Bugün farklı konuları ele alacaktım ama Türkiye gündemi CHP olunca, bugünkü konu başlığımız CHP genel başkanları oldu!
CHP’nin 38. Olağan Genel Kurulu ile ilgili mahkeme tarafından iptal kararı verilince, CHP’de var olan siyasi gerginlik son günlerde en üst seviyeye çıkmıştır.
CHP’nin 38. Olağan Genel Kurulu’nu mahkemeye taşıyan CHP üyeleri ve yetkililerinin olduğunu ifade ederken, uzun süren mahkeme süreci nihayet sonuçlandı ve CHP’li yetkili ve üyelerin mahkemedeki davaları karara bağlandı.
İlgili mahkeme tarafından verilen dilekçeler uzun incelemeler sonunda değerlendirildi ve CHP’nin 38. Olağan Genel Kurulu iptal edildi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yeniden CHP Genel Başkanı oldu!
Peki gelinen süreç sürpriz mi oldu?
Tabii ki hayır!
CHP’nin 38. Olağan Genel Kurulu’nun iptal edileceğini bizler hem sözlü hem de yazılı yaptığımız yayınlarda dile getirdik!
CHP’nin 38. Olağan Genel Kurulu’nun iptal edileceğini Anadolu’nun bir köşesinde gazetecilik yapan bir kişi olarak bizler ortaya koyarken, CHP Genel Başkanlığına haksız ve hukuksuz bir şekilde delegelerin çeşitli baskıları karşısında genel başkan olan Özgür Özel’in bunu bilmemesi mümkün değildir!
CHP Olağan Genel Kurulu’nun çeşitli oyunlarla sonuçlanmasından sonra zaten Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel taraftarları arasında gerginlik üst seviyeye çıkmıştı. Bunun en net göstergelerini Tokat il ve ilçelerinde, köy ve kasabalarında yaşanan süreçlerde görmek mümkündü.
Bizler partilerin iç meselelerine karışmamaya özen gösterirken, CHP’de yaşanan süreçler artık toplumun birinci gündemi olunca yaşanan süreçlere bir iki dokunuş yapmak ve tespitlerimizi ortaya koymak bir gazetecinin görevleri arasındadır.
CHP Genel Başkanlığına haksız ve çeşitli baskılar kurarak genel başkan olan Özgür Özel’in, önceki Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın ne kadar isim varsa genel merkezden uzaklaştırmakta hızlı hareket ettiğini ve milletvekilleri dahil birçok ismi genel merkezden ve CHP çalışmalarından uzaklaştırmak için yoğun çaba gösterdiğini izlerken; Tokat teşkilatları ve Tokat’ta yapılan etkinliklerde CHP milletvekilleri, genel merkez yetkilileri ve CHP’li isimlerin hareketlerini görme imkânımız oldu.
Sizlere çok çarpıcı bir örnek vermek isterim.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ekibinde yer alan hemşehrimiz İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat seçildikten sonra Tokat ziyaretini gerçekleştirdi. Karabat’ın Tokat İl Başkanlığını ziyaretinde Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’ın olması kaçınılmaz ve siyasi etik açısından doğru bir katılım olmasına rağmen, Karabat’ın Tokat İl Başkanlığı ziyaretinde Kadim Durmaz’ın Karabat’ın yanına dahi yanaşamadığını, yanaştırılmadığını gözlerimle gördüm ve bunu etrafımla paylaşmıştım!
Yine Niksar Yazıcık Kasabası’nda veya bölgede yapılan CHP’li belediyelerin bütün etkinliklerine katılan CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’ın, Yazıcık Kasabası’nın yaptığı kır şenliğine katılmaması; CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat’ın etkinliğe katılması ve bazı televizyonlardan canlı yayın yapılması, bölge ile ilgisi olmayan kişilerin canlı yayınlara katılarak düşüncelerini paylaşması; buna rağmen CHP’nin Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’ın etkinlikte olmaması yaşanan süreçlerin en net göstergesi olarak bugün karşımıza çıkmaktadır.
