Türkiye’de beyaz et sektörü son dönemde iki yönlü bir baskıyla karşı karşıya kaldı. Ramazan döneminde uygulanan ihracat kısıtlaması, sektörün dış pazardaki güvenilirliğini zedelerken, ardından yaşanan küresel gelişmeler maliyetleri yukarı çekti. Özellikle İran ile ABD-İsrail arasındaki gerilim sonrası hammadde ve lojistik giderlerinde ciddi artışlar görüldü.
Sektör temsilcileri, geçtiğimiz yıl fiyatlarda artış değil aksine gerileme yaşandığını hatırlatıyor. Bunun temel nedeni üretimdeki artıştı. Arz yükseldi, talep sabit kaldı ve fiyatlar aşağı geldi. Ancak 2026 yılıyla birlikte tablo değişmeye başladı.
Maliyet artışı üreticiyi zorluyor
Üreticilerin en çok dikkat çektiği kalem yem maliyetleri oldu. Özellikle mısır fiyatlarındaki hızlı yükseliş sektörün belini büktü. Son iki haftada ton başına yaklaşık 100 dolarlık artış yaşandı. 250 dolar seviyesindeki mısır fiyatı 350 dolara kadar çıktı.
Bununla birlikte akaryakıt, ambalaj ve lojistik giderlerinde de ciddi artışlar yaşandı. Üretici bu yükü bir süre taşımaya çalıştı ancak artık maliyetleri fiyatlara yansıtmak zorunda kaldı. Sektör temsilcilerine göre üreticideki yüzde 15’lik artış, perakende fiyatlarına yüzde 20-25 olarak yansıyor.
İhracat kararı güven kaybına yol açtı
Sektörde en çok eleştirilen konulardan biri ise ihracat kısıtlaması oldu. Üreticiler bu kararın kısa vadeli bir çözüm olmadığını, aksine uzun vadede zarar verdiğini ifade ediyor.
Daha önce kota sistemiyle mevcut müşterilerin korunabildiğini belirten temsilciler, tamamen kapatma kararının zinciri kırdığını söylüyor. Yurt dışındaki alıcılar planlarını aylar öncesinden yapıyor. Ancak ani yasaklar bu planları bozdu.
Bu süreçte Türkiye’nin en önemli pazarlarından Ortadoğu ve Körfez ülkeleri alternatif arayışına girdi. Brezilya ve Ukrayna gibi ülkeler bu boşluğu hızla doldurdu. Türkiye ise ikinci planda tercih edilen bir ülke konumuna geriledi.
Üretim artışı vurgusu yapılıyor
Sektör temsilcileri fiyatları düşürmenin yolunun kısıtlamadan geçmediğini açıkça dile getiriyor. Onlara göre çözüm üretimi artırmak.
Üretim arttıkça arz yükseliyor, bu da fiyatların dengelenmesini sağlıyor. Nitekim 2025-2026 döneminde yaşanan yüzde 3’lük fiyat düşüşü bunun en net göstergesi olarak ifade ediliyor. Ancak şu anki maliyet baskısı nedeniyle aynı tablonun devam etmesi zor görünüyor.
Fiyatlar rafta hızla yükseldi
Son 1,5 aylık süreçte beyaz et ürünlerinde dikkat çekici bir fiyat artışı yaşandı. Artış oranı ürün bazında yüzde 15 ile yüzde 30 arasında değişti.
Bütün tavuk kilogram fiyatı 85 TL’den 105 TL’ye çıktı. Baget fiyatı 119 TL’den 145 TL’ye yükseldi. But fiyatı da aynı şekilde 110 TL’den 145 TL seviyesine geldi.
Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte talebin arttığı kanat ürünlerinde yükseliş daha belirgin oldu. 230 TL olan fiyat 279 TL’ye çıktı. Izgaralık ürünler de 250 TL’den 279 TL’ye yükseldi. Göğüs ve pirzola grubunda ise fiyatlar 160 TL’den 189 TL seviyesine geldi.
Yaz aylarıyla birlikte talep artabilir
Sektör temsilcileri önümüzdeki döneme ilişkin temkinli konuşuyor. Özellikle yaz aylarında mangal sezonunun başlamasıyla birlikte tavuk ürünlerine talebin artması bekleniyor.
Ancak fiyatların yükselmesi tüketici tarafında farklı bir etki yaratabilir. Orta ve alt gelir grubu için önemli bir protein kaynağı olan tavuk etinde fiyatlar arttıkça tüketimin de kısılabileceği ifade ediliyor.