Nisan ayında yaşanan don felaketi Türkiye genelinde meyve bahçelerine büyük zarar verdi. Ancak Tokat’ın stratejik ürünü salamura yaprak zarar görmeyerek çiftçilere adeta güvence oldu.
Nisan ayında meydana gelen zirai don Türkiye genelinde tarımı olumsuz etkiledi. 43 şehirde binlerce üretici ürün kaybına uğrarken, meyve bahçeleri neredeyse kullanılamaz hale geldi. Elma, kiraz, şeftali ve kayısı gibi meyvelerde ciddi kayıplar yaşandı. Tarım sektörü açısından büyük bir yıkım olan bu süreç, üreticilerin ekonomik olarak da zor günler geçirmesine yol açtı.
Durumun ciddiyeti üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Zirai Don Komisyonu” kuruldu. Komisyonda akademisyenler, uzmanlar ve üretici temsilcileri bir araya gelerek alınabilecek önlemleri değerlendirdi.
Komisyonda konuşan Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Resul Gerçekcioğlu, tarımın küresel ısınma nedeniyle artan risklerle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Gerçekcioğlu, “Küresel ısınma yalnızca don olaylarını değil, aynı zamanda sıcaklık artışı, kuraklık ve deniz seviyelerinin yükselmesi gibi geniş kapsamlı sorunları beraberinde getiriyor. Çiftçilerimiz tek ürün üzerine yoğunlaşmamalı, ürün çeşitliliğine yönelmeli” dedi.
Tokat, Türkiye’nin bağcılık açısından önde gelen şehirlerinden biri. Ancak don felaketi sonrası bağlarda meyveler büyük zarar gördü. Buna karşın Tokat’ın altın değerindeki ürünü olan salamura yaprak olumsuz etkilenmedi.
Gerçekcioğlu, bu durumu örnek göstererek şu ifadeleri kullandı:
“Tokat örneğinde bağcılığın yanı sıra salamura yaprak üretimi de var. Don nedeniyle üzüm taneleri zarar gördü fakat salamura yaprakta ticari kayıp yaşanmadı. Çiftçiler farklı ürünlere yöneldiğinde zararını telafi edebiliyor.”
Tokat salamura yaprağı, hem iç piyasada hem de ihracatta önemli bir yer tutuyor. Dayanıklılığı, lezzeti ve sofralarda çok yönlü kullanımıyla öne çıkan bu ürün, çiftçiler için güvence niteliğinde.
Prof. Dr. Gerçekcioğlu, tarımda stratejik ürünlerin önemine dikkat çekerek devletin geçmişte attığı adımları hatırlattı:
“Devletimiz 30-35 yıl önce kayısı, fındık, zeytin ve üzüm gibi ürünler için araştırma enstitüleri kurdu. Bu kurumların küresel ısınmaya bağlı risklere karşı daha güçlü öngörüler geliştirmesi gerekiyor. Stratejik ürünler hem üreticiyi hem ülke ekonomisini ayakta tutuyor.”
Küresel Isınma Tarımın Geleceğini Tehdit Ediyor
Küresel ısınma, tarımsal üretimde artık göz ardı edilemeyecek bir gerçek. Türkiye’de son yıllarda yaşanan don olayları, kuraklık ve sel felaketleri tarım ürünlerinde ciddi kayıplara yol açıyor. Bilim insanları, önümüzdeki yıllarda bu tür doğa olaylarının daha sık yaşanacağını öngörüyor.
Bu nedenle hem çiftçilerin hem de devlet kurumlarının önleyici adımlar atması gerekiyor. Ürün çeşitliliği, modern tarım teknikleri ve erken uyarı sistemleri tarımsal risklerin azaltılmasında kritik rol oynuyor.
Tokatlı üreticiler, yıllardır bağcılık ve salamura yaprak üretimini bir arada sürdürüyor. Bu yıl yaşanan don felaketi, ürün çeşitliliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Prof. Dr. Gerçekcioğlu’nun çağrısı Tokatlı çiftçiler için yol gösterici nitelikte:
“Tek ürüne bağlı kalmak her zaman risklidir. Üzüm, kayısı veya kiraz üretimi zarar görebilir ama salamura yaprak gibi alternatif ürünlerle kayıplar azaltılabilir. Çeşitlilik, çiftçiyi ayakta tutar.”
Tokat’ın Altın Yaprağı Umut Oldu
Nisan ayında yaşanan don felaketi tarım sektörünü derinden sarsarken, Tokat’ın salamura yaprağı çiftçilere adeta can simidi oldu. Bu durum, tarımda çeşitliliğin önemini bir kez daha ortaya koydu.
Hem Tokat özelinde hem de Türkiye genelinde tarımın geleceği için ürün çeşitliliğine, iklim krizine uygun stratejilere ve bilimsel öngörülere ihtiyaç var. Tokat’ın altın yaprağı, bu anlamda hem çiftçilere hem de ülke tarımına umut ışığı yakıyor.