İMANLA KÜFÜR MÜCADELESİ
Öğr. Gör. Aydın DEMİR

Öğr. Gör. Aydın DEMİR

İMANLA KÜFÜR MÜCADELESİ

08 Şubat 2017 - 12:16

    İnsanoğlunun varoluşu ile beraber imanla-küfür mücadelesi hep olmuştur. Kıyametin sonuna kadar da var olacaktır. Ekonomik gücün varlığı sistemlere yön verir. Daima güçlüler müktedir olur. Diğerleri sömürü düzenin uydusu halinde, doğru yolda dahi şaşırıp, güce mahkûm kalır. Küfrün ekonomik gücü karşısında, islam devletleri adeta bozguna uğramış, var olduğu coğrafyada yangın devam etmektedir. Yaşamlarında; değerlerinden kopmuş, şaşkın sahipsizdirler.  İslam devleti hüviyetine sahip çıkacak dermanları kalmamıştır.
    İslam devletlerinin acilen birlikteliğe ihtiyacı vardır. Osmanlıdan sonraki dağınıklık, sahipsizlik, çok başlılık, bugünlerin zulmünü doğurmuştur. Siyonistlerin, masonların, islam inancı tüm düşmanların, oyunları halen fark edilememiştir. Birbirini içte parçalama, bölme, öldürme, inanç, değerlerinde farklılık oyunları hızla hayatiyetini sürdürmektedir. Haliyle islam inancına mensup topluluklar milletler 3. Sınıf insan muamelesi görmekteler. Siyonizmin uşaklığını yapan, adım ona, süper güce sahip devletlerden biri yedi islam devletini terör sıfatıyla ülkesine almama, alçaklığını göstererek dünyaya mesaj vermektedir. Bütün bunlara rağmen islam ülkelerinde ses yok. Çok acı durum. Bu alınan karara, ertesi gün islam devletleri ayakta olmalıydı. Nerede bu şuur. Ortak paydalar yok olmuş. Çünkü başsız vücut hareket edemez. Bir asır evvel Siyonistler başı kopardılar. Bugünlerin tohumlarını o zamanlar ekildi. Şu anda hasat ediyorlar. Fakat beyhude Cenab-ı Hak nurunu tamamlayacaktır. Kur-anı kıyametin sonuna kadar koruyacaktır.
    Şer güçler islamın son ordusu ve kendilerinin de korkulu rüyası olan Devletimizi her kanalda zaafa uğratmaya çalışıyorlar. Gezi olayı dediler tutmadı. Mit krizi tutmadı. Darbe tutmadı. İftiralar, karalama, terörü körüklemeleri tutmadı. En son ekonomik yönde nasıl çökertiriz denemesi yapılmaktadır. Yine tutmayacaktır. Yeter ki içte ve dışta birlik ve beraberliğimizi muhafaza edelim.
    İslam dünyası yeniden yapılanmalıdır. Kendi özüne dönmelidir. Peygamber efendimizin sünnetine, Eshab-ı Kiram efendilerimizin örnek davranışlarına, ehl-i sünnet vel cemaat alim ve müçtehitlerin, yaşantılarına, kitaplarına dönmek, bu yolda islam birliğinin, yeniden kaynaşması ile küfre karşı yeni bir güç oluşturmaları acilen zorunludur. İslam inancındaki ölçü budur. Bunun dışında, islam anlayışı arayanlar, gaflettedir, dalalettedir. Birlik ve islam kardeşliğimize en büyük zarar verenlerdir.
    Türkiye Cumhuriyeti devletimiz, Osmanlının devamı olup torunlarıyız. Geçmişimiz, şan ve şöhret, hakkaniyet, mazlumun yanında, zalimlerin karşısında, islam birliği ve kardeşliğinin öncüsü ve abisidir. Yinede bugün bize yakışır. Perişan olan islam coğrafyasının kurtuluşu buradan geçer. Zalimler, hainler bunu bildikleri için,  bütün güçleriyle devletimize ve milletimize saldırıyorlar. Ama muvaffak olamazlar. Bu millet Peygamber Efendimizin, sünneti seniyesiyle şereflenmiş, islamın bayraktarlığını yapmış, bu uğurda milyonlar şehit ve gazisi olan, şerefli bir milletin mensupları olarak, ümit varız. Yeniden, islam kardeşliğinin öncülüğünü biz yapacağız. Zafer Hakkın ve Hakka inananlarındır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar