Arsa fiyatları, işçilik giderleri ve temel yapı malzemelerinde yaşanan artış üretim tarafında ciddi bir yük oluşturuyor. Demir, çimento ve beton gibi ana kalemlerdeki yükseliş ise maliyetleri doğrudan etkiliyor.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre inşaat maliyeti ocak ayında yıllık yüzde 25,38 oranında arttı. Aylık artış ise yüzde 9,87 olarak kaydedildi. Bu rakamlar sektör açısından önemli bir maliyet baskısını ortaya koyuyor.
İnşaat maliyetleri artmaya devam ediyor
Sektörde en çok konuşulan konulardan biri üretim maliyetlerindeki yükseliş. Arsa fiyatları özellikle büyük şehirlerde ciddi oranda artarken, işçilik giderleri de aynı şekilde yükseliyor.
Bunun yanında demir, çimento ve beton gibi temel yapı malzemelerinde görülen fiyat artışları, konut üretim maliyetini daha da yukarı çekiyor. Müteahhitler ve sektör temsilcileri maliyetlerin giderek ağırlaştığını dile getiriyor.
Ancak bu artışın konut fiyatlarına aynı hızla yansımadığı görülüyor. Türkiye genelinde konut fiyatları nominal olarak yükselse de, enflasyondan arındırıldığında daha sınırlı bir artış ya da yatay bir seyir ortaya çıkıyor.
Kampanyalar satışları hareketlendirmeye çalışıyor
Konut sektöründe satışları desteklemek için farklı kampanya modelleri de devreye alındı. Özellikle büyük projelerde düşük peşinat, uzun vadeli ödeme seçenekleri ve nakit alımlarda indirim gibi uygulamalar dikkat çekiyor.
Emlak Konut başta olmak üzere birçok firma çeşitli finansman yöntemleriyle satışları canlı tutmaya çalışıyor. Leasing modeli, şirket içi finansman seçenekleri ve faizsiz taksit gibi alternatifler de sektörde öne çıkmaya başladı.
Yüksek kredi faizleri ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar talebi bir miktar yavaşlatmış durumda. Buna rağmen firmalar farklı satış modelleri ile piyasayı hareketlendirmeye çalışıyor.
Fiyat artışı beklentisi yılın ikinci yarısına kaydı
Sektör temsilcileri konut fiyatlarında henüz ciddi bir yükseliş görülmediğini belirtiyor. Ancak maliyet baskısının devam etmesi nedeniyle ilerleyen aylarda fiyatların yukarı yönlü hareket edebileceği ifade ediliyor.
Başlangıçta fiyat artışı beklentisinin nisan ve mayıs aylarında ortaya çıkacağı konuşuluyordu. Fakat Merkez Bankası’nın faiz politikasının sabit kalmasıyla birlikte bu beklenti yılın ikinci yarısına kaydı.
Uzmanlar özellikle temmuz ve ağustos aylarında piyasada yeni bir fiyat hareketinin başlayabileceğini dile getiriyor. Bu süreçte maliyetlerdeki artışın satış fiyatlarına daha belirgin şekilde yansıması bekleniyor.
Yabancı talebi piyasayı etkileyebilir
Konut piyasasında dikkatle izlenen bir başka başlık ise yabancı yatırımcı ilgisi. Bölgesel gelişmeler ve uluslararası hareketlilik nedeniyle Türkiye’ye yönelen konut talebinde artış ihtimali bulunuyor.
Özellikle Orta Doğu’daki gelişmelerin konut piyasasını dolaylı olarak etkileyebileceği belirtiliyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş ve döviz kurundaki dalgalanmalar da sektör üzerinde baskı oluşturabilir.
Uzmanlara göre nisan, mayıs ve haziran aylarında yabancı alımlarındaki eğilim daha net ortaya çıkacak. Bu süreçte oluşacak tablo, konut fiyatlarının geleceği açısından önemli bir gösterge olabilir.