NEDEN BAŞKANLIK?
Öğr. Gör. Aydın DEMİR

Öğr. Gör. Aydın DEMİR

NEDEN BAŞKANLIK?

09 Kasım 2016 - 11:12

    Çoğulcu demokrasiye geçişimizin denemesi 1946'lı yıllarda yapılmış 50'li yıllarda, çok partili yapı ile, rahmetli Menderes TEKBAŞINA iktidar olmuştur. Siyaset seçkinler uğraşı olmaktan çıkarak, geniş halk kitlelerine ulaşılmış, bürokratik- baskıcı devlet geleneğinin yumuşaması ve milli bir ticaret- sanayi, tarımda reform, barajlar, santraller, eğitim ve ulaşımda büyük hamlelerle önemli değişimler yaşanmıştır. Köylü çiftçi, amele işçi, teba ise vatandaş adıyla, köyün kente yürüyüşü sağlanmıştır.


    1960'lı yıllarda milli irade kesintiye uğratıldı. Bu durum Türk tarihinin bir hüznüdür. Para cimrinin, silah korkağın, iktidar zayıfın eline geçerse her şey bozulur. Çare yine milli irade istemiyle 1965'li yıllarda TEK BAŞINA İKTİDAR, Demirel dönemi, yatırımlar kaldığı yerden doludizgin, kalkınma, büyüme kendini iyice hissettirdiğinde, şer güçler 1971'de yine HALK İRADESİNE muhtıra vermiş, milli iradenin önü kesilerek, koalisyonlar dönemine zemin hazırlamıştır.


    Tek başına olan, güç parçalanarak, CHP, MSP Koalisyonu sonra MC hükümetleri, milletvekilleri transferleri, menfaat, pazarlıklar, yokluklar, kuyruklar, kardeş kavgaları ülkemizi çıkmazın içerisine  sokarak  1980'de milli irade kesintisine zemin hazırlanmıştır.


    1983'te yine Halk iradesiyle Rahmetli ÖZAL TEK BAŞINA iktidar olmuştur. Üretken bir yapı ile büyük reformlar yapmıştır. Yatırımların ve büyümenin homojen bir şekilde dağılımı halkımızı memnun etmiştir.


1991 yılından sonra TEK BAŞINA İKTİDAR gücünü yitirmiş, koalisyon dönemine geçilmiş, ülke gün be gün, güç kaybına uğrayarak, iç ve dışta, itibar kaybı, gelir dağılımı bozukluğu, işsizlik, yoksuzluk, vurgun, kaptı kaçtı, büyük borç yükü, ülkeyi çıkmaza sürüklemiştir. Bunlar yetmiyormuş gibi, 28 Şubat'ın girdabı, özgürlükleri, insan haklarını ayaklar altına almıştır. İnsanlarımız bir çıkış ararken, 2002 yılında AK partiyi TEK BAŞINA İKTİDARA taşımıştır. Bu güne kadar gelen süreçte, iktidar, büyük reformlarla, ülkemizi çağdaş ve kalkınmış ülkelerin ötesine taşımıştır. Bölgesinde lider ülke olmanın ötesinde, Avrupa'yı dahi kıskandıracak, büyük yatırımları gerçekleştirmiştir. Uzun süre TEK BAŞINA iktidar olmanın faydalarını, nimetlerini geçmişte olduğu gibi bu süreçte  de milletimiz yaşamıştır. Yaşamaktadır.


Çoğulcu demokrasiye geçişimizden bugüne gelen süreçte, TEK BAŞINA iktidarların başarıları tavan yapmışken, koalisyon dönemleri de tam tersi kaybedilen yıllar olmuştur. Bunun için diyorum ki, BAŞKANLIK YÖNETİMİNE KARŞI OLMAK GEÇMİŞİNİ ANLAYAMAMAK 'tan kaynaklanıyor. Güçlü iktidarlar, güçlü devletleri oluşturur.


