Alkolün marifeti

Abone Ol

Basında yer alan bir haber, ister istemez beni derin bir düşünceye sevk etti. Bursa'da vuku bulan olayda yeğen, dayısını öldürmüş ve üç gün beraber kaldıktan sonra taksi durağında söylemesi üzerine olay açığa çıkmış. Polisin olay yerine gittiğinde yaralı bir kadını da bulup hastaneye kaldırdığı belirtildi. Tutulan tutanakta; anne, oğlu ve kardeşi ile birlikte alkol almışlar, sonra oğlunun annesini dövmesi üzerine dayısının kardeşini korumak için müdahale ettiği, çıkan kavgada öldürüldüğü ve annenin yaralandığı kayıtlara geçmiştir.
Aile içinde cereyan eden bu olayda suçlu kim? Bunun iyi analiz edilip derin derin düşünülmesi gerekir. Bakar mısınız olaya; bir anne, kardeşi ile oğlunu karşısına alıp içki âlemi yapıyor, sonrasında oğlu tarafından dövülüyor ve kardeşi korumaya çalışınca da oğlunun hışmına uğrayıp öldürülüyor. Üç gün cesetle beraber kalıyorlar. Bu vahim olay ne yazık ki öncelikle ahlaki açıdan toplumsal çürümemizin bariz bir göstergesi olmuştur.
Bir defa annenin oğlu ve kardeşi ile içki âlemi yapması, Türk toplumunun adet ve geleneklerine tamamen zıt ve aykırı bir durumdur. Annenin böyle kötü alışkanlıklara çanak tutması, bu kaçınılmaz sonun başlangıcı olmuştur. Dinimizde alkolün yasaklanma nedeni, kişinin akıl melekelerini sekteye uğratmasıdır. Akıldan yoksun duruma düşen bireyin neler yapacağını ya da neler yapmayacağını kestirmek hemen hemen imkânsızdır. İyi başlayan bir âlemin sonunun işte böyle bir vahşetle bitmesi muhtemeldir.
Yüce Peygamberimiz, “İçki, her kötülüğün anasıdır.” diyerek bu korkunç felakete yıllar önce işaret etmiştir.
Türk toplumu yıllardır yozlaşması için korkunç saldırılara maruz kalmış, hele de televizyonun yaygınlaşması bu saldırıları doruğa çıkarmıştır. Bir zamanlar dizi ve filmlerde alkol; evlerde, işyerlerinde, bürolarda ve ofislerde adeta su gibi ikram edilerek sıradan ve zararsızmış gibi lanse edildi. Sorarım, burada Anadolu'da hangi evde misafire alkol ikram edilir? Bu sakat iş, tam anlamıyla Türk aile yapısına ve adetlerine zıttır.
Gelinen noktada alkolü çağdaşlık, medeniyet ve ilericilik sananlar hiç de azımsanacak kadar az değildir. Ülkemizde yıllarca toplumun ahlaki değerleri üzerinde oynanan oyun ne yazık ki sonuç vermeye başlamıştır. Tabiri caizse göle çalınan maya tutmuştur. İşte yaşanan, “Bu kadar da olmaz.” cinsinden olay budur.
Artık titreyerek kendimize gelip özümüze dönmenin, dinî değerlerimiz çizgisinde yaşamanın dünya ve ahiret mutluluğumuz için olmazsa olmazımız olduğu anlaşılmalıdır. Yoksa gidişat hiç de iç açıcı değildir ve göstergeler, buna benzer acı ve bir o kadar da düşündürücü vakaların yaşanabileceğini işaret etmektedir.
Bizden söylemesi...

function pageRefresh() { sessionStorage.setItem("scrollPosition", window.scrollY); location.reload(); } function pageRefreshed() { const savedScrollPosition = sessionStorage.getItem("scrollPosition"); if (savedScrollPosition) { window.scrollTo(0, parseInt(savedScrollPosition, 10)); sessionStorage.removeItem("scrollPosition"); } } window.addEventListener("load", pageRefreshed); setInterval(function () { // Yenileme yapılmasını istemediğiniz URL'ler const excludeUrls = [ "https://www.tokathaber.com.tr/video/*", ]; // Eğer mevcut URL listede ise yenilemeyi durdur if (excludeUrls.some((url) => window.location.href.includes(url))) { return; } var isTypeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.tokathaber.com.tr/vidyome/embed/"]' ); var youtubeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.youtube.com/embed/"]' ); if (!isTypeVideo && !youtubeVideo) { pageRefresh(); } }, 60000); // **60 saniye**