Yukarıdaki örnekleri çoğaltmak mümkündür ancak bu iki örnek yeterlidir.
CHP’de bu süreçler yaşanırken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin 38. Genel Kurulu’nda yaşanan yanlışların varlığını ortaya koymaya başlamasından sonra, Özgür Özel taraftarlarının genel merkez yetkilileri ve CHP taraftarları tarafından ne kadar çirkin hakaret ve küfürlere maruz bırakıldığını gördük, yaşadık ve duyduk!
Dolayısıyla son günlerde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in mahkeme kararına direnç göstermesi karşısında şaşkınlık yaşamamak gerekiyor.
Bizler CHP’li değiliz ama çok sayıda dostumuz ve arkadaşımız CHP’lidir.
Ülkemizde önemli bir konuma sahip olan CHP’de yaşananlara karşı duyarsız kalmamız söz konusu değildir!
CHP eski Genel Başkanı demek durumundayız; Özgür Özel genel başkan olduktan sonra sürekli gergin siyasetçi rolünü üstlenmiş ve bugüne kadar bu tavrını sürdürmüştür. Özel’den çok samimi ve siyasette etik kurallara uygun hareket etmesini beklememek gerekir!
Özgür Özel genel başkanlığa seçildikten sonra gerçek anlamda CHP’li üye ve yetkilileri giyotinin altına yatırmamış olsa, gergin siyasetten öte kucaklayıcı siyaset yapmış olsa idi bugün CHP tabanında gerginlik yaşanmaz, sıkıntılar daha yumuşak şekilde sonuçlanırdı. Ama artık CHP’de gerginlik üst seviyeye çıktı, ipler koptu ve sonuçta kazanan CHP Genel Başkanlığına yeniden gelen Kemal Kılıçdaroğlu oldu!
Özgür Özel’in siyasetteki acemiliği sürekli hata yapmasını sağladı. Hırsızlığa ve yolsuzluğa ismi karışan belediye başkanlarını, yetkilileri ve sempatizanları sürekli korumayı seçti!
Bir iki örnek ile yazımıza son verelim!
Özgür Özel, CHP Genel Başkanı olarak neden Grup Başkanı olma ihtiyacı duydu?
Demek oluyor ki Özgür Özel’in yaşanan sürece direnç göstermesinin en önemli nedeni, yaşayacağı sıkıntılardan en az zararla kurtulmak için ciddi pazarlık yapma imkânı aramasıdır!!!
Özgür Özel parti disiplin suçunu işlemiştir.
Pek çok disiplin suçu içinde birinci suç; delegelere kendisi veya etrafındaki kişilerin baskı yaparak oy vermelerini sağlaması ve genel kurulun sakatlanmasına neden olmasıdır. İkinci olarak ise CHP Genel Başkanı iken Grup Başkanvekili seçilme isteği, parti disiplinine aykırı hareket etmesidir.
Bizler bu düşüncelerimizi paylaşırken birilere de kızacak, hakaret edecek kişiler olacaktır.
CHP’ye uzun yıllar hizmet etmiş, doğru ve yanlışlarıyla uzun yıllar CHP’ye emek vermiş olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret eden, küfür edenlerden çok da insani yaklaşım beklemiyoruz.
Bizler gerçekleri yazdık, kısmen ortaya koymaya çalıştık. Daha çarpıcı, can alıcı konular da yazabiliriz ama bu kadarı yeterlidir.
24 Mayıs 2026 Pazar günü CHP Genel Merkezi’nde iki tarafın taşlı sopalı şekilde birbirine saldırması, genel merkez alanında marjinal sol grupların Özgür Özel’i destekliyor olması da çok dikkat çekicidir!
Günün Sözü: “Unutma ki söz, her şeyi altüst edebilen bir rüzgâr gibidir.”