BAŞKANLIK, ülkemiz için erzemdir. Cumhuriyetimizin en büyük reformu olacaktır. İstikrar getirir, yatırım getirir, büyümenin, gelişmenin ve güçlü ekonomilerin varoluş nedenidir. 7 Haziran'da iktidarın zaafa uğramasıyla, koalisyon kurmadaki zorlukları gördük. Daha önceki yıllarda da olmuştur. Çok seslilik, ben seninle olmam, şu makama çıkmam, onunla konuşmam vb. kişisel düşünceler, ülkeye neler kaybetiriyor? Bu düşünceler ve idare sistemi demode olmuştur. Yarının büyük Türkiye'sini layık olduğu yere taşımak, mazlum milletlerin dahi özlemidir. Güçlü Türkiye'nin varlığı, huzurlu dünyanın tesisi demektir. Bundan kaçmak vebaldir. Meseleyi kişileştirmeyelim. İnsanlar fanidir. Sistemler bakidir.


BAŞKANLIK, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasiye bağlılık, devletin bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü, milletin egemenliği, üniter yapımızın devamı, konusunda tavizsiz ve acımasız, tek bayrak, tek vatan, tek millet yapısı olmazsa olmazı, güçlü ve büyük ekonomi idealidir.


BAŞKANLIK için, seçimlerde %5 oy alan her parti aday gösterebilir. İki turda seçim yapılır. İkinci turda en yüksek oy alan aday başkandır.


BAŞKAN olduğunda; yürütmenin yetkisi kendindedir. Bakanları, meclis dışında yani milletvekili olmayanlardan atayacak, bürokrat atamalarını yapacak, yönetim sevk ve idare başkan yetkisinde, sorumlu yetkiye sahip olacaktır.
Siyasiler, milletvekilleri, atamalarla, istihdamla, ihaleyle işi olmayacaktır. Tam yetki başkanının oluşturduğu sevk idaresinde olacak; siyasi düşünce, tarafgirlik söylemleri bitecektir. Hakkaniyet ölçüsüne herkes uyacaktır. Milletvekilleri, bundan böyle merkezin yetkisiyle belirlenemeyecektir. Dar bölge sistemiyle, her bölge kendi temsilcisini seçecektir. Gerçek milli irade ortaya çıkacaktır. Aynı olay yerel yönetimlerde de olacak, kaç kişi aday olunursa olunsun, milletin tercihi kiminle ise o seçilmiş olacaktır. Haliyle, benim adamım, akrabam vb. düşünceler bitecek. Başkanlıkla gerçek demokrasi ve milli irade tecelli edecektir.


BAŞKAN' ın yaptığı icraatların denetimini TBMM yani vekiller yapacaktır. Vekillerin görevi; kendi bölgelerinde millet lehine, projeler üretip, başkana sunmak ve başkanın iş ve işlemlerinin, harcamalarının, yasama, yürütme ve yargı arasındaki ayırımın, işleyişini takip etmek,. Bakanların bütçelerini belirlemek olacaktır. Başkan, yaptığı icraatlarda, suç işlemesi halinde, vekillerin 3/2'sinin oyuyla, hakkında soruşturma açabilecek ve yüce divana gönderilebileceklerdir. Başkan bakanları hem atar, hem de görevde alma yetkisine sahip olacaktır.
BAŞKAN, TBMM tarafından çıkarılan kanunları onaylar, veto eder ve gerekirse referanduma götürebilir. Yani bu sistemde otokontrol vardır. Meclis ve başkan her iki tarafta, yapabilecekleri hatadan dolayı birbirine müdahale hakkı olacaktır. Amaç daha iyi, daha üretken, bir yapı tesisiyle, topluma hizmet sunmaktır.


BAŞKANLIK sistemiyle, hangi parti, ne kadar oy alırsa alsın yürütmenin işleyişini engelleyemeyecektir. Bugün olduğu gibi, tek başına iktidar çoğunluğu olmadığında A, B, C partileriyle pazarlık yapmak, birliktelik istemek, yalvarmak, özveride bulunmak devri bitiyor. Güçlü ve istikrarlı bir yapı ile hizmet, ancak BAŞKANLIK' la sağlanacaktır.


Geçmişte, koalisyonların çok kötü örneklerini görmüş, yaşamış toplum olarak, geriye dönmemek üzere BAŞKANLIK' la birlik ve beraberliğimiz daha perçinleşecek, kandırmacalar, bol vaatler, politize olmuş insanlar yerine, gerçek ve asli unsurlar esas alınarak hak ve hakkaniyetten yana milletimize hizmetler ancak BAŞKANLIK' la yaşanacaktır. Unutmayalım.

 

Son Yazılar