BÜROKRASİNİN YORGUN YÜZÜ
Öğr. Gör. Aydın DEMİR

Öğr. Gör. Aydın DEMİR

BÜROKRASİNİN YORGUN YÜZÜ

11 Kasım 2015 - 13:24

    Büyüyen Türkiye'nin gelişme hızında, nasibini alamayan ilimiz küçülmeye devam etmektedir. Son on yıldır çağ atlayan, büyük yatırımlarla yarış halinde olan iller arasında yoğuz. En büyük nedeni istemeyi bilmememiz, çok kanaatkâr olmamız, meseleleri ferdi bazda düşünmemiz, kolektif çalışma anlayışında olmayışımız gibi vasıfları sıralamak mümkündür.


    Seçme ve seçilmede ilgisizlik, yönetilmede teslimiyetçilik haliyle duyarsız bir yapı hakımdır.  Üretken, vizyon sahibi, bilge insan olma arayışı, sorgulaması hiç olmamıştır. Görevi isteyene verilmiş, layık olanlara hiç teklif götürülmemiştir. Bizden mi değil mi fikri ön planda olmuş, Tokatımıza fayda noktası değerlendirilmemiştir.


    Bundan dolayı, ilimize gelen bürokrat çok rahat etmektedir. Vicdanıyla baş başadır. Kimseler rahatsız etmez, istemeyi bilmez çok itibar görür. Aynı durum sivil toplum örgütlerinin başındakilerde de vardır. İstediği gibi yönetir, harcar, karar verir. Onu seçen görevini yapmıştır. Mutludur. Birde seçilen kendi dünya görüşüyle eşdeğerse değme keyfe.


    İşte bu anlayış, büyüyen Türkiye'nin küçülen Tokatını doğurmaktadır. Gelişmiş illerin genel durumu tetkik edildiğinde, yöresindeki seçilmiş ve atanmış insanları adım adım izler. Fayda noktasını takip eder, yönlendirir, ikaz eder, gerekirse şikâyette bulunur. Seçen ve seçilen dinamik yapıdadır,  koşar ve koşturur. İşte duyarlı toplumlar bundan dolayı kazanır.


    Kalkınmanın ve gelişmenin ana temasında, huzur, güven ve ahenk içinde çalışma olmalıdır. Amaca dayalı yönetim bütünü oluşmalıdır. Zincirin halkaları gibi, bir yerde kopma var ise, acımasızca gereği yapılmalıdır. Sorumluluk noktasında olanlara, yetki de verilmeli fakat neticede hesapta sorulmalıdır. Bu hesabın hiçbir engeli olmamalıdır. Her makamın bir bedeli olmalıdır. Vizyonu yeten böyle makamlara tevdi edilmelidir. Yoksa ki şimdi olduğu gibi bir makama, onlarca kişi talip yarış halinde ama bu makamları üretken hale getirecek yapısının olup olmadığı tetkik edilmez, verimsiz dahi olsa hesabı sorulmaz. Makamların keyfi, sefa sürme, güdümlü yönetme, köşe dönme hesapları içerisinde zamanı israftan başka bir kazanç elde edilmez.


    Zaman zaman şahit oluyoruz. Bir il müdürlüğün, ilçe müdürlüğüne yaptırım için verdiği talimatları gerçekleştiremediği, söz geçiremediği hatta ilçe yöneticisi tarafından tersi işleme zorlandığı olmuştur. Üst makam alt makama yalvarışla, yakarışla bir cevap alma yoluna gidildiği, bu yüzden milyonlar değerindeki yatırımların geç kaldığı, yapılamadığından bahisle çok büyük değerler yitirilmektedir. Bu yapıda üst amir mahiyetindekine iş yaptıramıyorsa burada yorgun ve bitkin bir idare yapısı var demektir. Bunun bir sorumluluğu olmalıdır. Yanlış yapan, yönlendiren, engelleyene cezai yaptırım uygulanmalıdır. Bu konuda, çekimser davranılıyorsa, korkuluyorsa, bu makamları işgal etmek insanlarımızın hakkına tecavüz etmektir.


    Tokatımıza yeni bir yatırım hamlesi, yeni bir dinamizm kazandırmak isteniyorsa, meselelerin üzerine halis niyetle yaklaşılmalıdır. İşin gereği ne ise ondan taviz verilmemelidir. Öncelikle; ortak akıl harekete geçirilmeli, alınmış ve alınacak kararlar tavizsiz işlem görmeli, uyumlu bir idare anlayışı hâkim kılınmalı, atanmış ve seçilmişler el ele, gönül gönüle, hiçbir ayrım yapılmaksızın hep beraber birlik görüntüsü içerisinde hareket etmelidir. Yıllarca üst makamlarda bulunanlar, eğer durağan dönemi yaşatıyorsa, fayda noktası bitmişse, benim yakınım, benim düşüncemde diye o makam da ikame ettirmenin vebali büyük olur. İlimizde hantal yapı ve politize olmuşlar, bertaraf edilmeli görev ehline tevdi edilmelidir. Bu konuda tavizsiz olunmalıdır.

Şuanda görüldüğü gibi makam sahibi bürokratların bir kısmı herhangi bir siyasi parti bayrağı altında boy gösteriyor olması çok üzücü ve talihsizliktir. Bu makamlar devleti temsil eden her kesimini kucaklayan hizmet veren kuruluşlardır. Taraf olmak hizmetlere gölge düşürecektir. Çünkü politize olmuş bürokratların boy gösterdiği tarafın dışında ki müteşebbisler, bu tarafgir idarecilere güven duymayacaktır. Bu durumda kim kaybedecek Tokat kaybedecektir. Tokatımız istikrara sahip çıkmıştır, karşılığında acilen hizmet beklemektedir. Hizmet verecek ekipte politize olmamış, her kesimi kucaklayan, vizyon sahibi, üretken insanlardan oluşmalıdır. Tokat, tercihini buna göre yaparak, yetki noktasında olanlar daha dikkatli davranacaklarını, yeni bir oluşumla ilimizi layık olduğu yere taşıyacaklarından eminim.


İdare bir takım oyunudur. Takım ne kadar istikrarlı ne kadar üretkense başarı ona göre elde edilir. Takım da bazı verimsizlikler var ise tüm takımın başarısını gölgeler. Tokatımızın düşünen beyinleri geliniz el ele verelim, yetki noktasında olanları rahatsız edelim. Gelişmişlikteki gecikmiş payımızı almamızın takipçisi olalım. Göç veren değil, göç alan konuma gelmemizde birlik ve beraberliğimizi pekiştirelim. Ne dersiniz? Var mısınız?

Son Yazılar