Aile İçindeki Saygısızlık

Abone Ol

Toplumun temel taşlarının oluşmasında en önemli köşe başları hiç şüphesiz akrabalar ve onlarla olan ilişkilerdir. Kaldı ki Mevla, yüce kitabımızda akrabalarla ilişkileri kesmeyi men etmiş, sıla-i rahimi emretmiştir.
Peki, akraba bu denli önemli olsa da bunun sürdürülebilir, sağlıklı bir yapıda devamı için tarafların da bir gayret, çaba ve iradelerinin bulunması gerekir. İşte bu noktada taraflar arasında bu irade, istek ve çaba yoksa sürdürülebilirlik sekteye uğrayacaktır.
Akraba ilişkilerinin sağlıklı yürümemesinin birçok nedeni olsa da en kırılganı, derin yara açıp iz bırakan ve sorun yaratanı, ilişkilerde sınırları tanımamak ve aile büyüklerine karşı nezaketsiz ve saygısız davranmaktır.
Akraba ilişkilerinde büyüklere saygı göstermemek, sadece iki kişi arasında kalan bir sürtüşme olarak kalmaz; dalga dalga tüm aile yapısını ve bireylerin psikolojisini etkileyen derin sonuçlar doğurur. Bu durumun aile dinamiklerine ve kişisel yaşama en belirgin olumsuz yansımaları olur.
Büyüklere karşı yapılan saygısızlıklar, aile içinde hızla duyulur ve tarafların seçilmek zorunda kaldığı gruplaşmalara yol açar. Haklı-haksız tartışmaları başlar; bayram ziyaretleri, düğünler, cenazeler veya önemli günler gibi bir araya gelinen organizasyonlarda birliktelikte gerginlikler yaşanır. Sorun olmayan konular bile sorun olmaya başlar. Küçük, basit konular gereksiz yere büyür.
Zamanla akrabalar birbirinden tamamen soğur, uzaklaşır ve hasmane tavırlar alırlar.
Hâlbuki aile yapısındaki büyükler, zor zamanlarda (maddi krizler, hastalıklar, boşanma, kayıplar, tartışmalar ve aile içi sorunlar gibi) birer sığınak, arabulucu ve destek mekanizması olup adeta sigorta niteliğindedirler. Yapılacak saygısızlıklarla büyüklerin bu vasfı kaybolur. Onlara karşı saygı bağının kopması, bu manevi ve maddi yardımlaşma ağını da yok eder. Bireyler, hayatın zorlukları karşısında kendilerini daha yalnız ve güvensiz hissederler. İhtiyaç duyduklarında etraflarında, çevrelerinde ve yanlarında kimseleri bulamaz ya da yeterli desteği göremezler.
Büyüklerine karşı saygısızlığın tahribatı bunlarla da sınırlı kalmaz. Saygısızca, kırıcı veya umursamaz davranıldığını gören ve büyüklere gerekli itinanın gösterilmediğine şahit olan bir çocuk, bunu normal bir davranışmış gibi algılar ve öyle benimser. Bu olumsuzluktan etkilenen çocukların ileride aynı saygısız tutumu kendi büyüklerine gösterme potansiyeli oldukça yüksektir ve bu durum kaçınılmaz bir son olarak karşılarına çıkar.
Diğer taraftan, ailenin iyi ve kötü günleri, yaşanan tecrübeler, karşılaşılan sorunlar, kısaca ailenin tarihi ve kültürel birikimi sağlıklı şekilde genç kuşaklara aktarılamaz. Bu da aile bağlarında bir tür "köksüzleşme" ve "itibarsızlaşma" yaratır. Ortak kültür olan "biz" duygusunu yok eder, siler süpürür.
Saygısızlık veya kırıcı davranışlar anlık öfkeyle yapılsa bile, uzun vadede (özellikle büyükler yaşlandığında veya hayatını kaybettiğinde) bireyler üzerinde ağır bir vicdan azabı, pişmanlık ve kin bırakır. Affedilmesi bazı durumlarda imkânsızlaşır; aile içinde adeta kansere dönüşerek tamiri ve telafisi imkânsız hâle gelir.
Büyüklere karşı saygısızlık; onları saymamak, hâl hatırlarını sormamak, varlıklarına gerekli itinayı göstermemek, yeri geldiğinde dinlememek gibi somut davranışlarla kendini gösterir. Bu gibi davranışlar hoş ve yakışık olmadığı gibi büyükler tarafından kabul edilecek davranışlar da değildir. Büyüklerin göstermiş olduğu sabrın da bir sınırı vardır. Çizgiler geçildiğinde verilecek tepkinin boyutunun bu defa altında kalınır.
İşte bu nedenlerle bu konulara dikkat edilmeli, bu durumlara sebebiyet verecek davranışlardan özellikle kaçınılmalıdır.
Çünkü aile büyüklerine yapılan saygısızlığın yakıcı ve yıkıcı etkisinden kimse kurtulamaz.
Bizden söylemesi...

function pageRefresh() { sessionStorage.setItem("scrollPosition", window.scrollY); location.reload(); } function pageRefreshed() { const savedScrollPosition = sessionStorage.getItem("scrollPosition"); if (savedScrollPosition) { window.scrollTo(0, parseInt(savedScrollPosition, 10)); sessionStorage.removeItem("scrollPosition"); } } window.addEventListener("load", pageRefreshed); setInterval(function () { // Yenileme yapılmasını istemediğiniz URL'ler const excludeUrls = [ "https://www.tokathaber.com.tr/video/*", ]; // Eğer mevcut URL listede ise yenilemeyi durdur if (excludeUrls.some((url) => window.location.href.includes(url))) { return; } var isTypeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.tokathaber.com.tr/vidyome/embed/"]' ); var youtubeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.youtube.com/embed/"]' ); if (!isTypeVideo && !youtubeVideo) { pageRefresh(); } }, 60000); // **60 saniye**