RUHSUZ İNTERNET VE MATBAA KOKUSU
Muhyiddin İkbal KESKİN

Muhyiddin İkbal KESKİN

DERİNDEN MESELELER

RUHSUZ İNTERNET VE MATBAA KOKUSU

24 Aralık 2018 - 10:00

21. yüzyıl Türkiye’sinde yaklaşık Seksen Bin telefon kullanılmakla birlikte her on haneden sekizinde internet erişimi mümkün halde olmakla birlikte hayatımızı en çok etkileyen bir bağımlılık haline gelmiş durumdadır.

                Klişe olarak toplum içerisinde kullanılan bir cümle olan “Nerde o eski muhabbetler!” diyerek bu durumu eleştiren kimselere bakıldığı zaman yaş oranı oldukça yüksek. Gençler olarak bizler durumdan zaten bihaber olarak, olayın farkına varmaksızın yaşamlarımızı devam ettirmekteyiz. Belki bir gün gelecek ve keşke diyeceğiz ama iş işten geçmiş olacak gibi görünmekte.

                Bulunduğumuz çevre neresi olursa olsun; okul, ev, iş, spor her yerde…  Bulunduğumuz çevrede bulunma amacımızın ya da o çevrede bulanan diğer kimselerin varlığının bir ehemmiyeti olmaksızın internet, sosyal medya müptelası olmuş durumdayız. Şöyle söyleyeyim; bir araya geldiğimiz bir arkadaş ortamında, epey bir vakittir görüşmediğimiz kimselerin varlığına nazaran aradan en fazla on beş, yirmi dakika geçmeksizin bizler yine ceplerimizde ki telefonların ve internetin varlığı aklımıza geliyor.

                Adının sosyal medya olmasına rağmen bizleri gerçek sosyal hayattan uzaklaştıran, bu melet bizlere hem bilinçaltından hem de yüzeysel olarak zarar vermektedir. Boş geçirilen her vaktin müsebbibinin bu internet olması bizleri çok üzmektedir. Bilinçli olarak kullanıldığı her vakit, hayatımızı kolaylaştırmasına karşın, bilinçsizce kullanıldığı anlar bizlere zararı çok ama çok büyük.

                Şu an bu yazıya belki bizlerin sosyal medya hesabından erişerek, bu cümleyi okuyor olabilirsiniz. Ne mutlu! Araştıran, okuyan, öğrenen bir toplum olmak için verilen hiçbir emek zayi olmayacaktır. Kokusu, ruhu olmayan bir metal yığınından, radyasyon makinasından değil de çocukluğumuzu anlamlandıran matbaa kokusu, ruha işleyen gazetenin aslından okumanız daha müteşekkir eder bizleri.

                Okunmaktan çok uzaklarda kalmış özellikle günümüzde ki yerel gazetelerin en atıl durumda kaldığı şu süreçte, o baskı makinasının keman sesini anımsatan tıkırtısı içerisinde, çocukluğumuzda ki sıralarımızı renklendiren cin ali kitapları ile aynı kokan ve o günkü ruhu anımsatan matbaa kokan gazetelerimize sahip çıkalım.

                Bu duygu ve düşünceler ile her zaman olmasa da imkân çerçevesinde kitap ve gazetelerden kendimizi geliştirebileceğimiz eserleri, makaleleri okumanızı temenni ederim.

                Okuyan, hissedebilen, gerçeklere- ruha dokunabilen kimseler olabilmemiz dileklerimle…

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar