Son yıllarda günlük yaşantımızda ve özellikle sosyal medyada en sık karşılaştığımız psikolojik kavramların başında narsisizm geliyor. İkili ilişkilerde yaşanan en ufak bir fikir ayrılığında ya da kendini ön planda tutan bir davranış sergileyen birini gördüğümüzde hemen narsist yakıştırması yapılabiliyor. Uzman Klinik Psikolog Doğukan Demirel, her özgüvenli davranan, kendini seven ya da eleştirilere tepki gösteren insanın narsist olarak kabul edilemeyeceğini belirterek bu konudaki popüler yanılgılara açıklık getirdi.
İnsanların kendilerini değerli hissetmelerinin, başarılarıyla gurur duymalarının ve çevrelerinden takdir görmeyi arzulamalarının tamamen doğal ve sağlıklı bir ruh halinin parçası olduğunu ifade eden Demirel, asıl problemin çok daha derinlerde başladığını söyledi. Uzmana göre bir durumun narsisizm boyutuna ulaşması için kişinin kendisini sürekli olarak herkesten üstün görmesi, her girdiği ortamda mutlak ilgi odağı olmayı talep etmesi ve en önemlisi karşısındaki insanların duygu ile ihtiyaçlarını tamamen görmezden gelmesi gerekiyor.
Günümüz toplumunda narsisizm etiketinin oldukça hızlı ve yanlış kullanıldığına dikkat çeken Doğukan Demirel, sosyal medyanın yapısı gereği görünür olmayı ve beğenilmeyi teşvik ettiğini, bu yüzden platformlarda aktif olmanın ya da beğeni toplamak istemenin tek başına bir hastalık göstergesi olamayacağını vurguladı. Kişilik yapısını değerlendirirken bireyin empati yeteneğine, hata yaptığında sorumluluk alıp alamadığına ve ilişkilerindeki genel tutumuna bakılması gerektiğini söyleyen klinik psikolog, ilişkilerde yaşanan pek çok sorunun kulaktan dolma bilgilerle yapılan yanlış etiketlemelerden kaynaklandığını aktardı.
Özellikle sosyal medyadaki kontrolsüz psikoloji içeriklerine karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Demirel, bireylerin birkaç yüzeysel davranış üzerinden birbirini yargılamaktan kaçınmasını tavsiye etti. İlişkilerinde sürekli olarak manipülasyona uğradığını veya değersizleştirildiğini hisseden kişilerin sosyal medya videolarından teşhis koymaya çalışmak yerine mutlaka profesyonel bir ruh sağlığı uzmanına başvurması gerektiğini belirten uzman, psikolojinin temel amacının insanları etiketlemek değil anlamak olduğunu hatırlatarak toplumsal bağları güçlendirmenin yolunun daha fazla empati kurmaktan geçtiğini sözlerine ekledi.