Türkiye’nin ilk serebral palsili (SP) uzay mühendisi olan Turgay Karakaş, SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu’nu ziyaret etti. Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından düzenlenen “Proje Arastası 2025” etkinliği kapsamında Gaziantep’e gelen Karakaş, yaşam öyküsü ve mesleki başarılarıyla gençlere ilham verdi.
1977 yılında serebral palsi ile dünyaya gelen Karakaş, çocukluk ve eğitim hayatında karşılaştığı tüm zorluklara rağmen bilime olan tutkusundan vazgeçmedi. Fiziksel engeli nedeniyle yaşadığı güçlükler ve eğitim hayatında maruz kaldığı ayrımcılıklara rağmen azmiyle önemli başarılara imza attı.
Ayrımcılığa Rağmen Gelen Büyük Başarı
Öğretmen bir baba ve ev hanımı bir annenin desteğiyle matematiğe yönelen Karakaş, okul yıllarında sayısal derslerdeki başarısıyla dikkat çekti. Ortaokulda yaşadığı bir olayın kendisini derinden etkilediğini belirten Karakaş, bir öğretmeninin rencide edici tutumu nedeniyle 1994 yılındaki üniversite sınavında Türkçe sorularını yanıtlamadığını, yalnızca sayısal soruları çözerek Türkiye genelinde ilk 25’e girdiğini anlattı.
Çocukluk hayali uzay alanında çalışmak olan Karakaş, o dönemde Türkiye’de uzay mühendisliği bölümü bulunmadığı için Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü’nü tek tercih olarak yazdı ve kazandı. Uzay mühendisliği yeterliliğini sağlamak amacıyla aynı anda matematik, fizik ve kimya alanlarında yan dal yapan Karakaş, mühendislik için gerekli fark derslerini de tamamladı.
Savunma Sanayiinde Aktif Görev
Eğitim sürecinin ardından TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü’nde (SAGE) göreve başlayan Karakaş, Türkiye’nin savunma sanayii projelerinde önemli sorumluluklar üstlendi. Türkiye’nin uzun menzilli ilk seyir füzesi olan SOM projesinde görev aldığını ifade eden Karakaş, halen SAGE bünyesinde yürütülen projelerde aktif olarak çalıştığını belirtti.
Devlet okullarında eğitim gördüğünü, lise yıllarında uluslararası fizik ve matematik olimpiyatlarına katılarak dereceler elde ettiğini de anlatan Karakaş, dershane sınavlarında gösterdiği başarı sayesinde üç farklı dershaneye ücretsiz devam ettiğini söyledi. Matematiğin hayatındaki yerini ise, “Matematik benim hayatım. Kendimi en iyi matematikle anlatabiliyorum” sözleriyle ifade etti.
"İMKANSIZ DİYE BİR ŞEY YOK, SADECE BİRAZ ZAMAN ALIYOR"
“Bizler hasta değiliz, SP, sarı saç, mavi göz, büyük burun, küçük kulaklı olmak gibi bir farklılık” diyen Karakaş, sözlerini şöyle tamamladı:
“Hiç yürüyemeyen, konuşamayan arkadaşlarımız da var benim gibi kendi kendine yetebilenler de var. Bizim için hiçbir şey kolay olmuyor ama imkansız diye bir şey de yok, sadece biraz zaman alıyor. Ayrıca şunu da vurgulamak istiyorum; zekaya inanmıyorum, başarının temeli çok çalışmaktır. Şunu da eklemeden geçemeyeceğim, bir çocuğa ailesinin yapabileceği kötülüklerden birisi de zeka düzeyini ölçtürmektir.”
Başarının zekâdan değil, çok çalışmaktan geçtiğini vurgulayan Karakaş, çocukların zeka düzeyleri üzerinden etiketlenmesinin büyük bir yanlış olduğunu da sözlerine ekledi. Karakaş’ın hayat hikâyesi, engellerin azim ve kararlılıkla aşılabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.