BORÇLANMADAKİ SİYASİ REFERANSLAR
Murat Can

Murat Can

Yerelde Yönetimler

BORÇLANMADAKİ SİYASİ REFERANSLAR

28 Temmuz 2017 - 10:20

Borçlanma alternatif bir finansman kaynağı olup her zaman başvurulacak bir finansman kaynağı değildir. Şehir yönetiminde idareci ileride yapılacak bir işin daha erkene alınmasında fayda ve maliyet analizi yapılarak kamu yararı görülmesi halinde başvurulacak yöntemlerden biridir.

Borçlanma tipi finansmanın sağlanmasında dört önemli unsur (siyasi referans) ön plana çıkmaktadır.

1) 5393 sayılı kanunun 68/d maddesine göre Belediyelere bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin, faiz dâhil iç ve dış borç stok tutarı, en son kesinleşmiş bütçe gelirleri toplamının 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarını aşamaz. Bu miktar Büyükşehir belediyeleri için bir buçuk kat olarak uygulanır.
5393 sayılı belediye kanunu 68/e bendinde Belediye ve bağlı kuruluşları ile bunların sermayesinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları şirketlerin borçlanabilmesi için gerekli koşul; Belediyelerin ve belediyelerin bağlı ortaklık ve işletmelerin en son kesinleşmiş bütçe gelirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının yılı içinde toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı Belediye Meclisinin Kararı, yüzde onunu geçen iç borçlanma için ise meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı ile yapabilir. Siyasi referansınız olmadan belediyenin İçişleri Bakanlığından onay almasının ne kadar zor olacağını tahmin edersiniz.
Büyük bölümü Hazine garantisi ile gerçekleştirilen dış borçlanma; dış finansman sağlayan yabancı ülkeler, ülkelerce oluşturulan birlikler, resmi finansman fonları, uluslararası ve bölgesel kuruluşlar ile uluslararası sermaye ve finansman piyasalarında faaliyet gösteren yatırım bankaları da dahil olmak üzere bankalar, satıcı veya alıcı kredisi sağlayan kuruluşlar ile firmalardan yapılan borçlanmalardır. Belediyeler 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde, sadece yatırım programında yer alan projelerinin finansmanı amacıyla yapılabilir.
Dış borçlanmada izin konusunda, Belediye Meclisi kararı ve, Hazine Müsteşarlığının izni gerekir. Bu iznin evraklarının hazırlanıp müracaatı bile siyasi referanslarınız olmadan iktidar partili bir belediyeden bile olsanız nerdeyse imkansız seviyededir.

2)İller bankası ve piyasadan (özel ya da kamu bankaları) yapılan iç borçlanma  5393 sayılı belediye kanunu 68/b maddesine göre belediyeler ihtiyaç duyduklarında, iller bankasından yatırım kredisi ve nakit kredi kullanabilecekleri, bu kredileri kullanabilmek içinse İller Bankasına geri ödeme planı sunmak zorunda olduklarını hüküm altına almıştır. Belediyelerin İller Bankasından kullanılacak kredilere bir çerçeve çizilmiş olup, bu çerçeve belediyeler tarafından İller Bankasına hazırlanan geri ödeme planları eksik ve yeterli olmadığında kredi talepleri reddedileceğini düzenlemektedir. İller Bankası görevlileri atama usulü ile göreve gelmektedirler. Belediyenizin talep edeceği kredinin geri ödeme tablosu uygunsuz bile olsa İller Bankası tahakkuk eden belediye gelirlerinizi geri ödeme planı olarak kabul edip işleminizi referansınızla yapabilir.

3)Kamu kuruluşlarına karşı yükümlülüklerin yerine getirilmemesi şeklinde yaratılan iç (finansman imkanı) borçlanma: Belediyelerin düzenli olarak kamu kuruluşlarına yaptıkları ödemeler vardır. Bunlar sosyal güvenlik kurumu, vergi dairesi, elektrik idaresidir. Bu kuruluşlara yapılacak ödemelerin yapılmayarak bu finansman başka yatırımlarda kullanılabilir. Burada dikkate değer nokta kamu kurumlarına yapılan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hususu vergi, sosyal güvenlik primi, elektrik idaresi gibi kendi kanunlarında tahsil ve gecikmeleri özel olarak düzenlenen ve çeşitli yaptırımlara bağlanan alacaklar olmasıdır.
Bu mekanizmanın işlemesinin ilk şartı alacaklı kurum yetkilisinin belediye başkanı ile aynı siyasi düşünceye sahip olması belki de tanışıyor olmasıdır. Alacaklı kurum yetkilisi alacağı doğduğu zamanda kanuni mekanizmaları işletmeyeceği konusunda belediyeye zımni taahhütte bulunmakta borçlar artmaya başladığında da ödeme boyutlarını geçmekte bu sefer de ya borcun tamamen silinmesi ya da faizlerinin affedilmesi veya borca karşılık takas konuları gündeme getirilmekte bu konuda kulis yapılmaktadır. Sadece faizlerini bile sildirmeyi başarabilirse de bu da önemli bir faizsiz kaynağın kullanılması, merkezi yönetimden alınan payın artması gibi değerlendirilmektedir.

4) Sunulan birçok hizmette ücret ve fiyatlandırma mekanizmalarının yoğun olarak kullanılmasıdır. Bu belediyeyi kurumsal olarak yeni borçlanmadan korumakta ancak bu sefer belde sakinlerinin ( belediye sınırları içerisinde ikamet edenleri) mali yükümlülüklerini artırmaktadır. Bu durumda da oy aldığınız vatandaş sizi desteklemeli ki zam yaptığınız ücretlere siyasi taraftarlığından dolayı katlansın.
Bu yazımızın genelinden kabaca anlaşılması gereken yereldeki belediye yönetimi ikdidar partisinden olması durumunda halk tabiri ile eli kolu uzun olur. Yapacağı yatırımlara siyasi olarak finans bulur ve hizmeti vatandaşa sunar. Bu durum olmuyorsa da ya başkan pasiftir veya da milletvekillerinin desteğini kaybetmiştir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar