkıyor. İşi önemsememe, liderinin gayretine omuz vermeme, rehavet. Sonrası malum, uyunursa birileri meydanda cirit atıyor. Ortada bu kadar kalleş dolaşırken, İstanbul gibi bir yerde, Türkiye’nin kalbinde uyunur mu? Eğer tekrar buralar zapt edilecekse uyumayan, gözü ve gönlü açık dava erlerine ihtiyaç var. Yani Yusuflara. Emek verenlere. Gafletle semirenlere değil.

            Şimdi bize düşen ülkemizi bir kaos ortamına sürüklemeye çalışanlara fırsat vermemek. Onların oyunlarına dur demek. Halkımız kime ne görev vermişse, nereye nöbetçi olarak dikmişse oralara sahip çıkmak. Tabi çıkarken de uyumamak. Yeniden eski şuur ve hizmet aşkını yakalayıncaya kadar emek sarf etmek. Gönül yıkan değil, gönül yapan bir anlayışla, kucaklayarak ve kucaklaşarak vatandaşlarımızı bağrımıza basmak. Ötekileştirmeden yol almak. Anadolu insanının dengelerini gözetmek. Onlarca milletin bir potada yaşadığını unutmadan, kimseyi hor hakir görmeden, emanetçi olarak verilen makamlara sahip çıkmak.

            Kim ne söylerse söylesin. Anadolu insanı bir ve iri olursa kimse onların bileklerini bükemez, kimse aralarına fitne sokamaz. Fakat dağıtırsalar bir daha bu milleti kimse bir araya getiremez. Öyleyse yeni, yeniden, bu sefer aşkla, yalan, hile, gösteriş yapmadan hizmete devam.

Yolun açık olsun TÜRKİYEM…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar