EKONOMİDE OLUMSUZLUK
Öğr. Gör. Aydın DEMİR

Öğr. Gör. Aydın DEMİR

EKONOMİDE OLUMSUZLUK

09 Ekim 2015 - 16:17

    Milletvekilliği seçimleri dolayısıyla, siyasi partilerin seçim beyannamelerinin maliyet analizleri yapıldığında, kamuya ve bütçeye ne kadar yük getireceğini iyi görmek lazımdır. Bol keseden vaatler, gerçekleşmesi mümkün olmayan söylemler, oy avcılığından başka bir şey değildir. Bunlar  tamamen kandırmaca beyanlar olup, doğruları yansıtmamaktadır.


    Geçmişte bu ülkede, siyasi rant uğruna, biri diğerine sen ne verirsen beş fazlası benden diyenler, ümit vaat eden söylemler kendilerini iktidara taşımıştır. Sonuç ne olmuştur? Bu millet beş sente muhtaç kalmıştır. Enflasyon, vurgunlar, talanlar ülkede deflâsyonu doğurmuştur.


    Bugün o geçmiş kara günlerin ayak sesleri duyulur gibi çağrışım yapılıyor. Geçmişinden ders almayan milletler kaybetmeye mahkûmdur.  Son on yıldır istikrar ülkemize çok büyük ivme katmıştır. Küresel dünyadaki yerimiz hiçte küçümsenemez. Bu birlik olmanın dayanışmanın, ortak aklın, tek ses olarak icraya yansımasıydı. 2-3 aydır siyasi tökezleme, çok seslilik, maddi ve manevi değerlerimizden kayıplar yaşatmıştır. Bunun yıllara sirayet etmesi durumumda, 2000li yılların öncesindeki olumsuzluğun aynısı bu asil millete yine yaşatılayacağı aşikardır.


    Partilerin bazı vaatlerine bakıldığında; asgari ücretlerin 1500 TL ve üzerinde, emeklilere zam ve çift ikramiyeler, işsiz gençlere maaş bağlanması, üretici girdilerinde ucuzluk ( mazot-gübre-tohum vb.), genç girişimcilere ödemesiz hibe, ücretsiz taşımalar, teşvikler, primler hülasa gökteki yıldızları dahi vaat edenler duyulmaktadır. Bu söylemler alt alta yazıldığında, meydana gelecek hacim, Türkiye'nin gayrisafi hâsılasının gelecek on yılını peşinen aktarsan yinede kapatmaz. Diğer taraftan asgari ücretin artması özel sektörün üretim maliyetini de artıracaktır. Bir tarafta işsizliği körükleyecek, diğer taraftan fiyat artışlarına sebebiyet verecekti. Bunun için karar verilecek işlemlerin, önce maliyet analizleri çıkarılarak gerçekleşmesinde fayda olanlar yansıtılmalı yoksa ki; abartılı söylemler, kimseye bir şey kazandırmaz. Bilakis kaybettirir.


    Bu çileli milletimiz, çok iyi bir hakemdir. Her şeyi iyi izler değerlendirir. Boş vaatlere itibar etmez. Ülkemizin enerji kaynakları, üretime dayalı sanayi malı, bunlarla ilgili hammaddesi yok denecek kadar azdır. Dışa bağımlılığımız her geçen gün artarak devam etmektedir. Tüketim ağırlıklı ekonomide mali disiplin olmazsa, bu toplumun sonu yine İMF kapılarında dilenmeye mahkûmluktur. Şer güçlerin bu yönde gayret sarf ettiklerini görmekteyiz. Gerçekleşmesi mümkün olmayan vaatlerin arka planında bu vardır. İyi okumak lazım.


    Bu gün, dünden daha fazla birlik beraberliğe, kardeşliğe, dayanışmaya ihtiyacımız vardır. İçte ve dışta haiz tuzaklar güncelliğini sürdürürken, buna ekonomik terörün de eklenmesiyle, makro baz da ülke bütünlüğümüzde büyük yaralar açılır. Olamayacak vaatlerle, aziz Türk milletimizi oyalama ve yanlış yönlendirmenin vebali büyük olur. Hayalci değil gerçekçi olmak, yanlışın her zaman yanlış olduğunu haykırmak Türk milletinin asaletinde vardır. Ben milletime inanıyorum, güveniyorum son anda istikrara, doğruya evet diyecek çünkü; güçlü bir Türkiye huzurlu bir dünya demektir. Unutmayalım.

Son Yazılar